Münih Gezi Rehberi - Lebego1.Com

Münih’in en sevdiğimiz yanlarından biri görmeyi en çok isteyeceğiniz yerlerin ya birbirine çok yakın olması ya da birinden diğerine kolaylıkla ulaşılması. Şehrin eski dokusunu içinize çekebileceğiniz Altstadt bölgesinden, birkaç üniversitenin bir arada bulunması sebebiyle genç nüfusun yoğunlaştığı ve haliyle cıvıl cıvıl olan Maxvorstadt’a, hatta 1972’de Münih’te gerçekleşen (ve maalesef bir katliama konu olan) Olimpiyat Oyunları’na ev sahipliği yapan Olympiastadion ve Olympiapark taraflarına toplu taşıma ile çok rahat bir şekilde ulaşabilirsiniz.Pek çok uygarlığa ve kültüre ev sahipliği yapmış olan Münih, gotik yapıların ilk örneklerini de barındırır. 15. yüzyılda Gotik Sanat etkisi altına girmesi bu gotik yapıların en belirgin sebebidir.Münih, serin ve yağışlı bir şehirdir. Yılın en sıcak günleri ağustos ayında yaşanır. Şehre yapılacak olan seyahatlerin mayıs ve ekim ayları arasında yapılması önerilir. 3 günlük bir seyahat süresi şehrin tamamının gezilmesi için yeterlidir.Münih’te bazı müzeler pazar günleri 1 Euro’ya gezilebiliyor! Bunların içinde Alte Pinakothek, Bayerisches Nationalmuseum, Neue Pinakothek ve Pinakothek der Moderne gibi müzeler yer alıyor. Bunun yanı sıra bazıları tamamen ücretsiz, bazıları da 18 yaş altındakilere ücretsiz giriş sağlıyor. Her zaman vurguladığımız üzere, yeni ufuklar keşfetmek için elinizde deste deste Euro’lar olmasına gerek yok. Şehirlerin sunduğu bu gibi imkanlar o şehrin miraslarını ziyaret ederken, kültürel imkanlarından faydalanırken cebinizin yanmamasını sağlıyor.

Münih’te Mutlaka Gezilecek Yerler

Kendine özgü doğal güzellikleri ve köklü geçmişi ile her yıl binlerce turiste ev sahipliği yapan Münih; korunmuş mimarisi, müzeleri, sanat galerileri ve tarih kokan sokakları ile misafirlerine eşsiz bir seyahat fırsatı sunuyor.Berlin ve Hamburg’dan sonra Almanya’nın en büyük üçüncü şehri olmasına rağmen kendinizi bir şehirden çok büyükçe bir kasabada gibi hissedebilmeniz de bu yüzden bizce.Meydanı domine eden neo-barok binaların ortasında şehrin eski kapılarından Karlstor yer alıyor. Meydanın ortasında da genişçe bir fıskiye havuzu var. Bu alan kışın buz pistine dönüştürülüyormuş.

Neues Rathaus

Neues Rathaus ya da dilimizdeki adıyla Yeni Belediye Sarayı, 1898-1905 yılları arasında inşa edilmiş. Neo-Gotik stilde tasarıma sahip yapının iç kısmındaki 400 oda, kent yönetimi ile ilgili çeşitli birimler tarafından kullanılıyor.Bu nedenle gezginler, sadece haftanın belirli günlerinde düzenlenen rehberli turlara katılarak yapının içerisindeki bölümleri gezebiliyor.Yeni Belediye Binası’nın en çok ilgi çeken iki bölümüne ise saat kulesi (Glockenspiel) ev sahipliği yapıyor. Dilerseniz asansör aracılığıyla 85 metrelik kulenin üst kısmına çıkıp manzaranın tadını çıkarabilir ya da binanın ön tarafında durup saatin hemen altındaki bölmede gerçekleşen şovu izleyebilirsiniz.43 çan ve 32 figür aracılığıyla gerçekleştirilen şov, iki bölümden oluşuyor. Üst kısım Dük V. Wilhelm’in Lothringenli Renata ile evliliğini, alt taraf ise fıçı imalatçılarının dansını sembolize ediyor.Gösterileri 11.00-12.00 ve 17.00’da izleyebilirsiniz. Yalnız gösteriler, kasım-şubat ayları arasındaki dönemde 17.00’da yapılmıyor.

İngiliz Bahçesi (Englischer Garten)

Avrupa’nın en büyük kent parkları arasında sayılan İngiliz Bahçesi, 1789’da Karl Teodor’un Isar Nehri kıyısına halkın kullanabileceği bir yeşil alan oluşturulması yönündeki emri doğrultusunda kurulmuş.Günümüzde konuklarına sunduğu keyifli olanaklar nedeniyle gezginlerin Münih gezilecek yerler listelerinin vazgeçilmezlerinden biri olan park, 3,7 kilometrekarelik alanı kaplıyor.Prinzregentenstrasse’nin 5 kilometre kadar kuzeyinde yer alan parka; bisiklete binmek, dinlenmek ve yürüyüş yapmak için zaman ayırabilirsiniz. Sörf yapmayı seviyorsanız, bir tahta edinip Eisbachwelle‘deki dalgalarla mücadele edebilirsiniz.Bira içip keyifli sohbetlere dalmak istediğinizde ise Çin Kulesi yakınındaki 7 bin kişilik bahçeye gidebilirsiniz. Münih’in ikinci büyük bira bahçesine birkaç adım uzaklıktaki kule, 1972’deki Olimpiyat Oyunları için inşa edilmiş.

Nymphenburg Sarayı

Eski Şehir’in 5 kilometre kadar kuzeybatısında bulunan Nymphenburg Sarayı‘nın yapımına 1664 yılında yazlık konut olarak başlanmış. 1758’e kadarki süreçte ise birçok eklemeler yapılan konut, saray olarak anılmaya başlanmış.Tarihi yapı, 1918 Devrimi’ne kadar Wittelsbach Ailesi’ne aitmiş. Ancak bu olay sonrasında Barok stildeki yapının mülkiyeti kamuya geçmiş ve eskiden sahibi olan aileye sınırlı oturma hakkı tanınmış.Saray, günümüzde görkemli bahçeleri ve bünyesinde barındırdığı müzeler sayesinde Münih’in en önemli cazibe noktaları arasında gösteriliyor.Çeşmeleri, farklı türdeki bitki ve ağaç çeşitleriyle konuklarına eşsiz güzellikte doğa manzaraları sunan bahçeler, 2004 yılından beri konser organizasyonlarına ev sahipliği yapıyor.Yapıya ulaştığınızda önce bahçelerini dolaşmanızı ardından iç kısmına geçip İnsan ve Doğa Müzesi‘ni, Taş Salon‘u, Güzel Kadınlar Galerisi‘ni ve At Arabaları Koleksiyonu‘nun sergilendiği bölümü ziyaret etmenizi öneririm.

Deutsches Museum

Bilim ve teknoloji alanında dünyanın en büyüğü olan Deutsches Museum, 1903 yılında Oscar von Miller öncülüğünde Alman Mühendisler Odası tarafından kurulmuş.Isar Nehri üzerindeki bir adaya 1772 yılında askeri amaçla inşa edilen bir yapıda faaliyetlerini sürdüren müzenin, her yaş grubundan bireye hitap eden geniş koleksiyonu 100 binden fazla objeden oluşuyor.Tamamını gezebilmeniz için en azından 2 saatlik süreyi gözden çıkarmanız gereken kültürel tesiste birçok interaktif bölüm bulunuyor. Bu bölümlerden bazılarında cam üfleme ve kâğıt yapımı ile ilgili bilgiler veriliyor.Kömür ve tuz madenlerinin birebir kopyası olacak şekilde tasarlanmış alanları ziyaret edebileceğiniz müzede ayrıca mağara resimleri, jeodezi, mikroelektronik, astronomi hakkında bilgi dağarcınızı genişletebilirsiniz. Hatta Alman mühendisliğinin en önemli eserlerinden bazılarını yakından inceleyebilirsiniz.

BMW Müzesi

Alman otomotiv devinin tarihi ve ürettiği eski modeller hakkında bilgi bulabileceğiniz BMW Müzesi, 1972 Yaz Olimpiyat Oyunları’nın hemen öncesinde ziyarete açılmış.Firmanın genel merkezi ve BMW Dünyası isimli tema alanı ile bağlantılı bir yapıda konuklarını ağırlayan müze, markanın ilk yıllarından günümüze kadarki süreçte kaydettiği gelişime vurgu yapıyor.Gümüş renginde ve çanak şeklinde binası ile dikkat çeken kültürel tesiste sergi alanları, 7 farklı temaya ayrılmış. Motosiklet ve motor yarışlarına ayrılmış bölümlerin de bulunduğu tesisteki bu 25 alanı ziyaretçilerin rahatça gezebilmeleri için bir tur güzergahı oluşturulmuş.

Olympiapark & Olympiaturm

BMW Müzesi’ne yakın konumdaki Olympiapark & Olympiaturm, adından da anlayabileceğiniz üzere 1972 Yaz Olimpiyatları için inşa edilmiş.Bir zamanlar askeri geçit törenlerinin yapıldığı ve 1909’da ilk zeplinin iniş yaptığı alan üzerinde yükselen Olimpiyat Parkı, günümüzde sportif ve eğlence amaçlı organizasyonlara ev sahipliği yapıyor. Yerel halk ve gezginler parkı ayrıca diledikleri zaman açık alan ve salon sporları olanakları için ziyaret edebiliyor.Yürüyerek ya da tur otobüsüne binerek gezebileceğiniz parkta, olimpiyat stadyumu ve Sea Life gibi her yaş grubuna hitap eden cazibe noktaları bulunuyor.En yoğun ilgiyi ise 290 metre yüksekliğindeki Olympiaturm yani Olimpiyat Kulesi çekiyor. Kulenin en üst noktasından, kent manzarasını izleyerek keyifli vakit geçirebilirsiniz. Havanın açık olduğu günlerde kulenin seyir bölümünden Alpler de görülebiliyor.

Viktualienmarkt

Eğer seyahat ettiğiniz kentlerde sokak pazarlarını gezmekten hoşlanıyorsanız, Marienplatz’dan yürüyerek kısa sürede ulaşabileceğiniz Viktualienmartkt‘ı Münih gezilecek yerler listenize dâhil edebilirsiniz.Gurme lezzetlere yer verilmesi nedeniyle Orta Avrupa’nın en iyileri arasında gösterilen pazar, ilk başlarda Marienplatz’da kuruluyormuş. Ancak alan küçük gelmeye başlayınca, 1807 yılında şimdiki yerine taşınmış.Tezgâhlarının büyük çoğunluğu kurulduğu ilk günlerden beri aynı aileler tarafından işletilen pazarda taze meyve ve sebzeden peynir çeşitlerine, reçelden mantar türlerine kadar birçok farklı ürünü bulabilirsiniz. Pazar hariç haftanın hangi günü buraya giderseniz gidin, oldukça canlı bir bira bahçesi ve lezzetli yemekler bulabilirsiniz.

Asamkirche (Asam Church)

Kentin kalbi Marienplatz’dan Orta Çağ’da kente giriş-çıkışı kontrol altına almak için inşa edilen üç kapıdan biri olan Sendlinger’e doğru giderken önünden geçeceğiniz Asamkirche, 1733-1746 yılları arasında inşa edilmiş.İnşasında önemli rolü oynayan iki kardeşin soyadı ile anılan bu şirin dini yapı, Geç-Barok stilin kentteki en önemli temsilcisi konumunda.Dört bir yanı yaldızlı çelenkler, bükümlü sütunlar ve mermerler ile süslü kilisenin en gösterişli kısmını, Aziz John Nepomuk‘un hayatını anlatan tavan freski oluşturuyor.Kilisenin güney tarafındaki evde zamanında kardeşler otururken kuzeydeki konut görevli din adamlarının konaklaması için kullanılmış. Her iki yapıda da Rokoko süslemeler dikkat çekici bir görünüm oluşturuyor.

Odeonsplatz

İtalyan stili mimariye sahip Odeonsplatz, 20. yüzyılın ilk yarısında Nazi Partisi’nin kuruluş yeri olan Münih’te birçok siyasi olaya şahitlik etmiş.Meydan günümüzde ise eğlence olanakları ve ev sahipliği yaptığı kültürel etkinlikler ile geniş kitleleri kendisine çekiyor. Üstelik sosyal açıdan renkli alanın çevresinde farklı özelliklere sahip çok sayıda cazibe noktası bulunuyor.Noel öncesinde kente giderseniz, meydanın hemen arkasındaki alanda kurulan pazara uğramanızı tavsiye ederim. İç dekorasyonu ile konuklarını büyüleyen Munchen Residenz ve popüler gece kulübü Filmcasino’nun bulunduğu meydandan Ludwidstrasse ve devamındaki Leopoldstrasse‘ye doğru yürüyecek olursanız, önce Münih Üniversitesi’ni ardından ise Bavyera Ordusu’nun 19. yüzyılda kazandığı zaferler anısına inşa edilen Siegestor isimli anıtı görebilirsiniz.Odeonsplatz’da vakit geçirirken yorulduğunuzu hissederseniz, Hofgarten’de mola verebilirsiniz.

Theatinerkirche

1663-1690 yılları arasında İsviçreli mimar Enrico Zuccalli gözetiminde inşa edilen Theatinerkirche‘nin Barok stili tasarımında, Roma’daki Sant’ Andrea della Valle’den ilham alınmış.Hardal sarısı rengi ve mimari ihtişamı sayesinde kısa sürede kentin simgelerinden biri haline gelen dini yapının inşa edilme amacı, Veliaht Prens Max Emanuel’in doğumunu kutlamakmış.Bavyera Kraliyet Ailesi’ne mensup birçok bireyin mezarlarının bulunduğu kilise, Roma’daki türdeşlerini andıran ikiz kuleleri ve gösterişli kubbesi sayesinde kentin yüksek kesimlerinden kolayca fark edilebiliyor. Yapının, sadeliğin ön planda olduğu iç kısmında ise en yoğun ilgiyi sunakları ile vaiz kürsüsü çekiyor.

Altes Rathaus

Yeni Belediye Binası’na sırtınızı dönüp sağ tarafa doğru bakacak olursanız, Altes Rathaus‘u görebilirsiniz. Üçgen şekilli çatısı ve açık renkleri sayesinde meydandaki diğer yapılar arasından kolaylıkla seçilebilen Eski Belediye Binası, ilk olarak 1460 yılında Jörg von Halsbach tarafından inşa ettirilmiş.Ancak bu bina önce yangın ardından da II. Dünya Savaşı’ndaki bombardımanlar nedeniyle iki defa kullanılamaz hale gelmiş. Münih tatili sırasında görme fırsatı bulabileceğiniz şu anki yapı ise aslına uygun inşa edilmiş bir kopyadan ibaret aslında.Hitler’in propaganda bakanı Goebbels’in 1938’de Kristallnacht hareketini başlattığı nefret konuşmasına sahne olan yapının güney kulesinde, günümüzde Oyuncak Müzesi faaliyet gösteriyor. Çocuklu ailelerin yoğun ilgi gösterdikleri müzede, büyük çoğunluğu klasik tipte parçalardan oluşan zengin bir koleksiyon sergileniyor.

Maximilianstraße

Max-Joseph-Platz ile Bavyera Eyalet Meclisi’nin toplandığı Maximilianeum arasında uzanan Maximilianstraße, adını aldığı Bavyera Kralı II. Maximilian’ın emri doğrultusunda inşa edilmiş.Kente yeni bir mimari stil kazandırmak amacıyla 1850 yılında yapımına başlanan cadde, günümüzde batı tarafındaki lüks alışveriş olanakları nedeniyle moda tutkunu gezginlerin Münih gezilecek yerler listelerinde kendisine kolaylıkla yer bulabiliyor.Lüks konaklama seçeneklerine de ev sahipliği yapan cadde üzerinde ağırlıklı olarak Chanel, Dior, Versace gibi dünya çapında ün kazanmış markalara ait mağazalar faaliyet gösteriyor.Bir diğer popüler alışveriş bölgesi olan Brienner Caddesi‘ne yakın konumdaki bulvarda ayrıca üst düzey sanat galerilerini ve kuyumcuları da ziyaret edebilirsiniz.

Munich Residenz

1385’te bir Orta Çağ kalesi olarak inşa edilen Munich Residenz, zaman içerisinde saraya dönüştürülerek 1508-1918 yılları arasında Wittelsbach Hanedanı tarafından yönetim merkezi olarak kullanılmış.Odalarının dekorasyonu ve sanat koleksiyonları Rönesans’tan Neo-Klasisizm’e kadar farklı üsluplara özgü izler taşıyan saray, II. Dünya Savaşı’nı ağır hasarla atlatabilmiş. Savaşın ardından ise kent yönetimi vakit kaybetmeden yeniden yapımına başlayarak yapıyı ziyarete açmış.Saray, günümüzde Bavyera’nın en büyük müze kompleksi olarak anılıyor. Residenzmuseum adlı bölümde hanedanın yaşam tarzı farklı dönemlere ayrılarak anlatılıyor.Hazine Odası‘nda ise değerli eserler ve mücevherler sergileniyor. 10 avlusu ve 130’dan fazla odası bulunan sarayın barındırdığı tüm değerli ayrıntıları kendi gözlerinizle görmek isterseniz, mutlaka rehberli turlara katılmanızı tavsiye ederim.

Bayerische Staatsoper (Bavarian State Opera)

İhtişamlı performanslara sahne olan Bayerische Staatsoper, Kral I. Maximilian’ın Munich Residenz bünyesindeki Cuvillies Tiyatrosu’nu küçük bulması üzerine ilk olarak 1818 yılında hizmet vermeye başlamış.1923 yılında bu bina yangın nedeniyle kullanılamaz hale gelince 2 yıl gibi kısa bir sürede yenisi inşa edilmiş. Ancak yeni opera binası da II. Dünya Savaşı nedeniyle uzun ömürlü olamamış. Bunun üzerine 1963’te Karl von Fischer’in orijinal planlarına sadık kalınarak günümüzdeki binanın yapımına girişilmiş.2500 metrekarelik dev sahnesi ile dikkat çeken yapıda, 1849 yılından itibaren çok sayıda önemli performans ilk kez seyirciyle buluşmuş. Binanın hayranlık uyandıran iç kısmını görmek isterseniz ya gösterimlerin yapıldığı gün için bilet almanız ya da rehberli turlara katılmanız gerekiyor.

Allianz Arena

2005 yılında açılışı gerçekleştirilen Allianz Arena, Olimpiyat Stadyumu’nun ardından kente gelen futbol aşığı gezginlerin en yoğun ilgi gösterdikleri yer olma özelliği taşıyor.Bayern Münih‘in hem ligde hem de Avrupa kupalarında iç saha maçlarını oynadığı teknoloji harikası stadyumun yapımı, 340 milyon Euro’ya mal olmuş.Maç günleri belirlenen temaya göre LED kaplı dış duvarları farklı renklere bürünen stadyumun kapasitesi, ulusal karşılaşmalarda 75 bin kişiye çıkıyor.Allianz Arena’yı gezmek isterseniz, rehberli turlara katılabilirsiniz. 20 kişilik gruplar halinde düzenlenen turlar esnasında konferans alanı, soyunma odaları, çıkış tüneli ile yapının büyük ilgi uyandıran dış kısmı ziyaret ediliyor.Turlar ayrıca dünya çapında üne sahip futbol kulübünün şimdiye kadar kazandığı kupa ve ödüllerin sergilendiği müzeyi de kapsıyor.

Munich Stadtmuseum

Geçmişte ahır ve cephanelik olarak kullanılan Gotik tarzdaki yapı kompleksinde ziyaretçilerini ağırlayan Munich Stadtmuseum, Ernst von Destouches tarafından 1888 yılında kurulmuş.Kültürel tesiste Münih’in tarihi hakkında bilgiler, yaratıcı ve düzenli bir şekilde konuklara aktarılıyor. Müzedeki salonlarda sergilenen tüm materyaller ile ilgili bilgilendirmenin daha doyurucu olması için ses kılavuzları ve kitapçıklar kullanılıyor.Müzede sergilenen objeler 6 farklı temaya ayrılmış. Kent tarihi ve kültürü asıl odak noktasını oluştururken ulusal sosyalizm, müzik koleksiyonu gibi tüm dünyayı etkileyen akım ve dallara da yer verilmiş. Hatta tesis içerisinde birkaç bölüm kukla tiyatrosu, fotoğraf ve film kategorilerini ilgilendiren materyallerin gösterimine ayrılmış.

Hofbrauhaus

Münih gezilecek yerler listesinin son sırasını, özellikle gastronomiye ilgi duyan gezginler için adeta bir mabet niteliğinde olan ünlü birahane Hofbrauhaus‘a ayırdım.Gösterileri ve keyifli atmosferi ile ünlü 3 katlı mekânın tarihi, 16. yüzyıla kadar uzanıyor. Münih’in ünlü bira markası Hofbrau‘ya ait birahanede eskiden damıtım da yapılıyormuş. Ancak şimdilerde sadece eğlenceye odaklanılmış.Birayı, eğlenmeyi ve yerel kültürü tanımayı seviyorsanız Marienplatz ziyaretiniz sırasında mutlaka uğramanızı önereceğim mekân, tamamen kapalı olduğu için konuklar hava şartlarından hiçbir şekilde etkilenmiyor.Gelenin boş bulduğu yere oturduğu birahanede özellikle canlı müzik yapılan sahneye yakın bir masa bulabilirseniz, ortama daha hızlı adapte olup gece yarısına kadar doyasıya eğlenebilirsiniz.

Marienplatz

Münih gezilecek yerler listenizin ilk sırasına, gerek canlı atmosferi gerekse de kentin en önemli tarihi yapılarına ev sahipliği yapması nedeniyle Marienplatz‘ı yazabilirsiniz.Kentin kurulmasının ardından meydan, bir süre suçluların cezalandırıldığı ve idamların gerçekleştirildiği bir yer olarak kullanılmış.Son yaşanan veba salgını sırasında ise yerel halk burada Meryem Ana’ya dua etmek için toplanmış. Hatta 1658 yılında meydanın ortasına, adını aldığı dini şahsiyeti tasvir eden bir heykel yerleştirilmiş.Günümüzde meydan, tarihi dokusu nedeniyle gezginlerin Münih’te ziyaret ettikleri gözde yerlerden biri olmayı sürdürüyor. Yazımın ilerleyen bölümlerinde haklarında detaylı bilgiler vereceğim yeni ve eski belediye sarayları ile St. Peter Kilisesi, meydana görkem katıyor.Burada zaman geçirirken yorulursanız, Yeni Belediye Sarayı’nın hemen karşısındaki kafeye gitmenizi tavsiye ederim. Mekân, hem türdeşlerine nazaran daha ucuz hem de elmalı tartları oldukça lezzetli.

Frauenkirche

Münih Katedrali adıyla da anılan Frauenkirche, Jörg von Halsbach gözetiminde 1468-1488 yılları arasında inşa edilmiş.Kilisenin yapımı sırasında yaşanan finansal zorluklar, kuleleri başta olmak üzere birçok kısmının inşasının farklı yıllarda tamamlanmasına neden olmuş.Mesela İtalyan Rönesans stilindeki yapının kubbesi, 1524 yılında tamamlanabilmiş. Malzeme yetersizliğinden farklı uzunluklara sahip olan kulelerin inşası ise 1525 yılında bitirilebilmiş.Kilisenin, iç kısmındaki süslemelerin büyük kısmı II. Dünya Savaşı sırasında yok edilmiş. Ağır yıkıma rağmen girişindeki “Şeytanın Ayağı” gibi ilginç bir detay varlığını korumayı başarmış.Güney Kule’den seyredilebilen kent manzarası, zaman içerisinde iki farklı şehir efsanesinin doğmasına neden olan ayak izinin dışında gezginleri yapıya çeken en önemli özellik olarak öne çıkıyor. Kilisede ayrıca Kral IV. Ludwig başta olmak üzere birçok önemli ismin mezarı bulunuyor.

St. Peter Kilisesi (Alter Peter)

İçerisine girdiğinizde Alman sanatının yüzlerce yıl içerisindeki değişimine dair önemli ipuçları bulabileceğiniz St. Peter Kilisesi‘nin tarihi, 12. yüzyılın sonlarına kadar uzanıyor.Bu nedenle kentin en eski dini yapısı olarak kabul edilen kilise, 1327’deki büyük yangının ardından Gotik tarzda genişletilmiş. 17. yüzyılın başlarında ise Rönesans ve Barok stillerinin harmanlandığı bir tasarımla baştan aşağı yenilenmiş.Kilise, adını 16. yüzyılın önemli mimarlarından Erasmus Grasser’in eseri olan Aziz Peter Heykeli’nden alıyor. İç dekorasyona görkem katan bu eser dışında kiliseyi ziyaretinizde Jan Polack ve Ignaz Günther’in imzalarını taşıyan çalışmaları da inceleme fırsatı bulabilirsiniz.Dini yapının 92 metre yüksekliğindeki kulesine 306 basamaklı merdivenden çıktığınızda ise tıpkı Frauenkirche’de olduğu gibi enfes manzarayı seyredebilirsiniz.

Münih’teki Festivaller

-*Oktoberfest (Eylül-Ekim)
-Bira Festivali (Ekim)
-Filmfest München (Haziran-Temmuz)
-TollWood Winterfestival (Haziran-Temmuz)
-Mincher Operfestspiele Festival (Haziran-Temmuz)

Münih’te Ne, Nerede Yenir?

Kendine özgü mutfağı ile damaklarda kalıcı bir lezzet bırakan Münih’te yemekler genellikle et ağırlıklıdır. Yoğun olarak dana ve domuz eti kullanılan mutfakta; keklik, sülün, tavşan ve geyik etleri de tüketilir.Özellikle sabah kahvaltılarına özel olarak hazırlanan, bir tür sosis çeşidi olan “Münchner Weisswurst” oldukça ünlüdür. Münih mutfağında “blau” olarak bilinen alabalık çeşitleri de yaygın olarak tüketilir.Bunlara ek olarak pastırma ya da dana eti ile hazırlanan “leberkas” ve patatesli krep “obatza” oldukça meşhurdur. Peki, tadılması gereken onlarca lezzetiyle öne çıkan

Geleneksel Alman pastaları ve ekmekleri: Backerei E. Knapp, R. Wenig, Hofpfisterei – Ludwig Stocker
Münih’e özel et yemekleri: Schwarzreiter Tagesbar Restaurant, Vinpasa
Crab cannelloni with sea urchin butter: Restaurant Dallmayr
Almanya ve Avrupa mutfağındaki vegan ve glütensiz yemekler: Ratskeller München
Alman kahvaltısı: Basic Bio-Buffet

Münih’te Ne, Nereden Alınır?

Almanya’nın en önemli moda merkezleri arasında yer alan Münih’te, sokaklar birçok butik mağaza ve tasarım dükkânlarıyla doludur.Münih caddeleri arasında; alışveriş için en popüler olanlar Neuerstrasse, Kaufingerstrasse, Theatinerstrasse, Residenzstrasse ve Maximillianstrasse caddeleridir. Şehir halkı ve gelen turistler özellikle Münih sokak pazarlarına oldukça ilgilidir.Viktualienmartk, Elisabethmartk, Auer Dult, Noel pazarı gibi sokak pazarlarını ziyaret ederek kendinize ve sevdiklerinize hediyeler alabilirsiniz. Sevdiklerinize kolay taşıyabileceğiniz bir şeyler almak isterseniz, Almanya’nın dillere destan çikolatalarından satın alabilirsiniz. Bunun dışında Schwabing’de bulunan alışveriş mekânlarını da ziyaret edebilirsiniz.

Münih’de Gece Hayatı

Münih gece hayatı konusunda oldukça hareketlidir. Özellikle şehrin güneyinde yer alan bölgelerde pek çok eğlence mekânı bulunur.Scwabing ve Glockenbachviertel isimli iki bölge Münih’teki en önemli gece mekânlarını barındırır. Scwabing; üniversitelerin bulunduğu bir bölgedir ve dolayısıyla şehrin diğer bölgelerine göre çok daha hareketlidir.Glockenbachviertel ise oldukça popüler bar ve kulüplerin bulunduğu bir yerdir. Eğer eğlenmeyi ve gece hayatını seviyorsanız Münih’e gittiğinizde bu iki bölgeyi mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Münih Ulaşım

Münih’te şehir için ulaşım için metro, banliyö treni, tramvay ve otobüsleri kullanabilirsiniz. En hızlı ulaşım metro ile sağlanır. Banliyö treni ile şehir merkezinin dışında kalan bölgelere gidebilirsiniz. Bütün toplu taşıma araçları 24 saat boyunca hizmet verir. Şehirde yaşayanlar otobüsleri; metro, tren ve tramvayların gitmediği yerlere gidebilmek için kullanır. Şehir içi ulaşımda taksileri de tercih edebilirsiniz. Münih’i Köln ve Frankfurt’tan sonra, Berlin’den ise önce keşfetmiştim. Farklı zamanlarda gittiğim bu üç şehri de beğendim ama aşağı yukarı benzer tat verdiler; dolayısıyla genel Almanya algım bunların kombinasyonundan ibaret.

Münih’te Nerede Kalınır? Otel Tavsiyeleri

Şehir yıl içerisinde binlerce turiste ev sahipliği yapar. Bu nedenle konaklama çeşitliliği açısından zengindir. 500’ün üzerinde tesise sahip olan Münih’te bütçenize ve beklentilerinize uygun bir seçenek bulabilirsiniz.Ludwingvorstadt, Maxvorstadt, Alstadt-Lehel gibi bölgelerde rahatlıkla konaklayabilirsiniz. Bu bölgeler şehir merkezine oldukça yakındır ve şehri gezerken size pek çok avantaj sağlar.Smart Stay Hostel, Munich City, Europäischer Hof, Hotel Condor, Hotel Europa, Hotel Concorde, Arthotel ANA Diva, Hotel an der Oper, Hotel Amba gibi oteller Münih’in en çok tercih edilen otelleri arasında yer alır.

Hotel Daniel

Şehir merkezi 1.3 km mesafedeCentral Station Munich 400 m mesafede, Marienplatz’a yakın konumda yer alan otel, 81 odaya ve özel yüzme havuzuna sahiptir.

Atlas City Hotel

Şehir merkezi 2.0 km mesafedeMunich Workstyle 200 m mesafede, Konuklar, New Town Hall ‘nın bitişiğindeki Ludwigsvorstadt semtinde uygun bir konumda bulunan bu otelde sunulan yüzme havuzunda veya 24 saat açık bir barda dinlenebilir.

Maritim Hotel München

Şehir merkezi 1.8 km mesafedeCentral Station Munich 300 m mesafede, Konuklar, Münih şehrinin kalbinde ideal bir yerde bulunan bu otelde büyük havuzdan ve çatıdaki restorandan yararlanabilirler.

Excelsior By Geisel

Şehir merkezi 1.6 km mesafedeCentral Station Munich 100 m mesafede, Münih şehrinin merkezindeki konumun keyfini çıkarırken misafirler İtalyan mutfağını tadabilir ve özel yüzme havuzunda eğlenebilir.

Eden Hotel Wolff

Şehir merkezi 1.9 km mesafedeChildren’s Museum Munich 100 m mesafede, Otel Pinakothek yakınında uygun bir konaklama imkanı sağlamakta olup, buharlı hamam, Türk hamamı, masaj ile misafirlerini şımartmaktadır.

Hotel Europa

Şehir merkezi 2.7 km mesafedeLöwenbräukeller 500 m mesafede, 162 odalı ve 24 saat açık bir bara sahip bu otel, şehir merkezine 20 dakikalık yürüme mesafesinde, merkezî bir konuma sahiptir.

Munich Marriott Hotel

Şehir merkezi 4.5 km mesafedeMunich Re, Münchner Rückversicherung 300 m mesafede, Konaklama, lobi restoranı ile birlikte 348 oda sunan SEA LIFE Munich’ın yakınında uygun bir konuma sahiptir.

Louis Hotel

Şehir merkezi 600 m mesafedeViktualienmarkt 100 m mesafede, Merkezî bir yerde konumlanan otelde konuklar Japon mutfağının ve Isar Nehri’nın inanılmaz manzaralarının keyfini çıkarabilirler.

Arthotel Munich

Şehir merkezi 2.0 km mesafedeHolzkirchner Bahnhof 300 m mesafede, Bu iyi bakılmış otel, mükemmel bir şekilde Ludwigsvorstadt semtinde bulunur ve bahçe manzaralı 133 odası vardır.

B&B Hotel München-Olympiapark

Şehir merkezi 6.3 km mesafedeOlympia Shopping Centre 400 m mesafede, Panoramik bahçe manzarasına sahip konaklama birimleri Schauraum Ackermannbogen civarındadır.

Wombats City Hostel Munich

Şehir merkezi 1.7 km mesafedeCentral Station Munich 100 m mesafede, Viktualienmarkt’dan uzak olmayan hostel misafirlere şehrin merkezi bir bölgesinde günlük kontinental kahvaltı sunar.

Holiday Inn Munich – City Centre

Şehir merkezi 700 m mesafedeMunich Philharmonic 200 m mesafede, Görkemli şehre bakan otel, Münih şehrinin iş bölgesinde, Kaufingerstrasse’a çok da uzak.

Hilton Munich Park

Şehir merkezi 2.3 km mesafedeEnglischer Garten 1.1 km mesafede,Alışveriş bölgesinde yer alan bu çekici otel, 484 odası ile birlikte buhar banyoları, masaj gibi imkanlara sahiptir.

Regent

Şehir merkezi 2.1 km mesafedeCentral Station Munich 500 m mesafede, Münih şehrinin Pinakothek’a yakın olan otel, klasik dekorlu 189 odadan oluşmaktadır.

Hotel Goethe

Şehir merkezi 1.8 km mesafedeMunich Workstyle 200 m mesafede, Kayak bölgesinde yer alan otel, 30 odaya ve yakınlarda metro istasyonuna sahiptir.

Hotel Metropol By Maier Privathotels

Şehir merkezi 1.9 km mesafedeMunich Workstyle 300 m mesafede, Viktualienmarkt’nın hemen yanında merkezî bir konumda bulunan otel, 24 24 saat açık bir bar ile beraber konuklarına aydınlık odalar sunmaktadır.

By admin