Antalya Gezi Rehberi - Lebego1.Com

Antalya, konumu ve bereketli topraklarıyla insanlık tarihinin ilk zamanlarından itibaren tarih sahnesine çıkmış sayısız medeniyetin hâkimiyet kuma çabasına giriştiği bu eşsiz şehrin doğal güzelliklerini anlatmak için kelimeler yetersiz kalıyor.Tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Antalya, arkeoloji tutkunları için de önemli bir gezi noktası olmuşturiAspendos, Olympos, Termessos başta olmak üzere yüzyıllar öncesinden günümüze gelen antik kentleri ziyaret ederken keyifli bir tarih yolculuğuna çıkabilirsiniz. Türkiye’de görülmesi gereken şehirlerin başında gelen Antalya, keşif tutkunlarını bekliyor.Deniz, kum, güneş denince akla ilk gelen şehirlerden biri olan Antalya, Türkiye’nin tatil cenneti. Kilometrelerce uzunluğa sahip plajlarının yanı sıra doğal güzellikleriyle de ziyaretçilerini büyüleyen şehir, Türkiye’nin en fazla turist ağırlayan kentleri arasında.Konumu ve bereketli topraklarıyla insanlık tarihinin ilk zamanlarından itibaren tarih sahnesine çıkmış sayısız medeniyetin hâkimiyet kuma çabasına giriştiği Antalya’nın doğal güzelliklerini anlatmak içinse çoğu zaman kelimeler yetersiz kalıyor.

Antalya’da Mutlaka Gezilecek Yerler

Ülkemizin tatil cenneti Antalya, gerek yeşil doğası gerekse tarihi güzellikleri ile yıl boyunca ziyaretçilerine farklı güzellikler vadediyor.Şehir içi ulaşımı kolay olan Antalya, bu açıdan da gezginlerin keşfetme tutkularını perçinliyor. İşte, Antalya’da keşfedilmesi gereken noktalar.

Kaleiçi

Gerek merkezi konumu gerekse de tarihi dokusu ile Kaleiçi’ni, Antalya gezilecek yerler listenizin ilk sırasına yazabilirsiniz. Bölgenin kökenleri, Helenistik döneme kadar uzanıyor ve bünyesinde Selçuklu, Osmanlı zamanından kalma yapıları da barındırıyor. Burada zaman geçirirken ayrıca kültürel mekânları ziyaret edebilir ve eğlence olanaklarını değerlendirebilirsiniz. Kaleiçi’nin dar sokaklarını gezerken, Osmanlı sivil mimarisinin bu coğrafyadaki en güzel örneklerini görme fırsatı yakalayabilirsiniz. Binaların bazıları, butik otele dönüştürülmüş. Kimisinde ise Suna-İnan Kıraç Müzesi gibi kültürel mekânlar, kafeler, restoranlar ve hediyelik eşya dükkânları faaliyet gösteriyor. Müze ve sanat galerisi ziyaretleri dışında tarihi mekânlara da ilgi gösterebilirsiniz. Listenin ilerleyen bölümlerinde sizlere anlatacağım Hadrian Kapısı ile Yivli Minare bölgenin zengin tarihine ışık tutan yerlerin başında geliyor. Sıra eğlenceye geldiğinde ise sırasıyla iki farklı seçeneğe yönelebilirsiniz.

Düden Şelalesi

Antalya söz konusu olduğunda renkli gece hayatı ve plajlar ön plana çıkıyor. Ancak kentin iç kesimlerinde saklı doğal güzellikleri kesinlikle es geçmemek gerektiğini düşünüyorum. Kentin bu yönünü vurgulamak adına sizlere anlatacağım ilk yer ise Düden Şelalesi. Şelale, Kepez Hidroelektrik Santrali’nin kurulu olduğu Düden Çayı’ndan kaynağını alıyor. Düdenbaşı denilen yerde ise ikiye ayrılıyor. Dolayısıyla Düden Şelalesi’nin büyüleyici güzelliğine ilk elden şahit olmak için iki farklı noktaya yönelebilirsiniz. Genelde Antalya’yı ilk defa ziyaret eden gezginlerin tercih ettikleri Yukarı Düden kolu, kent merkezine yaklaşık 11 kilometre uzaklıktaki Varsak semtinde tüm güzelliğini sergiliyor. Cenneti andıran bu yerde, geçitler vasıtasıyla şelalenin aşağı kısımlarına rahatlıkla inip fotoğraf çekmek için harika açılar yakalayabilirsiniz. Burası aynı zamanda bir mesire yerine dönüştürülmüş. Aşağı Düden ise Lara yakınlarında Akdeniz’in masmavi sularıyla buluşuyor. Doğal güzelliğin bu kolu, Karpuzkaldıran adıyla da anılıyor.

Kurşunlu Şelalesi

Antalya-Isparta yolunun 24. kilometresindeki sapaktan sola dönüp 9-10 dakika ilerlediğinizde, bir diğer doğa harikası olan Kurşunlu Şelalesi’ne ulaşabilirsiniz. 1986 yılında tabiat parkı statüsüne alınan şelale, çevresini saran zengin bitki örtüsü ve zaman içerisinde oluşan kaya formlarıyla doğa tutkunlarını derinden etkilemeyi başarıyor. Antalya kent merkezinden kalkan toplu taşıma araçlarına binerek rahat biçimde ulaşabileceğiniz şelalenin merkezinde yer aldığı tabiat parkı, 6 bin dekara yakın alanı kaplıyor. Açıkçası bu alan oldukça iyi değerlendirilmiş. Zira sadece şelaleye odaklanmak yerine farklı aktivitelerle ilgilenerek düşündüğünüzden çok daha eğlenceli zaman geçirebilirsiniz. Hatta birkaç ilgi çekici mekânı ziyaret fırsatına da sahip olabilirsiniz. Aksu ilçesi sınırları içerisindeki bu harika koruma alanında, dilerseniz deve gezintisine çıkıp çevreyi detaylıca tanıyabilirsiniz. Doğa ile iç içe olup zengin bitki örtüsünü ve hayvan çeşitliliğini daha yakından incelemek isterseniz, yürüyüş parkurlarına yönelebilirsiniz. Tabii hangi seçeneği tercih ettiğinizden bağımsız olarak sakın fotoğraf makinenizi yanınızda bulundurmayı unutmayın. Çünkü 18 metreden dökülen şelalenin yarattığı büyüleyici görüntü ve gezinti rotalarında ilerlerken karşınıza çıkacak manzaralar dışında tarihi su değirmeni, asırlardır bu bölgede kök salan sedir ağaçları gibi hoş sürprizler sizleri bekliyor.

Antalya Müzesi

Rotanızı yeniden kentin kalbine çevirdiğinizde, ziyaret önceliğini kentin kökenleri hakkında birbirinden değerli bilgiler edinme fırsatı yakalayacağınız Antalya Müzesi’ne verebilirsiniz. Kültürel tesis, kentin İtalyanlar tarafından işgal edildiği dönemde yabancı arkeologların tarihi eserleri yağmalamalarının önüne geçmek amacıyla Süleyman Fikri Erten önderliğinde kurulmuş. Müze, 1922’deki kuruluşunu takip eden 50 yıl boyunca Kaleiçi’nde bulunan Alâeddin Camii’nde faaliyet göstermiş. 1972 yılında ise şimdiki yerine taşınmış. Tesis; Likya, Pamfilya ve Pisidya uygarlıklarına adanmış. Tabii zaman içerisinde bünyesinde korunan eser sayısı 30 bine yaklaşınca, kültürel tesisin odaklandığı zaman aralığı Alt Paleolitik Çağ’dan Roma dönemine kadar genişlemiş. Atatürk Kültür Parkı’nın yanı başında faaliyet gösteren müzede, bölgedeki kazı alanlarında bulunmuş antik kalıntılar farklı temalara göre düzenlenmiş 11 salonda sergileniyor. Müzedeki sergi alanlarından birinde ise Osmanlı döneminden kalma etnografik objeler ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor.

Konyaaltı Plajı

Arkeoloji müzesine yönelik ziyaretinizi tamamladıktan sonra Atatürk Kültür Parkı’ndan deniz kıyısına doğru ilerleyecek olursanız, birçok gezginin deniz keyfi yapmak için Antalya gezilecek yerler listelerine ekledikleri Konyaaltı Plajı’na ulaşabilirsiniz. Falezler ile Antalya Limanı arasında kalan 7 kilometrelik sahil şeridini kaplayan plajın adının nereden geldiği konusunda sıkça anlatılan iki hikâye bulunuyor. Bunlardan ilkinde, plajın adının falezlerin hemen altında yer almasından dolayı “Koy altı” kelimesinden türetildiği anlatılıyor. Bir diğerinde ise Osmanlı döneminde ise askerlerin toplandığı alanın Konyaüstü ismiyle anıldığından bahsediliyor. Rivayete göre yerel halk, bu alanın aşağısında kalan kıyı kesimini zamanla Konyaaltı olarak anmaya başlamış. İsmi nereden gelirse gelsin, plaj kesinlikle Antalya’nın sıcağıyla meşhur yaz günlerinde konuklarına serinleme fırsatı veriyor. Bunun için dilerseniz 4,5 kilometrelik ücretsiz kısmı tercih edebilirsiniz. Alternatif ve hizmet çeşitliliği arayanlar için plajda ücretli bölümler de bulunuyor. Tüm günü deniz keyfi yaparak geçirdikten sonra açlığınızı bastırmak için plajın hemen arka tarafındaki kafelerden birine oturabilirsiniz. Bu mekânlarda, akşam belirli bir saatten sonra canlı müzik yapılıyor.

Hadrian Kapısı

Antalya’nın en önemi simgelerinden biri olan Hadrian Kapısı, 130 yılında İmparator Hadrianus’un kente gelişini kutlamak ve onu etkilemek adına inşa edilmiş. Kaleiçi’nde en çok ilgi gören tarihi yapıların başında gelen kapı, uzun süre boyunca liman yönünden kente giriş yapılabilmesine olanak tanımış. Yerel halkın daha çok “Üç Kapılar” adıyla andığı tarihi eser, zamanla surların içerisinde kaldığı için görece fazla bozulmadan günümüze ulaşabilmiş. Hatta Selçuklular döneminde kuzey kulesinin üst kısmına bazı eklemeler yapılmış. Yapı, Roma dönemine özgü mimarinin tüm ihtişamını gözler önüne seriyor. Yuvarlak kemerlerle desteklenmiş üç geçiş noktası bulunan kapı, Korint stili mermer sütunlarla desteklenmiş. Görünümünün çok daha etkileyici olabilmesi içinse oyma ve kabartma işlemelerle bezenmiş.

Yivli Minare

Kapının ardından rotanızı kentteki ilk İslam dönemi eseri unvanını taşıyan Yivli Minare’ye çevirebilirsiniz. Asırlardır Kaleiçi semtine görkem katan minare, 13. yüzyılda Selçuklular tarafından inşa edilmiş. Kaidesinin yapımında kesme taş kullanılan, gövdesi ise tuğla ile örülen minare, 45 metrelik yüksekliğe sahip. Gövde kısmının görselliği firuze renkli çinilerle artırılan kudretli yapının adı ise o dönemin mimari anlayışına uygun şekilde tasarımında yer verilen sekiz yivden geliyor. Minare, tıpkı kendisi gibi Selçuklu döneminden kalma bir dizi yapıyla beraber külliye içerisinde yer alıyor. Bu yapılar arasında en yoğun ilgiyi Yivli Camii görüyor. Yapı, Anadolu’da inşa edilmiş çok kubbeli camilerin en eskilerinden sayılıyor. Külliyenin bir diğer dikkat çeken bölümü Zincirkıran Mehmed Bey Türbesi ise şimdilerde güzel sanatlar galerisi olarak kullanılıyor.

Antalya Aquarium & Fear Trophy

Konyaaltı Plajı’nın doğusunda yer alan Antalya Aquarium & Fear Trophy, tematik alanları aracılığıyla yediden yetmişe tüm ziyaretçilerine farklı deneyimler yaşatıyor. Zira tesisi ziyaret ettiğinizde yalnızca deniz yaşamı hakkında bilgi dağarcığınızı genişletmekle kalmayıp yazın en sıcak günlerinde bile kentin orta yerinde kar keyfi yapabilirsiniz. Bu keyfi yaşamak için tesisin en sıra dışı bölümü olan Kar Dünyası ve Buz Müzesi’ne zaman ayırmanız yeterli olacaktır. Sıcaklığın -5 °C’ye sabitlendiği 1.500 metrekarelik alanda iglolar, kafeler ve Aziz Nikola’nın Evi yer alıyor. Ziyaretçilerin tesise yoğun ilgi göstermesindeki ana nedeni oluşturan akvaryum bölümü ise toplam kapasitesi 7,5 milyon litre olan dört tematik alandan oluşuyor. Buradaki her bir tank, temalarına uygun olacak şekilde dekore edilmiş ve canlı çeşitliliği açısından gayet yeterli düzeydeler. Akvaryumda zaman geçirdikten sonra yağmur ormanlarındaki vahşi yaşamı Antalya’ya taşıyan Wildpark ile 50’den fazla ünlü isimle selfie çekebileceğiniz Face 2 Face Wax Museum’u ziyarete odaklanabilirsiniz.

Karaalioğlu Parkı

Kente her gittiğimde en azından bir akşam uğrayıp açık deniz manzarasının keyfini sürdüğüm Karaalioğlu Parkı, Antalya’nın merkezindeki en büyük yeşil alanlardan. Kaleiçi’nin güneyindeki parka, dilerseniz yürüyerek ya da tramvaya binerek rahatça ulaşabilirsiniz. Adını 140 bin metrekarelik alanın bir kısmının sahibi olan şahıstan alan park, 1940’lı yıllarda dönemin Antalya valisi Haşim İşcan önderliğinde kurulmuş. Eskiden lunaparkın kurulduğu yeşil alanın inşası, II. Dünya Savaşı’na denk geldiği için bir hayli zorlu şartlarda gerçekleştirilmiş. Hatta gelir toplamak amacıyla bir ara piyango çekilişi bile düzenlenmiş. Yemyeşil bitki örtüsüyle hala kent merkezinde yaşayan halka nefes alma ve rahatlama imkânı sunan parkta, birbirine paralel üç cadde bulunuyor. Aynı zamanda yürüyüş parkuru niteliğindeki bu caddeler, yerel halkın “mirador” ismiyle andıkları ve farklı sanatçıların imzasını taşıyan heykellerle süslü seyir teraslarını birbirine bağlıyor.

Antalya Hayvanat Bahçesi

400 dönüm arazi üzerine kurulu Antalya Hayvanat Bahçesi, ziyaretçilerine 100 farklı türden 900’e yakın canlıyı doğal ortamlarına yakın şartlarda gözlemleme fırsatı sunuyor. Genelde çocuklu ailelerin açık havada keyifli zaman geçirmek için Antalya gezilecek yerler listelerine ekledikleri tesisin temelleri, büyükşehir belediyesinin öncülüğünde 1989 yılında atılmış. Yanı başındaki piknik alanından da yararlanarak sıkılmadan bir tam gün geçirebileceğiniz tesis, açıkçası kapladığı alan bakımından çok büyük değil. Ancak kısıtlı imkânlar göz önünde alındığında, hayvanat bahçesinin daimi sakinleri için gayet iyi şartlar oluşturulduğunu da söylemem gerekiyor. Hayvanat bahçesini gezerken Sürüngen Evi’ne girip yılanları ve timsahları yakından görebilirsiniz. Tesisin bir bölümünde yırtıcı kuşlara da yer ayrılmış. Bunlar dışındaki açık alanlarda ise sülünler, tavuklar, çift ve tek tırnaklı türler, yırtıcılar yaşamlarını sürdürüyor.

Antalya Aqualand Dolphinland

Yaz aylarında kentte bulunmayı planlıyorsanız, Antalya Aqualand Dolphinland’e gezi programınızda yer vererek hem serinleme hem de doyasıya eğlenme imkânı elde edebilirsiniz. Kentin kalbi sayılabilecek bir konumda faaliyet gösteren tematik su parkı, farklı tasarımlara sahip kaydırakları bünyesinde barındırıyor. Ülkemizdeki birçok türdeşi ile karşılaştırıldığında kaydırak çeşitliliği açısından tesis biraz geride kalıyor. Ancak yemyeşil atmosfer içerisinde havuz başında olmanın getirdiği rahatlama hissi, bu açığı fazlasıyla kapatıyor. Yeri gelmişken su parkı ile ilgili bir de tüyo vereyim. Eğer kendi botunuzu kiralarsanız, sıra bekleme derdinden kurtulabilirsiniz. Tesisin diğer bölümü olan Dolphinland’de ise adından da anlayabileceğiniz üzere sevimli deniz canlılarının başrolünde olduğu şovlar düzenleniyor. Ancak bu bölüm hiç de büyük değil ve yunuslara deyim yerindeyse esir hayatı yaşatılıyor. Kaldı ki özgürlüğüne düşkün ve duygusal yönü gelişmiş bir canlının sırf insanları eğlendirmek adına kapalı tutulmaması gerektiğini düşünüyorum. Tabii benim bu görüşümden bağımsız olarak tesisin yunus şovlarına ayrılmış bölümüne gidip gitmemek tamamen size kalmış. Sonuçta sadece kaydırakların bulunduğu kısma odaklanarak da bir hayli eğlenme olanağı bulabilirsiniz.

Minicity

2004 yılında açılışı gerçekleştirilen ve önceden Konyaaltı Plajı’nda faaliyet gösteren Minicity, ailenizle birlikte ziyaret edebileceğiniz bir diğer keyif dolu cazibe merkezi. Yakın zamanda Kepez’deki eski dokuma fabrikasının bahçesine taşınan tematik eğlence parkını listenize ekleyerek ülkemizin farklı şehirlerinde bulunan simge yapıların minyatürlerini yakından inceleme fırsatı yakalayabilirsiniz. Taşınma işleminin ardından Dokuma Park Mini City adıyla anılmaya başlayan cazibe merkezinde, 84 yapının 1/25 oranında küçültülmüş versiyonları sergileniyor. Aslına uygun olarak hazırlanan bu minyatürler nedeniyle açık hava müzesi niteliğindeki tesis, İstanbul’daki Miniatürk’e benzetiliyor. Dokuma Park, Minicity dışında farklı temalara bağlı kalınarak oluşturulmuş daha birçok kültürel mekâna ev sahipliği yapıyor. Dilerseniz bir tam gününüzü buraya ayırıp Modern Sanatlar, Bir Zamanlar Antalya, Anadolu Oyuncak, Nostaljik Araç müzeleri ile Simülasyon Merkezi, Botanik Park, Tren Kütüphanesi ve Botanik Park’ın da aralarında bulunduğu mekânları ziyarete odaklanabilirsiniz.

Sahil Antalya (Beach Park)

Deniz keyif yapmak ve günün her saati yeme-içme ihtiyacınızı gidermek için tercih edebileceğiniz mekânlarla dolu Beach Park, Müze Kavşağı ile Boğaçayı arasındaki 1 milyon metrekarelik alanı kaplıyor. 2019 yılındaki yenileme çalışmalarının ardından Sahil Antalya Yaşam Parkı adıyla hizmet vermeye başlayan cazibe merkezi, bünyesinde ayrıca alışveriş fırsatlarını ve kültürel olanakları da barındırıyor. Sahil Antalya’da güven içerisinde denize girmek için tercih edebileceğiniz 15 farklı beach club bulunuyor. Yeme-içme ve alışveriş mekânları ise Varyant Çarşı ile Olbia Çarşı’da faaliyet gösteriyor. Özellikle yazın etkinlik takvimi bir hayli yoğunlaşan yaşam parkına dilerseniz akşam saatlerinde nargile içmek ya da okey oynamak için gidebilirsiniz. Yalnız buradaki mekânlarla ilgili bir konuda sizleri uyarmak istiyorum. Zira özellikle yoğunluk arttığında servis oldukça aksayabiliyor. Bu sorun nedeniyle de keyifli vakit geçirme düşüncesi yerini düş kırıklığına bırakabiliyor.

Murat Paşa Camii

Mimari değeri nedeniyle kentte en çok ziyaret edilen tarihi yapılar arasında sayılan Murat Paşa Camii, 1570 yılında inşa edilmiş. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nden yola çıkılarak uzun süre boyunca caminin Kuyucu Murat Paşa tarafından yaptırıldığı düşünülmüş. Ancak sonradan elde edilen kayıtlar aracılığıyla yapının aslında Karaman Beyi Murat Paşa’nın emri doğrultusunda inşa edildiği anlaşılmış. Cami, Osmanlı döneminde inşa edilmiş olmasına rağmen Selçuklu mimari anlayışından da izler taşıyor. Dini yapının çeşitli noktalarında görebileceğiniz kaligrafi çalışmaları, bu izlerin en önemlilerini oluşturuyor. O dönem sıklıkla başvurulan devşirme malzeme kullanımına dair ipuçlarını da camiyi ziyaretiniz sırasında açıkça görebilirsiniz. Cemaat yerinin hemen arkasındaki sütunlar ve Korint tarzı başlıkları, çevredeki Roma döneminden kalma yapılardan getirtilerek yapının inşasında kullanılmış.

Heart of Antalya

Antalya gezilecek yerler listenizi hazırlarken, Türkiye’nin en büyük dönme dolabına yer ayırmayı sakın unutmayın. Atatürk Bulvarı üzerinde yer alan mühendislik harikası Heart of Antalya, Londra’nın Gözü’nün ardından Avrupa’nın ikinci en büyüğü unvanını taşıyor.Antalya’nın Kalbi, boyutları kadar renkli tasarımıyla da dikkatleri üzerine topluyor. Manzara izleme alışkanlığınıza farklı bir boyut katabilmenize imkân tanıyan dönme dolap, 4’ü VIP olmak üzere 42 kabine sahip ve bir turunu 18 dakikada tamamlıyor.

Karain Mağarası

Antalya ve Burdur arasında uzanan yola 5-6 kilometre mesafedeki Yağca Köyü’nün sınırları içerisindeki Karain Mağarası, gerek Anadolu gerekse de Orta Doğu tarihi açısından önemli kabul ediliyor. 1946 yılında beri kazı çalışmalarının yürütüldüğü mağarada, günümüzden 500 bin yıl öncesine uzanan yerleşim izlerine rastlanmış. Türkiye’nin en büyük doğal mağaralarından biri olan Karain’de sürdürülen çalışmalar sonucunda yalnızca Paleolitik Çağ’dan itibaren insanların gündelik hayatta kullandıkları varsayılan objeler gün yüzüne çıkartılmamış. Farklı boyutlardaki yedi galeriden oluşan mağarada aynı zamanda Anadolu sanatının ilk örnekleri olarak kabul edilen buluntular da keşfedilmiş.

Manavgat Şelalesi

Antalya’da en çok ilgi gören doğal güzelliklerden biri olan Manavgat Şelalesi, her mevsim farklı aktivitelere odaklanabileceğiniz, harika bir yer. Manavgat ilçe merkezine 3 kilometre mesafedeki şelale, özellikle kentin kalabalık atmosferinden uzaklaşmak isteyenler için ideal yerlerin başında geliyor. Manavgat Nehri üzerindeki 3-4 metrelik falezden dökülerek zarif bir görünüm ortaya koyan şelaleyi ilkbahar aylarında ziyaret listenize dahil ederseniz, yükselen debi sayesinde rafting ya da kano yapma imkanı yakalayabilirsiniz. Adrenalin seviyelerini yükseltecek aktivitelerden uzak kalıp gözlem yapmak isteyenler için de yılın bu dönemi en iyi seçenek olarak öne çıkıyor. Manavgat’tan kalkan minibüsler vasıtasıyla rahatça ulaşabileceğiniz şelale, yazınsa konuklarına gayet serin bir ortam sunuyor. Hatta su seviyesi nispeten azaldığı için etraftaki restoranlarda oturup enfes manzara eşliğinde bir şeyler yemek çok daha keyifli hale geliyor.

Köprülü Kanyon

Tabii konu rafting olunca, dünyanın en ünlü parkurları arasında sayılan Köprülü Kanyon’u kesinlikle es geçmemek gerekiyor. Milli park statüsünde koruma altına alınmış olan kanyon, Isparta’nın Kasımlar beldesinden Antalya’nın Değirmenözü Köyü’ne kadar uzanan 25 kilometrelik alanı kaplıyor.Köprüçay’ın kalbinde aktığı kanyon çevresinde, taze alabalığın tadına bakabileceğiniz restoranlar bulunuyor. Bölge, aynı zamanda doğa tutkunlarının hoşuna gidecek konaklama seçeneklerine ev sahipliği yapıyor.Bölgede, rafting yapmak dışında zipline ve kaya tırmanışı deneyimi yaşamaya odaklanabilirsiniz. Dilerseniz kanyon duvarlarında oluşturulmuş güvenli parkurlarda uzun yürüyüşlere çıkıp çevreyi keşfetmek adına harika fırsatlar yakalayabilirsiniz. Ziyaretçilere ayrıca ATV, unimog ve at üzerinde safari ya da bisiklet turlarına katılmak gibi seçenekler de sunuluyor.

Saklıkent Kayak Merkezi

Beydağları üzerinde kurulu Saklıkent Kayak Merkezi, yaz aylarında yüksek sıcaklıklar nedeniyle kavrulan kent merkezinden sadece 1 saat uzaklıkta ziyaret edilmeyi bekliyor. Merkezde kayak sezonu aralık ayının ikinci haftasında başlayıp nisanının ortasına kadar devam ediyor. “Gündüz kayak, öğleden sonra deniz” sloganıyla faaliyetlerini sürdüren kış sporları merkezinde, farklı zorluk seviyelerine sahip dört pist bulunuyor. Üç telesiyej hattından ulaşım sağlanan bu pistlere ek olarak kızakla kaymak isteyen konuklara yönelik özel bir parkur da oluşturulmuş. Kayak odası vasıtasıyla kış sporları tutkunlarına günlük ekipman ve kıyafet kiralama seçenekleri sunulan kayak merkezinde konaklamak isteyen gezginler, 10 odalı pansiyona yönlendiriliyor. Ancak benim tesise gittiğim dönemde otel inşaatı tüm hızıyla sürüyordu.

Aspendos Antik Tiyatro

Tarihi değeri ve mimari özellikleri nedeniyle Antalya gezilecek yerler listenize eklemenizi önereceğim Aspendos Antik Tiyatrosu, M.S. 2. yüzyılda Romalılar tarafından inşa edilmiş. Serik’e bağlı Belkıs köyü sınırlarındaki antik yapı, Akdeniz havzasındaki en iyi korunmuş tiyatro olma özelliği taşıyor. Köprülü Kanyon’a hayat veren Köprüçay’a yakın konumdaki bir tepenin üzerine kurulu tiyatronun inşasını mimar Zenon üstlenmiş. Antik dönemlerde yapı, 15-20 bin seyirci kapasiteliymiş. Tiyatro, tıpkı o dönemlerde olduğu gibi şimdilerde de kültürel etkinliklere sahne oluyor. Muhteşem akustik özelliklerini günümüzde de korumayı başarmış antik tiyatroyu rehberli bir tura katılarak gezerseniz, hikâyesini dinlemeyi sakın unutmayın. Yapıyı gezdikten sonra eğer zamanınız varsa adını aldığı antik kenti de dolaşmanızı tavsiye ederim.

Perge Antik Kenti

Büyük hamamları ve çok sayıdaki çeşmesi nedeniyle “Su Şehri” olarak da anılan Perge Antik Kenti, Aksu sınırları içerisinde yer alıyor. Antik yerleşim; Karain, Öküzini mağaraları ile Beldibi, Belbaşı kaya sığınaklarının bulunduğu Pamfilya Bölgesi’ne başkentlik yapmış. Dolayısıyla varlığını uzun süre korumayı başarmış. Keşfedilen Hitit metinlerinde “Parha” adıyla anılan antik kentte ilk kazı çalışmaları, 1946 yılında Ordinaryüs Profesör Arif Müfid Mansel tarafından başlatılmış. Yıllar içerisinde Jale İnan ve Haluk Abbasoğlu’nun devraldığı, günümüzde ise Antalya Müzesi tarafından devam ettirilen bu çalışmalar neticesinde en eskileri Erken Tunç Çağı’na tarihlenen birçok keşif yapılmış. Kazılar esnasında ayrıca antik kentin tiyatro, stadyum, agora, Güney Hamamı, Sütunlu Cadde ve Helenistik Kapı gibi bölümleri gün yüzüne çıkartılmış. Termessos Antik Kenti Büyük İskender’in zaferlerle dolu Asya seferinde ele geçiremediği nadir yerleşimlerden biri olma özelliği taşıyan Termessos Antik Kenti, Anadolu’nun en eski halklarından Luviler’in soyundan gelen Solymler tarafından kurulmuş. Güllük Dağı’nın güneybatısında ve deniz seviyesinden 1.150 metre yükseklikteki plato üzerine kurulu antik kent, İskender’in kuşatmasını başarıyla kırmasına rağmen sonraki dönemlerde önce Ploteme Krallığı’nın, ardındansa Romalılar’ın hâkimiyetine geçmiş. Korkuteli yolunun 12. kilometresinde yer alan antik kenti, çağlar içerisinde yavaş yavaş önemini yitirmiş ve en sonunda kaderine terk edilmiş. Ancak deprem gibi doğal felaketlere rağmen konumu nedeniyle birçok önemli detayı günümüze taşımayı başarmış. Bu detayların başında kaya mezarları, tiyatro ile Kral Yolu geliyor.

Olimpos Antik Kenti

Antalya tatiliniz esnasında hem bölge tarihi hakkında detaylı bilgi sahibi olmak hem de enfes atmosferde deniz keyfi yapmak isterseniz, rotanızı Olimpos Antik Kenti’ne çevirebilirsiniz. Kemer sınırları içerisindeki kent, antik çağlarda Phaselis’in ardından bölgedeki en önemli yerleşimmiş.Kuruluş tarihi konusunda net bir bilgi bulunmayan Olimpos, Roma ve Bizans dönemlerinde de özellikle dini açıdan önemini korumayı başarmış.Tam ortasından Ulupınar Deresi’nin aktığı kentte, başta tiyatro ve kaya mezarları olmak üzere görülmeye değer birçok kalıntı bulunuyor. Hatta akropol kısmında harika bir manzara ziyaretçileri bekliyor.Olimpos Antik Kenti, aynı zamanda asırlardır ilgi odağı olan Yanartaş’a da ev sahipliği yapıyor.

Phaselis Antik Kenti

Hazır Olimpos Beydağları Milli Parkı’nda zaman geçiriyorken, az önce adını andığım Phaselis Antik Kenti’ni ziyaret etmeyi sakın unutmayın.Zira bu kent de bünyesinde bölge tarihi hakkında değerli bilgiler barındırıyor. Üstelik Olimpos’un aksine burada deniz keyfi yapabileceğiniz, gayet sakin üç plaj bulunuyor.Antik kent, şimdilerde Caretta Caretta’ların üreme alanı olan ve doğal güzelliğiyle gezginlerin hayranlığını kazanan plajlarına kurulu limanları aracılığıyla bölgedeki ticari hayatın en önemli merkezi haline gelmiş.Antik yerleşim bölgesine yönelik ziyaretinizde Liman Caddesi’ne zaman ayırırsanız, agora ve tiyatro gibi yapıların kalıntılarını yakından inceleyebilirsiniz. Caddenin sonunda yer alan Hadrian Kapısı’na ulaştığınızda ise harika manzara ile karşılaşabilirsiniz.

Side Antik Kenti

Antalya gezilecek yerler listenizin son sırasını, Side Antik Kenti’ne ayırabilirsiniz. M.Ö. 7. yüzyılda kurulan ve tarih sahnesine çıkmasından kısa süre sonra Lidya Krallığı’nın hâkimiyeti altına giren antik yerleşim, liman kenti olmasının getirdiği avantajla önemli bir ticari merkeze dönüşmüş.İskender ve ordularının kapılarına dayanmasına kayıtsız şartsız teslimiyetle cevap veren kent, bu dönemde büyük sikke basım merkezleri arasında sayılmaya başlanmış. İskender’in ardından sık sık el değiştiren antik yerleşim son olarak Romalılar’ın yönetimi altına girmiş.Roma döneminde inşa edilen tiyatro, şimdilerde antik kentte görülebilecek en önemli eser olarak nitelendiriliyor. Helenistik döneme özgü mimari üsluptan izler taşıyan yapı dışında Apollon ve Athena’ya adanmış tapınak kalıntıları da yoğun ilgi görüyor.

Antalya’daki Festivaller

Yıl boyunca birbirinden renkli etkinliklere ev sahipliği yapan Antalya’da tatilinize hareket katmak isterseniz, gezi planınızı oluştururken bu listeyi de göz önüne alabilirsiniz. İşte, Antalya’da düzenlenen etkinlikler.

-Antalya Portakal Çiçeği Festivali (Nisan)
-Uluslararası Antalya Kum Festivali (Mayıs)
-Likya Kaş Kültür ve Sanat Festivali (Haziran)
-Antalya Caz Festivali (Haziran)
-Aspendos Uluslararası Opera ve Bale Festivali (Eylül)
-Antalya Altın Portakal Film Festivali (Eylül/Ekim)
-Uluslararası Antalya Piyano Festivali (Kasım)
-Geleneksel Kumluca Deve Güreşi (Aralık)

Antalya’da Ne, Neredem Alınır?

Türkiye’nin 5. en kalabalık kenti ve en önemli turizm merkezlerinden biri olan Antalya’da alışveriş için de birçok farklı alternatif bulunmakta. Aradığınız her şeyi bir arada bulabileceğiniz geniş alışveriş merkezlerinden ara sokaklardaki hediyelik eşyacılara kadar farklı alternatifler sunan Antalya’da alışveriş de çok keyifli olacak. Antalya geziniz sırasında lüle taşı, Şile bezi, magnet, deri ürünler, otantik hediyelik eşyalar, kilim ve biblo gibi ürünlere göz atabilirsiniz. Kaleiçi, pek çok seçeneği bir arada bulabileceğiniz mağaza ve dükkanlarla ideal bir alışveriş alanı. Antalya Çarşısı ve Kalekapısı civarları da uygun fiyatlı ürünler bulabileceğiniz adreslerden. MarkAntalya, Deepo, Terracity gibi alışveriş durakları ise ünlü markaların ürünlerini bulabileceğiniz AVM’lerden bazıları. Kısacası, Antalya’da alışveriş için gidilebilecek birçok yer var. Sahil kenarı sokaklarındaki butik mağazalar, şık takı eşyaları satan seyyar satıcılar ve caddelerde kurulan pazarlar; Antalya alışveriş dünyasının vazgeçilmez öğeleri. Daha fazla seçenek görmek isteyenler için de Antalya alışveriş merkezleri var.

Antalya’da Ne, Nerede Yenir?

Tarihi ve kültürel zenginliğinin yanı sıra Antalya, yeme-içme kültürü ile de farklı lezzetlerin buluşma noktası. Özgün lezzetleriyle adından söz ettiren şehrin en meşhur yemeği ise Tahinli Piyaz. Kuşbaşı et, soğan ve enginarın birleşimi olan Enginarlı Girit Kebabı, tavuk eti, yoğurt ve sarımsakla pişen Hülüklü Çorba, domatesli ve pirinçli bir sebze yemeği olan Cive ve peynir ya da kuzu etiyle yapılan hamur işi Alanya Bohçası şehirdeki gurme lezzetlerden birkaçı.

Geleneksel Antalya Yemekleri: 7 Mehmet, Arma Restaurant, Yemenli Restaurant

Fast Food: Pio Gastro Bar & Bistro, Tezgah Sokak Lezzetleri, Pizza Argentina

Kahveciler: Filab Coffee, Çay & Tea’s Lunch Room & Deco

Antalya’da Ne Hediye Alınır, Nereden Alışveriş Yapılır?

Antalya geziniz sırasında lüle taşı, Şile bezi, magnet, deri ürünler, otantik hediyelik eşyalar, kilim ve biblo gibi ürünlere göz atabilirsiniz. Kaleiçi, pek çok seçeneği bir arada bulabileceğiniz mağaza ve dükkanlarla ideal bir alışveriş alanı.Antalya Çarşısı ve Kalekapısı civarları da uygun fiyatlı ürünler bulabileceğiniz adreslerden. MarkAntalya, Deepo, Terracity gibi alışveriş durakları ise ünlü markaların ürünlerini bulabileceğiniz AVM’lerden bazıları.

Antalya Gece Hayatı

Antalya’da gündüzler kadar geceler de bir o kadar renkli.Devasa mekanlarda düzenlenen köpük partilerinden ünlü DJ performanslarına kadar pek çok seçeneğin yer aldığı eğlence hayatında meyhane ve barlar da beklentileri fazlasıyla karşılıyor.Kaleiçi’nde meyhane ve otantik barlarda keyifli vakit geçirebilir, Jolly Joker ve Simurg Temple gibi mekanlarda ise canlı müzik performanslarını seyredebilirsiniz.Up Shot Bar, Aura Club Kemer ve Inferno’da Antalya ve civarında öne çıkan, çılgın partileri ile dikkat çeken ünlü kulüpler arasında..Antalya yılın her mevsimi güneşli havası ile biliniyor. Yaz veya kış fark etmeksizin, güneş ışınlarından cildinizi korumak için yanınıza güneş kremi almayı unutmayın. Yaz aylarında ise kavurucu güneşe karşı şapka, güneş gözlüğü gibi aksesuarlar kullanmak şart.

Antalya Ulaşım

Antray olarak bilinen tramvay, kentte en fazla tercih edilen ulaşım aracı. Yaklaşık 30 kilometre uzunluğundaki tramvay hattında 31 istasyon bulunuyor. Fatih-Havalimanı arasında sefer düzenleyen T1 A hattı, tramvayın en işlek hattı. Antalya’nın kalbi olarak bilinen Kaleiçi’ne gitmek isterseniz, İsmetpaşa durağında inmeniz gerektiğini unutmayın. Antalya’ya gelmişken Nostaljik Tramvay’a binip kısa bir şehir turu da yapabilirsiniz. Zerdalilik-Müze arasında toplam 11 duraklık ulaşım imkanı sunan Nostaljik Tramvay’a Üç Kapılar (Hadrianus), Kale Kapısı ve Cumhuriyet Meydanı’ndan binebilirsiniz. Her yarım saatte bir hareket eden Nostaljik Tramvay pazartesi-cumartesi 07.00-23.00, pazar günleri ise 08.00-00.00 saatleri arasında hizmet veriyor. Kaleiçi Marina’dan düzenli olarak hareket eden gezi tekneleri ile denize açılabilir, ister birkaç saatlik tur isterseniz bir günlük tur satın alıp birbirinden güzel koyları görme şansı bulabilirsiniz. Nisan ayından itibaren Antalya Kaleiçi Yat Limanı-Kemer Marina arasında deniz otobüsü seferleri de düzenlenmeye başlıyor. Kaleiçi’nden 09.00-17.00 saatlerinde Kemer Marina’dan ise 10.30-18.30 saatlerinde hareket eden deniz otobüsleri ile yolculuk yaklaşık bir saat sürüyor.

Antalya’da Nerede Kalınır? Otel Tavsiyeleri

Tam bir turizm cenneti olan Antalya’da sayısız seçenek sizi bekliyor. Lüks konaklama alternatiflerinden hostel ve apart otellere kadar pek çok seçeneği değerlendirebilirsiniz. Tarihi dokusu ile Kaleiçi, lüks bir deneyim için Lara, şehir merkezine yakın olmak için Konyaaltı gibi bölgeler tercih edilebilir. Bunun yanında Kemer, Belek, Alanya ve Kaş gibi ilçeler de yıl boyunca yerli ve yabancı misafirlerin gözdesi. Her bütçeye göre bir alternatif bulabileceğiniz Antalya’da erken rezervasyon ise şart. Çünkü dünyaca ünlü bu tatil şehri yılın her ayında popülerliğini koruyor.

Akra Hotel

Şehir merkezi 3.8 km mesafedeLaura Alışveriş Merkezi 1.9 km mesafede, Bu Antalya şehrinin eğlenme bölgesinde ve Kesik Minare’a yakın yer alan tesiste kalırken buharlı hamam, Türk hamamı gibi olanakların faydalarını hissedebilirsiniz.

The Marmara Antalya

Şehir merkezi 5.0 km mesafedeShemall Alışveriş Merkezi 700 m mesafede, Antalya şehrinin işlek bölgesinde yer alan bu birinci sınıf konaklama biriminde konukları şımartmak için sağlık merkezi, tedavi odası, sıcak küvet bulunmaktadır.

Ramada Plaza Antalya

Şehir merkezi 2.4 km mesafedeKaraalioğlu Parkı 500 m mesafede, Gece kulübü, ısıtmalı kapalı havuz, açık havuz bulunan bu konforlu tesis, Kaleiçi’a ve tren istasyonuna yakındır.

Ramada Resort By Wyndham Lara

Şehir merkezi 14.3 km mesafedeAntalium Premium AVM Lara/Kundu 1.1 km mesafede, Yeşil bir bölgede Antalium AVM yakınlarında yer alan otel, buharlı hamam, Türk hamamı, masaj ve yüzme havuzu sunmaktadır.

Hotel Su & Aqualand

Şehir merkezi 5.3 km mesafede, ANTALYA AQUALAND 300 m mesafede, 2003 yılından itibaren faaliyette bulunan tesis, çağdaş mimariye ve 5M Migros’nın yakınında harika konuma sahiptir.

Rixos Downtown Antalya

Şehir merkezi 4.0 km mesafedeAntalya Arena Sports Complex 300 m mesafede, Antalya Akvaryumu’a 1500 metreden daha kısa bir mesafede yer alan tesiste, otantik mutfağı lezzetleri sunan lobi restoranı vardır.

Liberty Hotels Lara

Şehir merkezi 16.1 km mesafedeAntalium Premium AVM Lara/Kundu 700 m mesafede, Antalya Golf Kulübü’a 10 km uzaklıktaki sessiz bir bölgede yer alan tesis bünyesinde özel yüzme havuzu vardır.

Crowne Plaza Antalya, An Ihg Hotel

Şehir merkezi 8.8 km mesafede, Otel, Antalya şehrinin kalbinde, aydınlık odalar ve Mediterranean Kıyısı, Andes Dağları’nın şaşılacak manzarasını sunup konuklarını beklemektedir.

Holiday Inn Antalya – Lara, An Ihg Hotel

Şehir merkezi 9.2 km mesafede, TerraCity’a oldukça yakın bir konumda bulunan deniz manzaralı bu otel, sağlık merkezi, spa merkezi gibi olanaklarıyla ünlüdür.

Lara Hadrianus Hotel

Şehir merkezi 9.4 km mesafede, Lara Sahili semtinde, SandLand’ın hemen yakınında yer alan bu otel, 132 sigara içilmeyen odaya ve havuzbaşı restorana sahiptir.

Miracle Resort Hotel

Şehir merkezi 13.7 km mesafede, Işlek bir bölgede Kelebek Park Antalya’nin panoramik manzarasını sunan otel, 694 odaya ve kapalı havuza sahiptir.

Baia Lara Hotel

Şehir merkezi 15.9 km mesafede, Antalya şehrinin merkezinde yer alan bu otel, yüzme havuzu ve diskotek barı sunmaktadır.

Nirvana Cosmopolitan

Şehir merkezi 13.4 km mesafedeKelebek Park Antalya 1.2 km mesafede, Antalium AVM’a yakın uygun yerinde bulunan otel latin mutfağı ve özel yüzme havuzu sunuyor.

Lara Barut Collection

Şehir merkezi 13.3 km mesafede, Antalium AVM yakınında bulunan otel, alakart restoranda yöresel yemekleri servis etmektedir.

Aska Lara Resort & Spa

Şehir merkezi 16.5 km mesafede, 545 ek oda ile birlikte güzellik tedavileri, yüz bakımı, masaj sunan otel, tekne iskelesinin yakınında Lara Sahili semtinde yer almaktadır.

By admin