Atina Gezi Rehberi - Lebego1.Com

Arkeolojik kalıntıları ve anıtları ile ünlü şehir aynı zamanda her daim hareketli gece hayatı ve spor merkezleriyle tam bir kültür sanat kenti haline gelmiştir. Yunanistan’ın başkentinde, tarih ve sanat arasında kaybolacağınız harika zamanlar geçirebilirsiniz. Pek çok turist Yunan Adaları’nı ziyaret etmeden önce Atina’da bir iki gün geçirir. Ortalama Gezi Süresi; Şehrin en önemli yerlerini görmek için 3-4 gün ayırmanız yeterli olacaktır. Antik Yunan medeniyetinin tohumlarının atıldığı ve geliştiği yer olmasına borçlu değil. Sıcakkanlı halkı ile tanınan kent, aynı zamanda alışveriş ve eğlence fırsatları, birbirinden güzel plajlarıyla da göz dolduruyor. Yunanistan’ın güneyinde Atitica Bölgesi’nde bulunan şehir, Avrupa’nın tarihi başkenti olarak kabul edilir. Köklü bir geçmişe sahip olan kente dair ilk kalıntılar Neolitik Çağ’a kadar dayanır.Perikles’in “Altın Çağı” olarak bilinen MÖ 5. yüzyılda evrensel bir öneme sahip olan Atina, birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Büyük bir finans sektörüne sahip ekonomik merkezlerden biri olan kent Avrupa’nın en büyük ikinci limanı Pire Limanı’na da ev sahipliği yapar.Antik dönemlerden bu yana spor etkinlikleri konusunda söz sahibi olan Atina 1896 ve 2004 yıllarında Yaz Olimpiyat Oyunları’nı ağırlamıştır. Kozmopolit yapısıyla öne çıkan ve modern bir kent olan Atina’nın ismi koruyucusu savaş tanrıçası Athena’dan gelir.Atina’nın toplu taşıma sistemi şehrin neredeyse tüm bölgelerini kapsamakla birlikte güvenilir ve uygun fiyatlı olmasıyla da popüler. Toplu taşıma araçlarının hepsinde tek bilet tipi kullanılıyor.Gece hayatının da oldukça popüler olduğunu söylemeden geçmeyelim. Atina’ya gezi planlamanız durumunda önemli noktaları ziyaret etmek için 4 gün ayırmanız yeterli olacaktır. Şehri yoğun olarak ziyaret eden turistler adalardan önce özellikle Atina’da vakit geçirmeyi ihmal etmiyor. Atina gezilecek yerler birkaç günlerini alıyor.

Atina’da Mutlaka Gezilecek Yerler

İnsanlık tarihinin en eski yerleşim yerlerinden biri olan Atina, demokrasinin ilk radikal versiyonunu deneyen, tarih, sanat ve felsefe alanlarında öncülük eden eşsiz bir kenttir. Doğal güzellikleri, tarihi ve misafirperverliği ile büyüleyen Atina’da başlıca görülmesi gereken yerleri not almaya ne dersiniz?

National Archaeological Museum

Syntagma Meydanı’na 45 dakikalık yürüyüş mesafesindeki National Archaeological Museum, dünyada Antik Yunan sanatına odaklı en büyük kültürel tesis olma özelliği taşıyor.Arkeoloji müzesi, Yunanistan’ın ilk başkentinde, yani Aegina Adası’nda, 1829 yılında kurulmuş. Faaliyete geçmesinden 5 yıl sonra ise kültürel tesis Atina’ya taşınmış. 1866’da Neo-Klasik tarzdaki şık binasına kavuşan müze, 1889 yılında kapılarını ilk kez ziyarete açmış.Ulusal Arkeoloji Müzesi’ni ziyaret ettiğinizde Neolitik Çağ’dan Klasik Dönem’e kadarki zaman aralığında üretilmiş sanat eserlerini yakından inceleme ayrıcalığına kavuşabilirsiniz.Müzede ayrıca Mısır’da kurulmuş Helen krallığı Ptolemaios’tan günümüze ulaşan heykelleri, mücevherleri, freskleri ve çömlekleri görebilirsiniz. Hatta kültürel tesiste dünya standartlarında süreli sergilerle de karşılaşabilirsiniz.

Monastiraki

Adının dilimizdeki karşılığı “Küçük Manastır” olan Monastiraki, Atina’nın en önemli alışveriş bölgelerinden bir tanesi.Tarihi dokusuyla dikkat çeken mahalleye zaman ayırdığınızda, her bütçeye hitap eden mağaza ve butikleri ziyaret etmenin yanı sıra kentin geçmişi hakkında da birçok değerli bilgi edinebilirsiniz.Çünkü yeni inşa edilen metro hattı sayesinde havalimanına doğrudan erişim olanağına kavuşan bölgenin kalbi sayılan meydanda, Osmanlı dönemi yapıları ile Antik Yunan’dan kalma arkeolojik alanlar yan yana sıralanıyor.Tabii Monastiraki söz konusu olduğunda, çoğu alışveriş kurdunun aklına ilk olarak meşhur bitpazarı geliyor. Gerçi Monastraki Flea Market’ın dar sokaklarında gezinirken Eminönü ile Kapalıçarşı karışımı bir görüntüyle karşılaşınca kısa süreli bir şaşkınlık yaşayabilirsiniz.Çünkü bu bölgedeki mağazaların bir kısmı değerli objelere odaklanırken büyük bölümü daha çok ilgi gören taklit ürünleri müşterilerine sunuyor.

Syntagma Meydanı

Yıl boyunca geniş katılımlı gösterilere ve grevlere sahne olan Syntagma Meydanı, kentin her anlamda kalbi kabul ediliyor.Zaten ağaçlarla süslü alan, 19. yüzyılda inşa edilen ve 1934 yılından bu yana Yunan Parlamentosu’nun hizmetinde olan Kraliyet Sarayı’nın hemen önünde yer alıyor.Meydan, gerek sosyal hayatın merkezinde gerekse de ülkenin siyasi tarihi açısından önemli olaylara şahit olması nedeniyle gezginlerin Atina gezilecek yerler listelerinin vazgeçilmezlerinden biri konumunda olmayı sürdürüyor.Sıcak yaz günlerinde gençlerin ve ailelerin zaman geçirdikleri alanların başında gelen Anayasa Meydanı çevresinde lüks konaklama seçeneklerinden hoşlanan gezginlerin ilgisini çekebilecek üst düzey oteller bulunuyor.Kentin en önemli ticari bölgesi Ermou ile doğrudan bağlantısı bulunan meydandan kalkan tramvaya binerek plajlara kolayca ulaşabilirsiniz.

Temple of Olympian Zeus

Deneyimli gezginlere göre görülmesi gereken en önemli Antik Yunan tapınaklarından biri olan Temple of Olympian Zeus, ilk olarak M.Ö. 6. yüzyılda inşa edilmiş.Tapınak, en görkemli haline ise İmparator Hadrian’ın Roma’ya hükmettiği M.S. 2. yüzyılda bürünmüş. 104 sütunla desteklenen yapı, Zeus’un adına yaraşır biçimde oldukça görkemli tasarıma sahipmiş.Dev boyutlu 104 sütunla çevrelenmiş tapınağın içerisinde, o dönemde bu topraklarda yaratılmış en büyük heykel bulunuyormuş.Plaka gezintiniz sırasında zaman ayırabileceğiniz Olimposlu Zeus Tapınağı’nın, uzun süren inşa sürecine rağmen en parlak dönemi yalnızca bir asır sürmüş.M.S. 3.yüzyılda gerçekleşen saldırılar sırasında yağmalanan tapınak, yüzyıllar boyunca kaderine terk edilmiş. Hatta Roma’nın çöküşünün ardından tapınağın çoğu parçası, kentin başka yerlerindeki inşaatlarda kullanılmış.

Panathenaic Stadium

Antik çağların en büyük festivali kapsamında gerçekleştirilen kültürel ve sportif etkinliklere sahne olan Panathenaic Stadium, M.Ö. 330 yılında yarış pisti olarak inşa edilmiş. Sonraki yıllarda çok fonksiyonlu hale getirilen stadyum, tarihindeki en kapsamlı revizyonu M.S. 144’te yaşamış.Yapı, o dönem Roma senatosu tarafından görevlendirilen Senatör Herodes Atticus gözetiminde gerçekleştirilen çalışmalar sırasında beyaz mermer kullanılarak neredeyse baştan yaratılmış.Asırlar boyunca atıl durumda kalan ve bütünlüğünü koruyamayan Panathenaic Stadyum, 1896 yılında düzenlenen tarihin ilk modern olimpiyatları için aslına uygun olarak restore edilmiş.Arena, o dönemden beri şehirdeki sportif etkinliklere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Hatta gün boyunca yerel halkın ve gezginlerin kullanımına sunuluyor. Eğer ilginizi çekerse siz de buraya gelip tarihi atmosferi soluyarak sabah koşunuzu yapabilirsiniz.

Ulusal Bahçe (National Garden, Athens)

160 bin metrekarelik alanı kaplayan Ulusal Bahçe, 1836 yılında Yunanistan Kraliçesi Amalia’nın emri doğrultusunda kurulmuş. Atina’nın açık arayla en büyük yeşil alanı konumundaki bahçe, 1923’te halka açılmış ve şimdiki adıyla anılmaya başlanmış.Bünyesinde dünyanın dört bir yanından getirtilmiş 500’den fazla bitki ve ağaç türünü barındıran yeşil alanın tasarımını Friedrich Schmidt üstlenmiş. Eşsiz türlerin toplanabilmesi için tasarımcıya yardımcı olma görevi ise Yunan donanmasına verilmiş.Sıcak yaz günlerinde dinlenmek ve egzotik bitki türlerini gözlemlemek için ziyaret edebileceğiniz Ulusal Bahçe’de, su kuşlarının bulunduğu küçük göletin kıyısı mola vermek için en ideal yer olarak gösteriliyor.Tarihi eser kalıntıları ile bezeli bahçe içerisinde ayrıca küçük boyutlu bir hayvanat bahçesi ile çocuklara özel kütüphane faaliyet gösteriyor.

Akropolis Müzesi (Acropolis Museum)

Atina sınırları içerisindeki en değerli antik alanda gerçekleştirilen kazı çalışmaları sırasında bulunan çeşitli objeler, Parthenon’a yalnızca 300 metre uzaklıktaki Yeni Akropolis Müzesi’nde sergileniyor.Müzenin temelleri, aslında 1976’da Constantinos Karamanlis önderliğinde atılmış. Ancak birbirinden değerli buluntuların tarih tutkunlarına sunulacağı binanın açılışı için 2009 yılına kadar beklenmesi gerekmiş.Bernard Tschumi tarafından tasarlanan modern bir binada konuklarını ağırlayan Akropolis Müzesi, 4 bin parçadan oluşan enfes bir koleksiyona sahip.Cam tabanından antik kentin kalıntılarını görebileceğiniz kültürel tesiste, çevredeki tapınaklardan toplanan çok sayıda heykel ve klasik dönem sanat eserini inceleyebilirsiniz.Parthenon’a ait değerli eşyalar ise müzenin en üst katında sizleri bekliyor. Rehberli turların düzenlendiği tesis, aynı zamanda konuklarına Akropolis’in enfes manzarasını sunma konusunda da gayet cömert davranıyor.

Benaki Müzesi (Benaki Museum)

Yunan kültürünün kökenlerini ve antik dönemden günümüze kadarki süreçte ne gibi değişiklikler geçirdiğini merak ediyorsanız Atina gezilecek yerler listenize Benaki Müzesi’ni ekleyebilirsiniz.1930 yılında kurulan kültürel tesisin 45 binden fazla parçadan oluşan göz alıcı koleksiyonu, adını aldığı Antonis Benakis tarafından 35 yılda toplanmış. Müzede, en eskileri M.Ö. 3000’li yıllarda üretilmiş olan dini ve sanatsal değere sahip eserler kronolojik sırayla sergileniyor.Benaki Müzesi’nin koleksiyonu, ağırlıklı olarak Yunan kültürüne odaklansa da Asya sanatından parçaları da müzede görme fırsatı bulabilirsiniz.Hatta müze bünyesinde faaliyet gösteren Benaki İslami Sanat Müzesi’ni de ziyaret programınızı dâhil edecek olursanız Orta Doğu ve Osmanlı dönemi eserlerini de inceleme şansını yakalayabilirsiniz.

Bizans ve Hristiyan Müzesi (Byzantine and Christian Museum)

1914 yılında konuklarını kapılarını açan Bizans ve Hristiyan Müzesi ise 4. ile 20. yüzyıllar arasına odaklanmış koleksiyonuyla tarih tutkunlarını büyülüyor.Vakti zamanında Fransız bir hanımefendiye ait olduğu söylenen ve 1848’de inşa edilmiş Bizans stili villada faaliyetlerine devam eden müzenin yaklaşık 25 bin parçadan oluşan kalıcı koleksiyonu, üç ana bölüme ayrılmış durumda.Müzede sergilenen koleksiyonun ilk bölümü, antik zamanlardan Bizans Dönemi’ne kadarki zaman aralığına ışık tutan nesnelerden oluşuyor.İkinci bölüme geçtiğinizde kültürel tesisin asıl varlık nedeni olan Bizans dönemi sanat eserlerine, son kısımda ise Bizans’tan modern zamanlara kadarki süreçte farklı sanatçılar tarafından üretilen çalışmalara göz atabilirsiniz.

Kiklad Sanat Müzesi (Cycladic Art Museum)

Nikolaos Gulandris önderliğinde 1986 yılında kurulan Kiklad Sanat Müzesi, Yunanistan anakarası dışında kalan bölgelerdeki zengin sanatsal birikimi gözler önüne seriyor.3 binin üzerinde sanat eserine ev sahipliği yapan kültürel tesiste, özellikle Kiklad Adaları ve Kıbrıs’a özgü sanatsal hayatın kökenlerine iniliyor. Tabii diğer sanat müzelerinden farklı olarak bu sefer M.Ö. 500’lü yıllardan başlayıp M.S. 6. yüzyıla kadar devam eden görece daha kısa süreç ele alınıyor.Sanat müzesinin ilk katında, Erken Tunç Çağı’na ait Kiklad kültürünün karakteristik özelliklerini taşıyan 350’nin üzerinde heykelcik ve çeşitli araç-gereçler sergileniyor.Müzenin ikinci ve dördüncü katları ise M.Ö. 2000 ile M.S. 500’lü yıllar arasında oluşturulmuş Antik Yunan eserlerine ayrılmış.Dördüncü katta, aynı zamanda “Antik Çağ’da Gündelik Hayatın Sahneleri” isimli son derece ilginç bir sergi sizleri bekliyor. Üçüncü kattaki sergi alanını ziyaret ettiğinizde ise Kıbrıs’a odaklı geniş bir koleksiyonla karşılaşabilirsiniz.

Lycabettus Tepesi

Müze ziyaretlerinin ardından kentin kalabalık atmosferinden az da olsa uzaklaşmak ve doğa ile baş başa kalmak istediğinizde, 278 metrelik yüksekliğe sahip Lycabettus Tepesi’ne çıkabilirsiniz.Adının Eski Yunanca’da “Kurtlar Dağı” anlamına geldiğini öğrendiğim tepe, mitolojiye göre tanrıça Athena tarafından kazara yaratılmış.Klasik dönemde zirvesine Zeus şerefine bir tapınak inşa edilen ve zengin bitki örtüsü ile dikkat çeken doğal yükselti, Osmanlı döneminde kaderine terk edilmiş.Günümüzde ise Lycabettus Tepesi, Atina’nın ve kısmen de olsa Akropol’ün eşsiz manzarasını izlemek isteyen gezginlerle dolup taşıyor. 19. yüzyıldan itibaren Aziz George Şapeli’ne ev sahipliği yapmaya başlayan tepede, bir restoran ile tiyatro bulunuyor.Gün batımının görkem kattığı manzaranın tadını çıkarmak ve bu mekânlarda zaman geçirmek isterseniz Kolonaki’deki fünikülere binebilirsiniz. Alternatif olarak ağaçlarla çevrili patikada keyifli bir yürüyüşü de tercih edebilirsiniz.

Ancient Agora of Athens

Akropolis’in kuzeybatısında, Ares ve Agoreos Kolonos tepelerinin arasında kalan alanı kaplayan Ancient Agora of Athens, bir zamanlar kentin sosyal, politik ve ticari hayatının merkezi konumundaymış.Antik zamanlarda toplumun farklı katmanlarından insanların bir arada bulundukları agora, türünün en iyi korunmuş örnekleri arasında gösteriliyor.İlk kazı çalışmalarının 1859-1912 yılları arasında gerçekleştirildiği bu tarihi alanda, Attalos Stoası ile Hephaestus Tapınağı’nı görmeye öncelik verebilirsiniz.Alanın en çok ziyaretçi çeken bölümlerinden biri olan Attalos Stoası, 1957 yılından beri Antik Agora Müzesi’ne ev sahipliği yapıyor.Pergamon Kralı Attalus tarafından Atina halkına armağan edilen iki katlı yapının içerisindeki müzede, kazı çalışmaları sırasında keşfedilen seramikler, mücevherler, silahlar ve paralar başta olmak üzere birçok değerli eşya sergileniyor.

Ermou Caddesi

1,5 kilometre uzunluğundaki Ermou Caddesi, alışveriş tutkunlarının Atina gezilecek yerler listelerinin vazgeçilmezlerinden biri olmaya devam ediyor.Zira kentin en önemli arkeolojik alanları arasında gösterilen Kerameikos’u Syntagma Meydanı’na bağlayan cadde üzerinde çok sayıda mağaza ve alışveriş merkezi bulunuyor.Caddenin motorlu taşıt trafiğine kapalı olması, yayalara güvenli ortam sunuyor. Ancak nadiren de olsa motosiklet veya taksi ile karşılaşabilirsiniz. O yüzden dikkati elden bırakmamakta fayda var.Ermou Caddesi’nde dolaşırken sık sık Zara, H&M, Berksha ve Sephora gibi uluslararası bilinirliğe sahip markalara ait mağazalarla karşılaşabilirsiniz. Tabii dilerseniz Nikos Spilliopoulos ve diğer yerel işletmelerde alışveriş yapmayı tercih edebilirsiniz.Yalnız buraya kadar gelip de fiyatların gayet makul olduğu Fokas ve The Hondos Center’a uğradan dönmeyin. Yoğun geçen günün ardından eğlenmek için yine Ermou’daki mekânlar arasından seçiminizi yapabilirsiniz.

Parliament House

Syntagma Meydanı’nın doğusunda yer alan Parliament House, modern Yunanistan’ın ilk kralı I. Otto adına 1836-1842 yılları arasında inşa edilmiş.Alman mimar Friedrich von Gartner tarafından Neo-Klasik tarzda tasarlanan gösterişli yapı, 1909’da çıkan yangının ardından kralın taşınmasıyla “Eski Saray” olarak anılmaya başlanmış. Bina, 1935’ten itibarense Yunan parlamentosu tarafından kullanılmaya başlanmış.Yunanistan Parlamento Binası’nın tam önünde “İsimsiz Askerlerin Mezarı” isimli anıt ziyaretçileri karşılıyor. Başında nöbet tutan askerler ve onların farklı stildeki nöbet değişimi seremonileri, 25 Mart 1932 tarihinde açılışı gerçekleştirilen anıta olan ilgiyi çok daha yüksek seviyelere taşıyor.Nöbet değişimine her saat başında denk gelebilirsiniz. Ancak en renkli haline tanık olmanız için pazar günü saat 11.00’de binanın önünde hazır bulunmanızı öneririm.

Dionysos Tiyatrosu

Akropol’ün güney kısmında ziyaret edilmeyi bekleyen Dionysos Tiyatrosu, Atina tarihindeki ilk sahne oyunlarının gösterimi amacıyla M.Ö. 6. yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlanmış.Sophocles, Aristophanes ve Aeschylus gibi zamanının önde gelen yazarlarının kaleminden çıkan eserlerin izleyici ile buluştuğu antik tiyatronun, kentin Peisistratos’un yönetimi altında olduğu dönemde inşa edildiği biliniyor.Yapının Dionysos’a adanmış bir sunağın yanı başındaki ilk sıraları mermerden inşa edilirken, halkın oturacağı diğer bölümlerin yapımında ahşap kullanılmış.İşin açıkçası, Atina’nın ilk ve en büyük tiyatrosu buram buram drama kokan atmosferini hala korumaya devam ediyor. Antik dönemde 17 bin kişi kapasitesi olan yapının tribünlerinde oturduğunuzda siz de birçokları gibi ilk klasik Yunan oyunlarından birini izlediğinizi hayal ederek keyifli anlar yaşayabilirsiniz.

Kolonaki

Lycabettus Tepesi’ni anlatırken adını andığım Kolonaki, Atina’nın merkezindeki en zarif ve görkemli yerleşim bölgesi olarak anılıyor.Sokaklarını Neo-Klasik ve Modernist tarzdaki binaların süslediği, çok sayıda şık restoranın bulunduğu Kolonaki, dilimizde “Hafif Sütun” anlamına gelen adını bölgenin sayılan meydandaki tarihi eserden alıyor.Yerleşimin sınırları içerisinde keşfe çıktığınızda yorulduğunuzu hissederseniz huzur dolu bahçe ve parklardan birinde durup kısa molalar verebilirsiniz.Farkındaysanız, hemen mola vermek için ideal alanlara değindim. Çünkü Kolonaki, aynı zamanda üst düzey markalara ait mağazalara ve yerel tasarımcıların butiklerine ev sahipliği yapan, birçoklarına göre kentin en güzel alışveriş bölgesi.Dolayısıyla alışveriş tatil planlarınızda önemli bir yer tutuyorsa kentin bu kesimine ayırdığınız sürenin büyük bölümünü mağazalara ayıracağınızdan emin olabilirsiniz.

Anafiotika

Plaka Bölgesi’nin bir bölümünü oluşturan Anafiotika ise Kolonaki’nin aksine son derece sessiz ve otantik bir yerleşim yeri.Gündelik yaşamı gözlemlemekten hoşlanan ve fotoğrafını çekebilecekleri özgün manzaralar peşinde koşan gezginlerin akınına uğrayan mahalle, Akropolis’in bulunduğu tepenin kuzeydoğu tarafını kaplıyor.Bölgeyi görsel açıdan eşsiz kılan beyaz-mavi badanalı evler, Yunan Kralı I. Otto’nun sarayının yapımı için işe alınan ustalar tarafından 19. yüzyılın ortalarında inşa edilmiş.Eğer önceden Kiklad Adaları’na gittiyseniz, Anafiotika’daki evlerin mimari açıdan oradakilerle benzerlik gösterdiğini hemen fark edebilirsiniz.Sarayı yapmakla görevli işçilerin ev özlemi duymaları, bu benzerliğin altında yatan ana sebebi oluşturuyor. Mahallenin sembolü sayılan konutların bir kısmı, Akropol’de gerçekleştirilen kazılar sırasında yıkılmış.Ancak varlığını koruyanlar, bu bölgenin halen daha Atina’nın ortasında denizi olmayan bir ada olarak anılmaya devam edilmesini sağlıyor.

Erekhtheion

Devam etmekte olan Akropolis koruma ve yenileme çalışmaları kapsamında kente yeniden kazandırılan ilk antik yapı konumundaki Erekhtheion, M.Ö. 421-46 yılları arasında inşa edilmiş.Adını Atina’nın efsanevi kralı Erechtheus’tan alan tapınak, tıpkı öncülü gibi Athena ve Poseidon’a adanmış. Gezginler, antik yapıyı iki nedenden dolayı Atina gezilecek yerler listelerine dâhil ediyor. Bu nedenlerin ilki, pek tabii ki tarihi önemi. Diğeri ise bulunduğu alandaki yükselti farkından dolayı oluşan sıra dışı mimari özellikleri. Akropolis’in kuzeyindeki Erehteyon, Hristiyanlık inancının yayıldığı ilk dönemlerde kiliseye dönüştürülmüş. Franklar’ın bölgeye hâkim olduğu zaman diliminde ise yapı, saray olarak kullanılmış. Hatta Osmanlı zamanında da bir zamanların görkemli tapınağından aynı işlevle yararlanılmaya devam edilmiş.

Plaka

Atina gezilecek yerler listenizi hazırlarken kentin en eski yerleşim bölgesi olan Plaka‘yı ilk sıraya yazabilirsiniz. Böylece Yunanistan’ın başkentindeki en özgün eğlence, yeme-içme ve alışveriş fırsatlarından doyasıya yararlanma olanağını bulabilirsiniz.Üstelik Akropolis‘in bulunduğu tepenin eteğine kurulu bölgedeki yolların tamamına yakını motorlu taşıt trafiğine kapalı olduğundan, bünyesinde barındırdığı kültürel hazineleri güvenli bir biçimde keşfe çıkabilirsiniz.“Atina’da nerede kalınır?” sorusuna cevap arayan gezginler için ideal konaklama bölgelerinin başında gelen Plaka, Yunan Halk Sanatları ve Yahudi Müzesi başta olmak üzere birçok kültürel tesise ev sahipliği yapıyor.Kentin bu kesiminde ayrıca sayısız alışveriş seçeneği bulunuyor. Tabii siz tüm bunların öncesinde kentin kökenleri hakkında bilgi sahibi olmak için kazı alanlarını ziyaret edebilirsiniz.

Akropolis (Acropolis) & Parthenon

Plaka’daki keyif dolu gezintinizin ardından rotanızı kentin en önemli simgesi durumundaki Akropolis ve Parthenon’a çevirebilirsiniz.Günümüzden yaklaşık 2400 yıl önce inşa edildiği düşünülen yapı kompleksi; bir dizi tapınak ve kamu binasından oluşuyor. Atina manzarasını tüm güzelliği ile gözler önüne seren tarihi yerleşim için kentin en yüksek noktasının seçilmesinde, tanrılara yakın olma isteğinin büyük payı bulunuyor.Akropolis’in en yoğun ilgi gören bölümünü ise M.Ö. 438 yılında Panathenaic Festival için Iktinos ve Kallicrates gözetiminde inşa edilen Parthenon oluşturuyor.Çağının en büyük tapınağı olduğu bilinen yapının inşasında, kente 17 kilometre uzaklıktaki ocaklardan çıkartılan 22 bin ton mermer kullanılmış. Athena’ya adanan tapınak, her biri 13 parçadan oluşan 58 sütunla çevrelenmiş.

Atina’daki Festivalleri

Atina’ya seyahatinizi daha eğlenceli ve anlamlı kılmak için şehirdeki önemli etkinlik ve festival tarihlerine göz atabilirsiniz.

-The Greek Festival (Haziran-Ağustos)
-İnternational Jazz&Blues Festivali (Nisan)
-Rockwave Festivali (Haziran- Ağustos)
-İnternational Dancing Festival (Haziran-Ağustos)
-Tradiotinal Dancing Performance (Mayıs- Ekim)

Atina’ya Ne Zaman Gidilir?

Ilıman bir iklime sahip olan Atina’ya yılın her mevsimi gidilebilir. Her mevsim yapılacak bir aktivitenin olduğu kent misafirlerine eşsiz bir tatil deneyimi sunar. Nisan ve haziran ayları arasında mükemmel bir bahar havasına sahip olan kent aynı zamanda yaz aylarına oranla daha sesiz ve huzurludur.Şehri rahat rahat gezmek, trafik ve kalabalıktan uzak kalmak için ilkbahar ya da sonbahar aylarını tercih edebilirsiniz. Atina’nın tüm doğal ve tarihi güzelliklerinin tadına varabilmek için 4-5 günlük bir tatil programı yeterlidir.

Atina’da Ne Nerede Yenir?

Dünyanın dört bir yanından pek çok mutfağın etkisiyle şekillenen Atina’da hem yöresel hem de dünya mutfağından pek çok lezzeti deneyimleyebilirsiniz. Zeytinyağlıları, kahvaltısı, et yemekleri ile ünlü olan Atina, sunum ve doyurucu porsiyonlarıyla da ziyaretçilerinden tam puan alıyor.

Yunan Sokak Yemekleri (Koulori): Syntagma Meydanı ve Panepistimiou Sokağı’ndaki sokak satıcıları
Geleneksel Yunan Mutfağı: Dinner in the Sky, Scala Vinoteca, Fillipou Restoran, Cafe Avissinia
Deniz Mahsülleri: Arcadia Restoran, Trata Fish Tavern

Atina’da Ne, Nereden Alınır?

Atina’ya gelen turistlerin ilgisini çekebilecek birçok hediyelik eşya seçeneği bulunuyor. Meşhur Yunan zeytinyağı için Plaka ve Monastiraki’de bulunan dükkanları inceleyebilirsiniz.Bir diğer ünlü Yunan eşyası sandaletler için ise ünlü sandalet ustası Stavros Melissinos’un Monastiraki Meydanı’ndaki dükkanını ziyaret edebilirsiniz.Syntagma Meydanı’nın aşağısında yer alan mağaza ve dükkanlarda aradığınız her şeyi bulabilirsiniz. Meydanda bulunan Ermou Street caddesinde ise zincir mağazalar yer alır.Pazar deneyimi yaşamak istiyorsanız Monostiraki Pazarı’na gidebilirsiniz. Vintage meraklısı iseniz Exarcheia bölgesinde yer alan Yesterday’s Bread mağazasını mutlaka gezmelisiniz.

Atina’da Gece Hayatı

Gece hayatının hareketliliği ile ön plana çıkan Atina’da; kafe, restoran, bar ve gece kulübü gibi birçok farklı eğlence seçeneği bulunuyor. Avrupa’nın en modern konser salonlarından biri olan Megaron Mousikis’e sahip olan şehir, eşsiz müzikaller ve dünyaca ünlü konserlere ev sahipliği yapıyor.Geleneksel Yunan müzik aleti olan buzuki eşliğinde yemek yiyip dans etmek için Yunan tavernalarını tercih edebilirsiniz. Klasik bir gece geçirmek için Vinilio, taverna tadında eğlenmek için Pixi’yi, Mavros Gatos’u ve canlı bir gece için Enzzo de Cuba’ya gidebilirsiniz. Yeraltı ve tekno müzik hayranı iseniz Six D.o.g.s ve Dybbuk’a rotanızı çevirebilirsiniz.

Atina Ulaşım

Gelişmiş bir metro ağına sahip olan Atina’da şehir içi ulaşımı destekleyen tramvay, troleybus, banliyö trenleri ve otobüs hatları bulunuyor. Hızlı bir ulaşım için metronun tercih edildiği şehirde Havaalanı metrosu dışındaki tüm hat yolcularına 70 dakikalık, 1 saatlik ve 5 günlük bilet seçenekleri sunuluyor.Bu biletler aynı zamanda otobüslerde de kullanılabiliyor. Metro; mavi, yeşil ve kırmızı olmak üzere üç hatta sahip. Bu hatlarla Akropolis, Pire Limanı, Olimpiyat Stadyumu, havalimanı ve pek çok turistik noktaya ulaşabilirsiniz. Şehir merkezi ile güney sahilini birbirine bağlayan tramvaylarda üç hattan oluşur.Birinci hat şehir merkezinden Barış ve Dostluk Stadyumu’na; İkinci hat şehir merkezinden Güney banliyösüne ve son hat da kıyı bölgesine hizmet eder. Yaz aylarında Atina Plajları’na seyahat etmenin en kolay yolu tramvaylardır.

Atina’da Nerede Kalınır? Otel Tavsiyeleri

Her yıl binlerce turiste ev sahipliği yapan Atina, konaklama seçeneği açısından zengin bir kenttir. Şehir merkezinde konaklamak isteyenler genellikle müzelere ve arkeolojik noktalara yakın olan Plaka bölgesini tercih ediyor.Gece hayatını ve hareketli yaşamı sevenler Psirri ve Monastiraki bölgesinde karar kılıyor. Atina’nın tam merkezinde bulunan Syntagma bölgesi ise turistik yerlere yürüyerek bile ulaşabilmenizi sağlıyor. Lüks ve sakin bir tatil deneyimi için ise Kolonaki bölgesini tercih edebilirsiniz.Genç turistler genellikle Exarchia bölgesini tercih ediyor. Deniz, kum ve güneş üçlüsünü sevenler kentin güney kısmındaki Glyfada, Voula ve Vouliagmeni bölgelerinde konaklıyor.Beş yıldızlı lüks bir tatil için Athenwas Hoteş, Electra Palace Otel ya da Hotel Grand Bretagne’yi tercih edebilirsiniz. Bunun yanında Marina Hotel, My Athens Hotel ve Best Western Otel de şehrin en çok tercih edilen otelleri arasında yer alıyor.

Royal Olympic Hotel

Şehir merkezi 1.7 km mesafedeTemple of Olympion Zeus 200 m mesafede, Otel Apostolos Nikolaidis Stadium’a yakın bir konumda ve mevsimlik açık havuzun yanı sıra tepeler manzarasına sahiptir.

Wyndham Grand Athens

Şehir merkezi 700 m mesafedeNational Theatre of Greece 400 m mesafede, Otobüs durağına yakın bir yerde bulunan bu delüks otel, Lycabettus Tepesi, Saronic Körfezi’nın nefes kesen manzaralarını, fitness dersleri, spor salonu, fitness merkezi sunmaktadır.

President Hotel

Şehir merkezi 3.2 km mesafedeAustralian Embassy Athens 500 m mesafede, Art Gallery’a yakın konumda yer alan otel, 516 odaya ve mevsimsel havuza sahiptir.

Novotel Athenes

Şehir merkezi 800 m mesafedeLarissis Metro – Railway Station 500 m mesafede, Atina Şehir Merkezi semtinde bulunan otel Roma mimarisi tarzı bir binada Apostolos Nikolaidis Stadium’a yakın bulunur.

Amalia Hotel

Şehir merkezi 1.2 km mesafedeCypriot Embassy Athens 100 m mesafede, Lycabettus Tepesi’a yakın merkezî bir yerde konumlanan otel 98 lüks oda ve lobi restoranında uluslararası menüsü sunar.

Poseidon

Şehir merkezi 7.5 km mesafedeKalamaki Marina 500 m mesafede, Kapalı havuz ve Saronic Körfezi, Saronic Denizi manzarasına sahip otel, Atina Sahil semtindeki tramvay durağına yürüme mesafesinde yer almaktadır.

Coral Hotel Athens

Şehir merkezi 7.2 km mesafedeKalamaki Marina 1.4 km mesafede, Konuklar bu büyüleyici otelde Saronic Körfezi’nın mükemmel manzarasının ve harika konumun tadını çıkarabilir.

The Stanley

Şehir merkezi 700 m mesafedeNational Theatre of Greece 400 m mesafede, Atina şehrinin merkezinde yer alan otel, çatı katında yüzme havuzuna ve büyüleyici manzaralara sahiptir.

Museum Hotel

Şehir merkezi 800 m mesafedeEpigraphical Museum 100 m mesafede, Otel bünyesinde özel yüzme havuzu bulunurken Atina şehrinin merkezinde güzel bağlantılı konum sunulmaktadır.

My Athens Hotel

Şehir merkezi 400 m mesafedeTechnopolis 200 m mesafede, Konuklar, özel yüzme havuzu sunan ve merkez tren istasyonunun yakınında banliyö semtinde bulunan bu 55 odalı otelde konaklamanın tadını çıkaracaklar.

Aristoteles Hotel

Şehir merkezi 700 m mesafedeAlfa theatre 400 m mesafede, Konuklar, Atina şehrinin kalbinde merkezî bir yerde bulunan bu otelde özel yüzme havuzundan ve geleneksel restorandan yararlanabilirler.

Athens Delta Hotel

Şehir merkezi 900 m mesafedeLarissis Metro – Railway Station 600 m mesafede, Otel, Atina şehrinin kalbinde 35 odası ile Akropolis’a kolay erişim imkanı olan konaklama sunmaktadır.

Glyfada Riviera Hotel

Şehir merkezi 12.6 km mesafedeGlyfada beach 500 m mesafede, Glyfada Golf Course’a kolayca ulaşabileceğiniz bu otel, özel bir banyo ile 48 odadan oluşmaktadır.

Hilton Athens

Şehir merkezi 2.1 km mesafedeNational Gallery 300 m mesafede, Apostolos Nikolaidis Stadium’a yakın Ilisia semtinde merkezî bir konumda yer alan bu otel, güneşlenme terası, ısıtmalı kapalı havuz, tenis kortu sunmaktadır.

Astor Hotel

Şehir merkezi 900 m mesafedePaletta 100 m mesafede, Otel, Yunan mutfağından yemekler sunan klasik en üst katta bulunan restorana sahip olup Train Museum’nın hemen yakınında yer almaktadır.

By admin

Google Ping | Site Haritası