Amsterdam Gezi Rehberi - Lebego1.Com

Şehrin en önemli aktivitesinden biri kanal turu diğeri ise Van Gogh Müze gezisi. Zaman kazanmak adına dilerseniz gezi öncesinde Amsterdam: Akşam 1,5 Saatlik Kanal Gezisi ve Van Gogh Müzesi Bileti adlı turlara kayıt olabilirsiniz. Amsterdam avrupa kentleri arasında yer alan şehir, renkli gece hayatı ile de öne çıkıyor. Geniş parkları sayesinde doğa ile iç içe vakit geçirebileceğiniz Amsterdam, keyifli bir tatil rotası.Kuzey Denizi’ne kıyısı olan Amsterdam, aynı zamanda Atlantik Okyanusu’ndan da etkilendiği için kış ayları oldukça soğuk ve yağışlı, yazlar ise serin geçiyor. Özellikle kasım-mart ayları arasında yoğun esen rüzgar kendisini hissettiriyor.Amsterdam’ı ziyaret etmek için en ideal dönem nisan-kasım ayları arası. Bahar aylarında sıcaklık ortalaması 13-14 °C civarında seyrederken yaz aylarında sıcaklıklar 23 °C’ye kadar çıkabiliyor.Bu dönemde yemyeşil parklarda keyifle vakit geçirebilir, kanal turu yapabilir, bol güneşli havada bisiklet kiralayarak şehri keşfe çıkabilirsiniz.Kuzey Avrupa’da yer alması sebebiyle yağışın bol olduğu Amsterdam’a hangi mevsimde gelirseniz gelin, yanınıza mutlaka şemsiye alın.Şehirde en yağışlı mevsim sonbahar olurken en az yağış ilkbahar ayında gözlemleniyor. Ocak ve şubat ayları Amsterdam’ın en soğuk zamanları olmakla birlikte sıcaklık 1-2 °C dolaylarında seyrediyor.Kimi zaman kar yağışının da kendisini gösterdiği kış aylarında, havanın 15.00-16.00 civarında karardığını da unutmayın.

Amsterdam’da Mutlaka Gezilecek Yerler

Amsterdam Arena

Amsterdam gezilecek yerler listesinin son sırasında sporseverlerin ilgisini çekebileceğini düşündüğüm bir mabede yer vermek istedim. Ülkenin en büyük stadyumu olan Amsterdam Arena, 1993-1996 yılları arasında, 140 milyon Euro bütçeyle inşa edilmiş.Hollanda Futbol Ligi takımlarından Ajax’ın maçlarını oynadığı 54 bin kapasiteli stadyum, modern tasarımı sayesinde başta müzik etkinlikleri olmak üzere çok sayıda organizasyona ev sahipliği yapabiliyor. Amsterdam’a ilk seyahatimde gezdiğim stadyumda ben eğlenceli vakit geçirmiştim.Maç günleri dışında stadyumda düzenlenen turlar boyunca soyunma odalarından, çim zemine, kulübün sahip olduğu başarıların sergilendiği müzeye kadar birçok bölümü gezmeniz mümkün.Özellikle futboldan hoşlanan ve şehirde kısıtlı vakti olmayan erkek gezginler burayı Amsterdam gezilecek yerler listelerine ekleyebilirler.

Dam Meydanı

Amsterdam’ın tarihi bölgesinde yer alan Dam Meydanı, birçoklarına göre kentin kalbi konumunda. Alanın bu şekilde nitelendirilmesinin ana sebebi, önemli aktivitelere ve kentin simgesi haline gelmiş yapılara ev sahipliği yapması.1655-1808 yılları arasında belediye binası olarak kullanılan Neo-Klasik tarzdaki Amsterdam Kraliyet Sarayı, bünyesinde sergilerin düzenlendiği Nieuwe Kerk (Yeni Kilise) meydanda bulunan tarihi yapıların başında geliyor.Alanı ziyaretiniz sırasında görme fırsatı yakalayacağınız ulusal anıt ise II. Dünya Savaşı’nda hayatlarını kaybedenler anısına 1956’da dikilmiş. Ayrıca ünlü balmumu heykel müzesinin Amsterdam şubesi olan Madame Tussauds Amsterdam da yine bu meydanda yer alıyor.Amsterdam’da nerede kalınır yazımda da bahsettiğim gibi eğer otelinizi bu meydan çevresinde ayarlarsanız Amsterdam seyahatiniz boyunca hem toplu taşıma araçlarına çok ihtiyaç duymazsınız hem de şehrin büyülü havasını daha fazla yaşayabilirsiniz.

Amsterdam Kanalları

Amsterdam Kanalları arasında bir yürüyüş benim en keyif aldığım şeylerin başında geliyor. Yazı başında da belirttiğim gibi Amsterdam’ın büyülü kanalları arasında gezmek, kanal turu yapmak bile benim için Amsterdam’a gitmek için yeterli bir neden. Bu nedenle Amsterdam gezilecek yerler listemde ilk sırada şehrin büyüleyici kanalları var.Kentin “Kuzeyin Venedik’i” olarak anılmasını sağlayan bu kanalların yapımına, Orta Çağ’da barajlardan salınan suların yönetimi ve savunma amacıyla başlanmış.Kentin yüz ölçümünün %25’ini kaplayan kanal sistemi, 100 kilometreyi bulan uzunluğa, 90 adaya ve 1.500 köprüye sahip.Kanallar içerisinde en ünlüleri olan Herengracht, Keizergracht ve Prinsengracht isimlerini Hollanda’nın “Altın Çağı” olarak nitelendirilen sömürgecilik döneminde almışlar. Kanalları gezmenin en güzel ve rahat yollarından bir tanesi 1 saat süren kanal turlarına katılmak.

Van Gogh Museum

Amsterdam’ın birçok önemli müzesini çevresinde bulunduran Müzeler Bölgesi’nde faaliyet gösteren Van Gogh Müzesi, ziyaretçilerine kapılarını 1973 yılında açmış.Binası, De Stijl mimarlarından Gerrit Rietveld tarafından tasarlanan dört katlı kültürel tesis, dünyanın en büyük Van Gogh koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor.Sanatçının kardeşi Theo tarafından düzenlenmiş olan bu koleksiyon, kronolojik sırayla sergilenen 200’den fazla tablodan ve 500’den fazla çizimden oluşuyor.Van Gogh’un kardeşi Theo’ya yazdığı mektupları görebileceğiniz müzede ayrıca çağdaş sanatçıların çalışmalarını da inceleme fırsatı bulabilirsiniz.

Rijksmuseum (Devlet Müzesi)

Müzeler Meydanı’nda yer alan Rijksmuseum, şehrin bir diğer önemli müzesi. Şehir yöneticilerinin koleksiyonlarının sergilenmesi için 1800 yılında Lahey’de kurulan Rijksmuseum, Hollanda Kralı Louis Bonaparte’ın emriyle 1808’de Amsterdam’a taşınmış.Pierre Cuypers’in tasarımına sadık kalınarak 1876-1885 yılları arasında Müzeler Bölgesi’ne hâkim bir konumda inşa edilen binada faaliyet gösteren müze, dünyanın en büyük Felemenk sanat koleksiyonuna sahip.Müzede Hollanda Altın Çağı’na ait tabloların yanı sıra geniş bir Asya Sanatı Koleksiyonu’nu da inceleyebilirsiniz. Kültürel tesis bünyesinde ayrıca ülkenin en büyük sanat tarihi kütüphanesi faaliyet gösteriyor.Eğer müze ve sanat galerilerini gezmekten keyif alıyorsanız bu müzeyi Amsterdam gezilecek yerler listenize mutlaka ekleyin.

Red Light District

Amsterdam gezilecek yerler listemizdeki en sıra dışı yer olan Red Light District yani Kırmızı Fener Mahallesi özellikle yetişkinlere yönelik eğlence imkanları ile Avrupa’da ünlü bir yer.De Wallen adıyla da anılan bölgenin sokaklarında çok sayıda sex shop, randevu evi, gay bar ve erotik şovların düzenlendiği tiyatro faaliyet gösteriyor.Kenti dünya çapında üne kavuşturan unsurlardan birisi olan Kırmızı Fener Mahallesi’nde tüm bunlara ek olarak sosyalleşmeye, eğlenmeye olanak tanıyan kafe ve barlar, mimari özellikleriyle ilginizi çekebilecek kanal evleri de bulunuyor.Amsterdam’daki yüzlerce müze arasında en sıra dışı müze kabul edilen Seks Müzesi bölgenin ilgi çekici yerlerinin başında geliyor.Bölgede yer alan tüm noktaları açıkça yazdım ama hemen gözünüz korkmasın. Bölgedeki asıl eğlence saat 22.00’den sonra başlıyor.Eğer bölgenin yapısını merak ediyorsanız bu saatten önce sokaklarda rahatça gezebilirsiniz. Üstelik sadece gündüz değil gece ilerleyen saatlerde bile bölgeyi gezen kalabalığın %90’ı meraktan geziyor.Bölgede gezerken etrafınızda birçok genç-yaşlı çiftler, rehber eşliğinde gezen turist grupları görebilirsiniz. Bölge hakkında detaylı bilgileri Red Light District başlıklı yazımızda okuyabilirsiniz.

Vondelpark

Türdeşleri içerisinde kentin en büyüğü, ülkenin ise en ünlüsü sayılan Vondelpark, 1864 yılında Christiaan Pieter van Eeghen’in liderliğindeki bir grup hayırsever tarafından kurulmuş. Etrafı müzelerle çevrili park, adını 17. yüzyıl şairi Joost van den Vondel’den almış.Pek çok ağaç ve bitki türünü barındıran, İngiliz tarzı yeşil alandaki açık hava tiyatrosu, Haziran-Ağustos arasındaki dönemde müzik, dans, tiyatro performanslarına sahne oluyor.Picasso ile Nelson Carrilho’nun imzasını taşıyan heykellerle süslü parkta ayrıca film gösterimleri, geleneksel golf turnuvası, çocuklara yönelik Kral Günü kutlaması gibi haftalık ve yıllık organizasyonlar düzenleniyor.Dam Meydanı‘ndan Müzeler Meydanı‘na doğru bir yürüyüş yapabilir, yakın konumdaki parkta da uzun bir mola verip kentin gürültüsünden biraz uzaklaşabilirsiniz.

Anne Frank Evi

Amsterdam gezilecek yerler listemizdeki en popüler müzelerden bir tanesi Jordaan bölgesinde yer alan Anne Frank Evi.Kentin tarihinde yer etmiş sakinlerinden birisi olan Anne Frank’in ailesiyle birlikte iki yıl boyunca II. Dünya Savaşı sırasında kenti işgal eden Naziler’den saklandığı ev, 1960 yılında müze haline getirilmiş.Odaları o dönemin kasvetini yansıtacak şekilde korunmaya devam edilen Anne Frank Evi Müzesi girişini döner bir kitaplığın gizlediği daire, günlük odası, Otto Frank Sergisi, Anne’nin Odası ve Peter’in Odası bölümlerinden oluşuyor.Tarihe iz bırakan önemli şahsiyetin anısını yaşatmayı amaçlayan müzenin en önemli öğesini, 1947 yılında ilk kez basılan ve dünya çapında büyük ilgi çeken Anne Frank’in savaş yıllarını yazdığı günlük oluşturuyor.Bu arada önemli bir not; eğer bu evi gezmek istiyorsanız biletinizi mutlak internetten almanızı tavsiye ederim. Yoğun sezonlarda günün belirli saatlerinde yalnızca online bileti olanların müzeye girişine izin veriliyor.

Begijnhof

Gelelim benim Amsterdam gezilecek yerler listesindeki kişisel favorilerimden birine. Manastır yemini etmedikleri halde rahibe hayatı yaşayan Katolik Kardeşler Birliği’ne ev sahipliği yapmış Begijnhof, kentin mimari açıdan en güzel yerlerinden bir tanesi.Tarihi 14. yüzyılın ilk çeyreğine kadar uzanan yapı kompleksinin bahçesinde Amsterdam’ın en eski evi olduğuna inanılan Het Houten Huis, orijinal Orta Çağ kulesi ile birlikte varlığını günümüze kadar korumayı başarmış Engelse Kerk (İngiliz Kilisesi), 1680’de inşa edilen Begijnhof Şapeli bulunuyor.Begiijhof’ta gezerken mümkün olduğunca sessiz olup yerel halka saygı göstermek önemli. Mimari olarak dikkat çeken bu avluyu gezmek için bence yarım saat yeterli.

Bloemenmarkt

1862 yılından beri kurulan ve şarkılara bile konu olan Amsterdam Çiçek Pazarı, Muntplein ile Koningsplein arasındaki Singel Kanalı üzerinde ziyaretçilerini bekliyor.Dünyanın tek yüzen çiçek pazarı unvanına sahip Bloemenmarkt, eskiden tamamen kendi arazilerinde ürettikleri çiçekleri Amstel Nehri üzerinden getiren çiftçilerin teknelerinden oluşuyormuş. Bugünse satış yapılan stantlar bulundukları yere sabitlenmiş.Her gün 09.00-17.00 saatleri arasında kurulan renkli pazar Amsterdam’da nerede alışveriş yapılır? başlıklı yazımda da belirttiğim gibi hediyelik eşya alışverişi için en güzel ve ucuz yerlerden bir tanesi.Pazarda yalnızca lale vb çiçek soğanları, tohumlar değil her türden yöresel hediyelik ürünlerin satışı yapılıyor.

Oude Kerk

Red Light District sınırları içerisinde yer alan Oude Kerk, hem kentin en eski yapısı hem de en yeni sanat enstitüsü olduğu için gezginlerin Amsterdam gezilecek yerler listelerinde kendisine sıklıkla yer buluyor.Aralarında donanma kahramanı Jacob van Heemskerck ve Rembrandt’ın ilk eşi Saskia van Uylenburg’un da bulunduğu 20 binden fazla kişinin ebedi istirahatgahı konumundaki kilisenin en önemli kısımlarını Büyük Org, Brokarlı Sütunlar, Eski Sakritsinin Kırmızı Kapısı, Kule Külahı ve Merhamet Sandalyeleri oluşturuyor.Şehrin bu ünlü kilisesinin içine para verip girmek istemezseniz yapıyı Kırmızı Fener Mahallesi‘ni gezerken dıştan görebilirsiniz.

Kraliyet Sarayı

Dam Meydanı’ndaki en heybetli yapı olan Kraliyet Sarayı, belediye binası olarak 1648-1665 yılları arasında Jacob van Campen gözetiminde inşa edilmiş.Roma’daki kamu binalarından esinlenerek tasarlanan sarayın inşasında kullanılan sarı taşlar, Almanya’dan getirtilmiş. Zamanla sarı renginden uzaklaşıp, günümüzdeki görünümünü alan yapının içerisindeki tüm eşyalar, Kral Louis Bonaparte’ın zamanından kalma.Türkiye’deki önemli sarayların yanında çok sönük kalan bu sarayı bence zamanı bol olanlar, yağmurlu havalarda biraz zaman öldürmek isteyen gezginler tercihe edebilir. Yoksa saray içinde elçi ve saray yönetimine ait çeşitli odalar ve bazı mobilyalar dışında çok fazla ilgi çeken bölüm bence yok.

Heineken Experience

1867’de dünyaca ünlü bira markası Heineken’ın ilk fabrikası olarak kurulan ve marka 1988 yılında daha modern olanaklara sahip şehir dışındaki yeni yerine taşınıncaya kadar genel merkezi konumundaki tarihi bina, günümüzde Heineken Experience adıyla konuklarına eğlenceli saatler yaşatıyor.De Pijp Bölgesi’nde yer alan kültürel tesisteki tüm eğlencenin merkezinde interaktif turlar bulunuyor. Benim çok tercih etmediğim bir yer olsa da şehrin bu popüler müzesini gezebilir, eski bira reklamlarını izleyebilir, markanın ürettiği biraları tadabilirsiniz.

Amsterdam Museum

1975 yılında kurulan Amsterdam Müzesi, kentin dününü ve bugününü öğrenmek isteyenler için birbirinden değerli kaynakları barındırıyor.Orta Çağ’dan kalma Saint Lucien’s Manastırı ile 1578’de açılan Yetimhane’nin bulunduğu Kalverstraat üzerindeki müzede Amsterdam DNA ve The Little Orphanage gibi interaktif özellikli bölümlere yer verilmiş.Müzeye bağlı The Amsterdam Gallery’de yerel sanatçılar tarafından 1530-2007 yılları arasında yaratılan pek çok çalışma ziyaret edilmeyi bekliyor. Eğer müze gezilerinden hoşlanıyorsanız Amsterdam Müzesi’ni de Amsterdam gezilecek yerler listenize ekleyebilirsiniz.

Madame Tussauds Müzesi

Londra merkezli Madame Tussauds Müzesi’nin Amsterdam şubesi, Dam Meydanı üzerindeki Peek & Cloppeburg Alışveriş Merkezi’nde ziyaretçilerini ağırlıyor.Klasik balmumu heykel stantlarının görselliklerinin ışık ve ses düzenlemeleriyle arttırıldığı müzede kraliyet ailesinden ünlü sanatçılara, sporculardan bilim insanlarına kadar pek çok ünlü figürün aslına uygun hazırlanmış heykelini görebilirsiniz. Hatta müzeyi gezerken izleyeceğiniz sunum aracılığyla Amsterdam tarihi hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.Dünyanın pek çok yerindeki Madame Tussauds müzelerini gezmiş biri olarak şahsen artık bu tip müzeler bana çok cazip gelmiyor.Burada harcanacak vakit yerine kanallar arasında gezmek benim için daha cazip. Ama şu ana kadar hiç bu tarz müze gezmemişseniz bence sizin için güzel bir deneyim olabilir.Eğer şehir genelinde yer alan benzer müzeleri de gezmeyi planlıyorsanız mutlaka kombo biletlerden satın alın. Böylece daha uygun fiyatlara giriş yapabilirsiniz.Eğer şehirde çok fazla zamanınız yoksa biletinizi internetten alıp sıra beklemekten kurtulabilirsiniz. Benzer şekilde “Skip the line” tarzındaki biletleri satın alıp uzun kuyrukların önüne geçebilirsiniz.

Rembrandt Evi Müzesi

Ünlü Hollandalı ressam Rembrandt’ın 1639-1660 yılları arasında sahibi olduğu 1606 yapımı altın renkli ev, Dam Meydanı’nın doğusundaki Jodenbreestraat üzerinde bulunuyor.Konum itibariyle Red Light District’e de yakın olan Museum Het Rembrandthuis, müzeye dönüştürüldüğü 1911 yılından beri ressamın hayatı ve çalışmaları hakkında sanatseverlere değerli bilgiler aktarıyor. Tesis, ayrıca kongre merkezi olarak da hizmet veriyor.

Rembrandtplein

Amsterdam’a ilk seyahatimde konaklama bölgesi olarak tercih ettiğim Rembrandtplein benim için ayrı öneme sahip, şehrin ufak ama önemli meydanlarından bir tanesi.Meydan, 19. yüzyılın ortasına kadar burada kurulan tereyağı pazarının adıyla anılmış. 1876’da ünlü ressam Rembrandt’ın heykelinin dikilmesinin ardından günümüzde kullanılan adına kavuşan meydan, çevresindeki kafeler ve barlar sayesinde özellikle akşam saatlerinde hareketli bir yapıya kavuşuyor.

Kalverstraat

Dam Meydanı’ndan Muntplein’e kadar uzanan Kalverstraat, Orta Çağ’da kentin savunma duvarlarının tamamlanmasından hemen sonra inşa edilmiş.2 yüzyıla yakın süre büyükbaş hayvan pazarına ev sahipliği yapan meydan, günümüzde ise zengin içeriği ile alışveriş tutkunlarını kendisine çekiyor.Amsterdam’da nerede alışveriş yapılır başlıklı yazımda da ilk sıralarda yer verdiğim bu cadde boyunca birçok mağaza ve çok katlı alışveriş merkezi bulabilirsiniz.Aklınızda olsun şehirdeki mağazalar ve Avm’ler bizdeki gibi gece geç saatlere kadar değil de 18.00 civarına kadar açık oluyor.

Stedelijk Museum

Müze gezilerinden hoşlananların Amsterdam gezilecek yerler listelerine ekleyebilecekleri Stedelijk Museum’un temelleri, 1890 yılında Sophia de Bruyn’un kişisel koleksiyonunu hediye etmesi ile atılmış.Ana binası A.W. Weismann tarafından Neo-Rönesans üslubuyla tasarlanan kültürel tesisin açılışı ise 1938 yılında yapılmış. Modern sanat eserlerinin sergilendiği müzede Van Gogh, Picasso, Matisse gibi ünlü sanatçıların eserleri kalıcı sergiler vasıtasıyla ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.

Nieuwe Kerk

Her ne kadar adı dilimizde “Yeni Kilise” anlamına gelse de Nieuwe Kerk’in geçmişi 14. yüzyıla kadar uzanıyor.Dam Meydanı’nda yer alan tarihi yapı, Oude Kerk’in ihtiyaçları karşılayamaması üzerine inşa edilmiş ve yüzyıllar boyunca cemaatin dini görevlerini yerine getirmesini sağlamış.1979’da kültür merkezine dönüştürülen kilise, günümüzde müzik resitalleri, çeşitli sergiler ve kraliyet törenleri için kullanılıyor. Giriş ücreti bu kilise için biraz yüksek sayılabilir bu nedenle bence eğer I Amsterdam Card almışsanız buraya göz atıp çıkabilirsiniz.

Amsterdam’daki Festivaller

Yılın her dönemi birbirinden eğlenceli festivallere ev sahipliği yapan Amsterdam’da seyahatinizi planlarken bu etkinliklere de mutlaka göz atın:

-Jazz Festivali (Kasım)
-Amsterdam Işık Festivali (Kasım/Ocak)
-Kral Günü (Nisan)
-Bağımsızlık Günü (Mayıs)
-Amsterdam Open Air (Haziran)
-Latin Village Festivali (Ağustos)
-Tiyatro Festivali (Eylül)

Amsterdam’da Ne, Nerede Yenir?

Hollanda mutfağının birbirinden lezzetli yemeklerini tadabileceğiniz Amsterdam’da, sebze yemekleri ile birlikte deniz ürünleri öne çıkıyor.Hollanda peynirleri de buraya geldiğinizde mutlaka denemeniz gereken lezzetler arasında. Özellikle Gouda ve Edam, Amsterdam’ın en meşhur peynirlerinden sadece birkaçı.Şehirde peynir tadımı yapabileceğiniz pek çok şarküteri bulunuyor. Tıpkı Brüksel’de olduğu gibi, Amsterdam’da da patates kızartması en sevilen sokak atıştırmalıkları arasında yer alıyor.Çoğunlukla koni şeklinde bir kağıt içerisinde servis edilen patates kızartması, özel soslarla tadına doyulmaz bir lezzet şöleni sunuyor.

Amsterdam’da Ne Yenir?
– Broodje Haring
– Bitterballen
– Kaas
– Patat
– Stroopwafel
– Oliebollen
– Poffertjes
– Stamppot
– Appeltaart
– Erwtensoep (Snert)
– Pannenkoeken
– Hagelslag
– Rijsttafel
– Kibbeling
– Rookworst

Amsterdam’daki sokak pazarlarında sıkça rastlayabileceğiniz Maatjesharing yani ringa balığı, yanında soğan ve turşu ile hızlı bir atıştırmalık olarak tercih ediliyor.Kızarmış köftenin hardalla sunulduğu Bitterbalen ve bezelye çorbası olarak bilinen Erwtensoep, Amsterdam’da deneyebileceğiniz başlıca yemeklerden. Noel döneminde sokaklarda sıkça görebileceğiniz Oliebollen ise pudra şekeri ile servis edilen kızarmış bir hamur tatlısı.

Amsterdam Restoran ve Kafe Önerileri

Geleneksel Hollanda Yemekleri: Skek, Vinkeles, De Silveren Spiegel, The Pantry, Moeders.
Kahvaltı: Cafe Hoppe, Piqniq, Greenwoods Singel, Omelegg.
Kahve: Toki, Lot Sixty One Coffee Roasters, Winkel 43, Coffee Roastery.

Amsterdam’dan Ne Hediye Alınır? Nereden Alışveriş Yapılır?

Hollanda’nın başkenti Amsterdam, tasarım butiklerden ikinci el eşya satan mağazalara kadar geniş bir alışveriş imkanı sunuyor. “Amsterdam’dan ne alınır?” diyenler için ilk seçenek elbette peynir.İnek sütünden yapılan Gouda ile birlikte orta sertlikteki Edam peyniri alışveriş listenize ekleyebileceğiniz lezzetler.Maasdam peyniri de kahvaltılarınıza lezzet katmak için tercih edebileceğiniz ünlü Hollanda peynirleri arasında yer alıyor. Klomp adı verilen geleneksel Hollanda takunyaları da buradan satın alabileceğiniz hediyelik eşyalardan biri.Renkli ve birbirinden farklı desenleriyle Klomp, hem kendiniz hem de sevdikleriniz için hoş bir hediye alternatifi olabilir.Laleler şehri olarak bilinen Amsterdam’dan lale figürlü eşyalar da satın alabilirsiniz. Leidsestraat, Kalverstraat, De Negen Straatjes, Magna Plaza, Haarlemmstraat Amsterdam’da alışveriş turuna çıkabileceğiniz adresler arasında.

Amsterdam’a Gitmeden Bilmeniz Gerekenler

Amsterdam’a gitmek için Schengen vizenizin olması gerekiyor.Amsterdam’da 3-4 gün kalmayı planlıyor ve ülkenin diğer şehirleri ve kasabalarına da gitmek istiyorsanız OV- chipkaart alabilirsiniz.Hollanda’daki tüm toplu ulaşım araçlarında kullanabileceğiniz temassız kartınıza kolaylıkla para yükleyerek ulaşım hizmetlerine daha düşük ücret ödeyebilirsiniz.Şehir genelinde 800 binden fazla bisiklet bulunduğu için yürürken etrafınıza dikkat etmenizde fayda var.Eğer birden fazla müzeyi ziyaret etmeyi düşünüyorsanız, I amsterdam Card alarak hem müzelere ücretsiz giriş yapıp hem de toplu taşımadan ücretsiz şekilde yararlanabilirsiniz.

Amsterdam Gece Hayatı

Gece hayatına düşkün olanlar için Amsterdam sınırsız imkanlar sağlıyor. Gündüz tarihi yerleri ve müzeleri ziyaret ettikten sonra akşam Amsterdam barlarında tüm günün yorgunluğunu atabilirsiniz.Pop müzik, elektronik müzik, jazz ve rock müzik başta olmak üzere her zevke hitap eden müzik kültürüyle Amsterdam gece hayatı fazlasıyla rağbet görüyor.Paradiso, Melkweg ve Escape Amsterdam’ın öne çıkan gece kulüpleri arasında yer alırken Red Light District olarak bilinen bölge ise sadece Amsterdam’ın değil, Avrupa’nın en meşhur eğlence bölgelerinden biri konumunda. Dam Meydanı ve Leidseplein de şehrin gözde eğlence noktalarına sahip.

Amsterdam Ulaşım

Amsterdam’ın merkezi oldukça küçük; bu sayede şehri gezmenin en kolay yolu yürümek. Bavulunuza bir çift rahat spor ayakkabı koyup şehri baştan sona yürüyerek gezebilirsiniz. Amsterdam küçük bir şehir. Birçok yerine yürüyerek veya bisiklet ile ulaşım mümkün. Havaalanından şehir merkezine ulaşım için taksi seçeneğini eleyin derim. Çünkü havaalanından merkeze ulaşım çok basit. Direk havaalanının içinden tren istasyonuna geçiş var. Bilet makineleri veya bilet ofisinden bilet aldıktan sonra 1 ve 2 numaralı platformdan trene bineceksiniz. Sabah 06.00’dan gece 01.00’e kadar her 15 dakikada bir, gece 01.00’den sonra ise saat başı bu treni kullanabilirsiniz. Şirin ve düzenli bir tramvay ağı mevcut. Şehrin birçok bölgesine otobüs ile de ulaşım mümkün. Yakın şehirlere ise trenle ile kolayca ulaşabiliyorsunuz.

Amsterdam’da Nerede Kalınır? Otel Tavsiyeleri

Amsterdam, gezginler için pek çok konaklama alternatifi sunuyor. Hem şehrin küçük olması hem de ulaşım alternatiflerini göz önüne aldığınızda, Amsterdam’da konaklama konusunda sıkıntı yaşamanız pek olası değil.Eğer şehrin kalbinde konaklamak istiyorsanız, tercihinizi Dam Meydanı, Spui ya da Leidseplein bölgelerinden yana kullanabilirsiniz.Bu üç bölge hem yeme-içme alternatifleri bakımından oldukça zengin hem de gezip görülecek yerlere yürüyerek rahatlıkla ulaşabileceğiniz konumda.Bu bölgelerde çok sayıda otel yer aldığı gibi sırt çantalı gezginlerin favorisi olan hosteller de cazip konaklama seçeneği sunuyor.Amsterdam şehir merkezinde otel fiyatları biraz yüksek. Eğer bütçenizi fazla aşmak istemiyorsanız, şehir merkezinin dışında yer alan otelleri de tercih edebilirsiniz.Tramvay durağına yakın olduğu sürece şehir merkezine dakikalar içerisinde ulaşmanız mümkün.

Xo Hotels Blue Tower

Şehir merkezi 3.2 km mesafedeQ-park Bos en Lommer 100 m mesafede, Konuklar şehir manzarası ve Çin yemekleri sunan lobi restoranından faydalanabilirler.

Ibis Amsterdam Centre

Şehir merkezi 800 m mesafedeRegardz Zilveren Toren Amsterdam 100 m mesafede, Yüzme havuzu ve alakart restoran sunan Amsterdam şehrinin merkezindeki bu gayriresmi tesis, Magna Plaza’nın yakınında yer almaktadır.

Radisson Blu Hotel, Amsterdam City Center

Şehir merkezi 500 m mesafedeFaculty of Law 200 m mesafede, Bu otel, merkez istasyonunun yanında şehrin ortasında yer alır ve şezlonglar, su kaydırakları, güneş şemsiyeleri gibi olanakların yanı sıra harikulade manzaralar sunmaktadır.

Ibis Amsterdam Centre Stopera

Şehir merkezi 1.1 km mesafedeGassan Diamonds 300 m mesafede, Science Park Amsterdam’a erişim sağlayan bu otel, Kalverstraat’a 15 dakikalık yürüme mesafesinde ve kapalı restorana sahiptir.

Hotel Joy

Şehir merkezi 8.5 km mesafedeCisco Systems International 300 m mesafede, 24 saat açık bir bar sunan otelde ayrıca konuklarıın dalabilecekleri özel yüzme havuzu vardır.

Waldorf Astoria Amsterdam

Şehir merkezi 1000 m mesafedeMuseum of Bags and Purses Hendrikje 100 m mesafede, Amsterdam RAI’a yakın benzersiz konuma sahip olan bu otelde Michelin yıldızlı restoran bulunmaktadır.

Generator Amsterdam

Şehir merkezi 2.3 km mesafedeOosterpark 200 m mesafede, Şehre bakan otel, modern dizaynlı odalar, gece kulübü, ortak dinlenme salonu, kütüphane sunar ve Amsterdam Oud Zuid semtinde ideal bir yerde bulunur.

Hotel Mevlana

Şehir merkezi 200 m mesafedekeukenhof garden 100 m mesafede, Bu bütçeye uygun otel, Anne Frank Evi’a çok da uzak olmayan Amsterdam şehrinin kalbinde yer almaktadır.

Hans Brinker Hostel Amsterdam

Şehir merkezi 1.1 km mesafedeNational Pipe Museum 200 m mesafede, Eğlenme bölgesinde iyi konuma sahip olan otel, 126 odalı antik mimari tarzı bir binada konaklama imkanı sunmaktadır.

Leonardo Hotel Amsterdam Rembrandtpark

Şehir merkezi 3.3 km mesafedeMercatorplein 500 m mesafede, Slotervaart semtinde, Bouwspeelplaats Het Landje’ın yanında yer alan zarif otel, sıcak küvet, spa odaları sunmaktadır.

Corendon City Hotel Amsterdam

Şehir merkezi 5.1 km mesafede400 m mesafede, Van Gogh Müzesi’dan kısa bir yürüyüş mesafesinde merkezî bir yerde bulunan bu otelde restoranlar, stadyum, barlar ve 263 sigara içilmeyen oda sunulur.

The Student Hotel Amsterdam City

Şehir merkezi 2.5 km mesafedeOosterpark 900 m mesafede, Club restoranına sahip tasarımcı otel Library Amsterdam’a yakındır.

Best Western Amsterdam

Şehir merkezi 4.3 km mesafedeNLR Amsterdam 500 m mesafede, The Head Shop’ın yakınında yer alan şahane otelde uluslararası yemekleri ve özel yüzme havuzu sunulmaktadır.

Pulitzer Amsterdam

Şehir merkezi 700 m mesafedePrinsengracht 100 m mesafede, Otelde özel yüzme havuzu, lounge tarzı restoran ve 24 saat açık bir bar bulunmaktadır.

Hilton Amsterdam

Şehir merkezi 2.8 km mesafedeToomler Theatre 100 m mesafede, Tekne iskelesinden birkaç adım uzaklıkta mükemmel konuma sahip otel, mevsimsel menü ve meze barı sunmaktadır.

By admin