Paris Gezi Rehberi - Lebego1.Com

Fransa turizminin kalbini oluşturan Paris, 2012 yılında 83 milyon yabancı turisti ağırlayarak dünyanın en çok turist çeken şehri unvanını elinde tutuyor. Paris sokaklarında yürürken bir film sahnesi yerine göçmenlerle dolu köşeler, sidik kokan metro durakları, güven vermeyen köşelerle karşılaşırsanız şaşırmayın. Ancak bana kalırsa bunlar Paris’in yukarıda saydığım güzelliklerini gölgede bırakamaz. Paris’e gelen turistlerin en çok ziyaret ettiği yerlerin başında Disneyland gelirken, Paris’in sembolü Eyfel Kulesi ise, Paris’te en çok ziyaret edilen yerler sırasında beşinci sırada.Paris hakkındaki genel kanı burnu havada ve kendini beğenmişlik üzerine kurulu olsa da aslında çok açık ve samimi bir şehir. Bunu anlamanız için kendisine biraz zaman ayırmanızı ister. Küçük dükkanları, birbirinden şık binaları, zarif insanları, barları, kafeleri, gece kulüpleri, restoranları ve estetik sokakları ile bambaşka bir dünya Paris. Mimarisi ve siluetiyle yalnızca bir Avrupa’nın kent imgesini yaratmamış, kendisini de değiştirip dönüştürürken etrafındaki her şeyi biçimlendirmeyi başarmış bir kent. Paris, yılın her ayında ayrı bir güzellik sunuyor. Kış aylarının ılık ve yağmurlu geçtiği şehirde, şubat-nisan ayları arasında ise daha kuru bir hava ile karşılaşmak mümkün.İlkbahar ve sonbahar aylarında serin olan iklim özellikleri yaz ayları ile beraber ılık ve nemli bir hal alıyor. Yaz aylarında sıcaklık 25-30 °C arasında seyrediyor, kış aylarında ise 7-8 °C’ye kadar inebiliyor.Paris’i baştan sona keşfetmek için en ideal aylar nisan-haziran ve eylül-kasım ayları. Bu zaman diliminde şehrin tadına varmak için en az beş gününüzü ayırabilir, büyüleyici bir seyahat deneyimi yaşayabilirsiniz.

Paris’te Mutlaka Gezilecek Yerler

Her yıl yaklaşık 30 milyona yakın ziyaretçi ağırlayan Paris’te gezilecek yerler hayli fazla. Göz alıcı meydanlar, tarihi müzeler, ihtişamlı parklar ve şık binalar arasında kendinizi kaybedebilirsiniz.Şehirde gezilecek önemli noktaları önceden belirleyerek seyahatinizi daha pratik hale getirebilirsiniz. İşte, Paris’in görülmeye değer noktaları. Şehrin sokaklarını yürümek çok keyifli, ancak Paris’in büyüklüğünü düşündüğünüzde her birine yürüyerek gitmeniz inanılmaz yorucu. Harita zonlara göre yapılmış ve Paris 5 zonedan oluşuyor. Edineceğiniz bir Paris haritasında şehrin merkezinin bir halka içerisine alındığını ve halkadan şehrin çeperine doğru ilerledikçe numaraların arttığını göreceksiniz. 1’den 20’ye kadar ilerleyen sayılar merkeze göre şehrin diğer bölgelerinin uzaklıklarını anlamak için şematize edilmiş. ‘Bölge 1’ en merkezi yeri ifade ederken eğer 20. bölgede işiniz varsa biraz yolunuz var demektir.

Île de la Cité

Île de la Cité, dönemin hükümdarlarının saraylarını ve önemli figürlerin evlerine ev sahipliği yapmış, günümüz Paris’inin ise en turistik bölgelerinden biri. Ada ve çevresinde kurulan yerleşimin bugünkü Paris’in ilk temelleri olduğu söyleniyor. Adaya Pont Neuf üzerinden ulaşılabilir. Türkçe karşılığı ‘Yeni Köprü’ olan yapı 17. yüzyılda 4. Henry tarafından yaptırılmış.Seine Nehrinin ortasında bulunan iki büyük adanın büyük olan bu adadaki en ünlü yapı ise Notre Dame Katedrali. Adadaki Orta çağa ait yapıların çoğu şehir planlamasından sorumlu Baron Georges-Eugene Haussmann’ın gazabına uğramış. Yıkımdan kurtarılan Sainte Şapeli (Sainte Chapelle), renkli camlarından içeriye süzülen rengarenk yansımasıyla ünlü. Paris’in en eski renkli camları bunlar. Şapel aşırı dinci 9. Louis tarafından kutsal emanetlerin saklanması amacıyla yaptırılmış, ancak emanetlerin çoğu Fransız Devriminde kaybolmuş.Kilisenin içini ve tarihini tanıtan turlardan birine katılabilirsiniz. Ziyaret için en uygun zaman kalabalığın en az olduğu sabah saatleri. Kilise, 2 Ocak – 31 Mart döneminde haftanın 7 günü 09.00-17.00 arası, 1 Nisan – 30 Eylül döneminde haftanın 7 günü 09.00-19.00 arasında, 1 Ekim – 31 Aralık döneminde ise haftanın 7 günü 09.00-17.00 saatlerinde ziyaret edilebiliyor. St. Chapelle Kilisesi giriş ücreti yetişkinler için 11,50€. 18 yaş altındaki ziyaretçiler için ise ücretsiz.Saint-Chapelle’in hemen kuzeyinde bulunan Conciergerie’de ise zaman zaman konserler veriliyor. Hatta Marie Antoinette giyotinle idam edilmeden önce son günlerini de burada geçirmiş. Dauphine Sarayı (Palace Dauphine), 4. Henry tarafından Dauphine olarak da bilinen 13. Louis anısına yaptırılmış. Alımlı ve cazip görünümlü restoranıyla açık havada yemek ve etraftaki insanları izlemek için çok güzel bir mekan.Notre Dame’ın gölgesinde kalmış, küçük Orta çağ sokaklarından oluşan Ancien Cloitre Quartier, eskiden aralarında kötü şöhretli Peter Abelard’ın da bulunduğu eski bir papaz okulu öğrencileri tarafından sıkça ziyaret edilirmiş. Hemen yanında bulunan Adalet Sarayı (Plais de Justice), Neoklasik tarzdaki birkaç adliye binasından oluşuyor.Adanın diğer ünlü bölgeleri ise kırmızı tuğlalı evlerin bulunduğu Place Dauphine ve katedral toplarının saklandığı yer olan Rue Chanoinesse. Paris gezilecek yerler listesinde olması gereken ada içinde görülebilecek bir başka yer de Henry IV’ın atlı heykelinin bulunduğu Square du Vert-Galant.Adanın batı tarafının sonunda bolca gölgelikli ve huzurlu bir yer olan bölge, piknik yapmak ya da kitap okumak için oldukça uygun bir yer. Ayrıca adada toplama kamplarında can vermiş 200,000 Fransız için yapılmış olan bir abide olan Mémorial des Martyrs de la Déportation de bulunuyor.

Paris Müzeleri

Paris müzeleri başlı başına vakit ayrılmayı hakkedecek kadar zengin ve etkileyici. Görülmeye değer bir müze olan Quai Branley Müzesi, Afrika, Amerika, Asya ve Okyanusya’dan eserlere ev sahipliği yapıyor. Son yıllarda Paris’e kazandırılan Mimarlık ve Mimarlık Mirası Müzesi (Cite de l’architecture et du patrimoine) ise “dünyanın en büyük mimari müzesi” olmak amacıyla açılan ve 12.yy’dan günümüze mimarinin tarihini sergileyerek modern fikirleri de göz ardı etmeyen bir müze.Muazzam Moyen Çağı Müzesi, dünyanın en güzel ve eşsiz Orta Çağ koleksiyonlarını bünyesinde saklıyor. Roma hamamları, el dokumaları, Orta Çağ dönemine ait vitraylar ve muhteşem mücevherleri burada görmeniz mümkün. Chemin Vert ve Saint Paul metro istasyonları yakınındaki barok yapıdaki Carnavalet Müzesi’nde tek bir cent harcamadan Paris’in tarihine yolculuğa çıkılabiliyor.Mimari şaheser olarak göze çarpan birçok şaheser de var Paris’te. Arap Dünya Enstitüsü bunlardan sadece biri. İslam kültüründen esinlenerek 1987’de Fransız mimar Jean Nouvel tarafından yapılmış. Müzede, Ortadoğu sanatı ve arkeolojik buluntuların sergilendiği bir bölüm de yer alıyor. Modern Sanatlar Müzesi (Paris Museum of Modern Art), Braque’den Matisse’e sanatın keyfine varmak için ziyaret listesine eklenebilir.Modern sanatlara ilgi duyanlar Avrupa’nın en geniş modern sanat koleksiyonuna sahip Pompidou Sanat Merkezi‘nin altını üstüne getirebilir. Kültür ve sanat merkezi olarak tasarlanan yer aynı zamanda kütüphane olarak da hizmet veriyor. Heykeltıraş Brancusi’nin eserlerinin bulunduğu Brancusi Atölyesi, ücretsiz olarak ziyaret edilebilen yerler arasında. Fransız entelektüel yaşamının merkezi Lucernaire Tiyatrosu, devamlı değişen ve ücretsiz olarak ziyaret edilebilen fotoğraf sergileri için en doğru adres.

Louvre Müzesi

Dünyanın en önemli ve en ünlü müzelerinden olan Louvre Müzesi, 35 bini aşkın heykel, resim, Antik Yunan, Mısır ve İslam objeleriyle ziyaretçini ağırlıyor. Mona Lisa gibi Avrupa sanat tarihine yön veren birçok değerli eserin yer aldığı müze, 1200’lerde inşa edilerek, ilk restorasyonu on altıncı yüzyılın ortalarında yapılmış bir yapı.Restorasyon sonrası Kraliyet Binası olarak hizmet vermeye hazır hale gelen bina, 1793’te müzeye dönüştürülmüş. 1980’lerde “Büyük Projeler” kapsamında müzeye eklenen 21 metre yüksekliğindeki Cam Piramit, sonraki yıllarda pek çok ödül almış. Her gün binlerce insan ziyaret ettiği müzede, tablolar, heykeller ve antikaların yanı sıra Mona Lisa, Venus de Milo gibi ünlü eserler de görülebilir. Müzenin hemen yanında bulunan ve neredeyse bir meydan büyüklüğünde olan avlu ‘Le Court Carré du Louvre’ müze ziyareti sonrası uğranılacak bir yer.Müzenin en sakin olduğu zamanlar sabah saatleri ve akşam saat 4’ten sonra. Bazı günler daha geç saatlere kadar açık oluyor, bu günleri seçmeye özen gösterin. Carrousel tarafından girerseniz, piramidin olduğu giriş bölümüne göre daha az sıra beklersiniz. Müze salı ve resmi tatillerde kapalı, pazartesi, perşembe, cumartesi ve pazar 09.00-18.00 arası açık, çarşamba, ve cuma ise 09.00-22.00 arasında açık. Louvre Müzesi giriş ücreti 9,5€.Louvre, ‘Axe Historique’ denilen yolun da başlangıcı. Axe Historique, Paris’in gelişiminin Fransa tarihine olan paralelliğinin en önemli göstergesi. Fransa’nın en eski zamanlarını temsil eden Louvre ile başlayan yol, günümüz Fransa’sının sembolü olan La Defanse’de bulunan ‘La Grande Arche’da son buluyor.

Eyfel Kulesi

Yüksekliği 320 metre olan ve 1930’a kadar dünyanın en yüksek yapısı olan Eyfel Kulesi, Paris ile özdeşleşen bir simge. Bilmeyen yoktur sanırım. 1889’da düzenlenen EXPO Fuarı için Gustave Eiffel’in tasarladığı kule, Seine Nehrinin kıyısında Champ de Mars’ta bulunuyor.Asansör veya merdivenle zirveye çıkma imkânı bulunan Eiffel Kulesinden Paris’i kuşbakışı seyretmek bir Paris gezisi klişesi. Yukarıdan Paris manzarasını, nehri ve köprüleri fotoğraflamak için ideal bir yer. Yılda 7 milyon ziyaretçi ile dünyanın en çok ziyaret edilen Eyfel Kulesi’nin son derece görkemli görülebileceği yerlerden biri Trocadero Meydanı. Gün doğumu veya gün batımı en güzel etkileyici manzarayı görebileceğiniz saatler.Kule, 13 Haziran – 29 Ağustos döneminde asansörlü ziyaretler için 09.00-00.45, merdivenli ziyaretler için 09.00-00.30 saatleri arasında; yılın kalan bölümünde asansörlü ziyaretler için 09.30-23.45, merdivenli ziyaretler için ise 09.30-18.30 saatleri arasında açık. Eyfel Kulesi giriş ücreti ise asansör ya da merdivenli ziyaret seçeneğine göre değişiyor.Asansörle ikinci kata olan ziyaretler için yetişkinlerden 16,50€, öğrencilerden 8,30€; asansörle kulenin tepe noktasına ziyaret için yetişkinlerden 25,90€, öğrencilerden 13€ giriş ücreti alınıyor. Merdiven kullanarak ikinci katı ziyaret etmek isteyen yetişkinlerden 10,40€, öğrencilerden ise 5,20€ giriş ücreti alınıyor.Eyfel Kulesi’ne çıkmak pahalı ancak Eyfel Kulesi’nin ihtişamını yemyeşil bir parkın içerisinden izleyip hayran kalmak tamamıyla ücretsiz. Le Champ de Mars Parkı, yanına piknik örtüsü, bir şişe Fransız şarabı ve dillere destan Fransız peynirlerinden alıp günbatımını bekleyenler için, kartpostallardan daha güzel Eyfel Kulesi manzarası sunuyor.

Montmartre

Paris’te insan yoğunluğunun hiç azalmadığı noktalardan biri olan Montmartre, bir tepe üzerindeki semtin ismi. Montmarte, sanatın, sanatçıların ve pek çok sanatsal akımın doğduğu tarihi bir semt. Tepede kurulan beyaz kubbeli Sacre Coeur Bazilikasından Paris manzarasını izleyen yüzlerce insan, aynı zamanda dar sokaklardaki sanat atölyelerindeki sanatçılarla tanışıp, sanat eserlerine yakından bakma şansına kavuşuyor.Picasso, Van Gogh gibi isimlerin de bir dönem çalıştığı bu bölge çok sayıda kafe, butik pastane ve restorana ev sahipliği yapıyor. Arnavut kaldırımlı ara sokaklarında yarım gününüzü geçirseniz de sıkılmayacağınız bir yer. Quartier Latin’in sokaklarında kaybolmak, kafelerin önündeki küçük masalarda gelip geçeni seyrederek bir zamanların bohem hayatını solumak gerek.Küçük, şirin alışveriş sokağı Rue de L’Olive, Martin Luther King Parkı, Sacre Coeur, Paris’teki en eski kemerli çarşılardan Passage Jouffroy görmeniz gereken yerler arasında. Montmartre aynı zamanda Moulin Rouge kabaresinin de ev sahibi.

Sacre Coeur

Sacre Coeur Baziikası, Montmarte’nin yokuşlu bir tepesinde yer alıyor. Montmartre bölgesinin baş tacı beyaz mermerden oluşan Sacré Coeur Bazilikası’nda dünyanın en ağır kilise çanının sesleri, Paris’e dair unutulmayacak deneyimlerden birisi. Paris’in en ünlü kiliselerinden biri olan ve “kutsanmış kalp” anlamına gelen kilisenin kubbeleri nedeniyle camiye de benzetiliyor.Kilise, içindeki muhteşem freskler, vitraylar, heykel ve tablolarıyla ünlü. Kilisenin yanındaki ara sokaklardan biraz daha yukarı çıktığınızda ulaşabileceğiniz Ressamlar Tepesi, dünyanın birçok yerinden gelen ressamların ve sanatçıların bulunduğu bir merkez. Gün batımında merdivenlerine oturup şehir manzarasını izleyin.Kilise yılın her dönemi 06.00-22.30 saatleri arasında ziyarete açık. Bazilikayı ziyaret etmek ücretsiz, ancak bağış kutusuna cüzi bir miktarda bağış yapmanız bekleniyor. Kulesine çıkmak için bir ücret ödemek gerekiyor. Kubbe bölümü ise mayıs-eylül döneminde 08.30-20.00, ekim-nisan döneminde ise 09.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.

Seine Nehri

Paris’i güney ve kuzey olmak üzere ikiye bölen Seine Nehri, 1991’de çevresi dünya mirası listesine alınmış bir bölge. Kıyıları zarif parklarla ve sayısız tarihi kalıntılarla çevrili olan nehrin, etrafında her biri ayrı özellikler taşıyan köprüler de bulunuyor.Paris’in en çok ziyaret edilen yerlerinin başında Seine Nehri üzerindeki Arceveche köprüsünün Quartier Latin ayağının üzerindeki mütevazı demir korkuluklar da turistlerin gözde yerleri arasına girmeyi başarmış bir yer. Burayı farklı kılan korkuluklar üzerinde aşıklar tarafından asılan kilitler.Aşıkların kilit asıp anahtarını Seine Nehrine attığı korkuluk özellikle genç çiftlerin ilgisini çekiyor. Paris aşıklar kenti olduğunu düşünen birçok sevgili bu geleneği yerine getirmek için Paris’e gelip mutlaka üzerine yazdıkları isim ve kazıdıkları sembol kalp resimleri olan kilitleri asıyorlar.

Notre Dame Katedrali

Paris’in en eski sembollerinden biri olan Notre Dame Katedrali, Seine Nehrinin üzerindeki doğal adalardan biri olan İle de la Cite’in doğu tarafında bulunuyor. 1163’te başlayıp 1345 yılında bitirilen ve iyi bir Fransa gotik mimari örneği olan 800 yaşındaki Notre Dame Katedrali, Fransız gotik mimarisinin en iyi örneği olarak kabul ediliyor. Avrupa’nın ilk gotik katedrallerinden Notre Dame hem sanatsal hem de mimari açıdan ziyaretçileri büyüleyen bir atmosfere sahip.Çanı, heykelleri, vitraylarıyla natüralizm akımının ağır etkisi altında inşa edilen bu görkemli katedral, Uzaktan baktığınızda heybetli bir katedral görürken, yanına yaklaştığınızda bir dantel gibi işlenmiş heykellerine hayran kalıyor, kendinizi küçücük hissediyorsunuz. Gotik mimari özellikleri taşıyan birbirinden farklı mimari güzellikleriyle dikkat çeken üç kapısı bulunan katedral çok büyük bir kilise orguna da ev sahipliği yapıyor.Katedralin etrafını gezmek, içini dolaşmak, 387 basamaklı merdiven ile kulenin tepesine çıkmak her Paris ziyaretçisinin yapması gereken bir şey. Kulenin tepesine çıkmak biraz zorlasa da emin olun ki göreceğiniz panoramik manzara karşısında tüm yorgunluğunuzu unutacaksınız. Yine çoğu yerde olduğu gibi burada da ziyaret için en uygun zaman sabahın erken saatleri. Güneşin yapının ön cephesini aydınlattığı bu saatlerde ziyaret kalabalığı ve kule sırası da oldukça az olur.Katedral, yaz döneminde (1 Nisan – 30 Eylül) 10.00-18.30, kış döneminde (1 Ekim – 31 Mart) 10.00-17.30 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Bilet satışı kapanış saatinden 45 dakika önce sone eriyor. Notre Dame Katedrali giriş ücreti 10€.

Garnier Operası

Charles Garnier tarafından İkinci İmparatorluk döneminde tasarlanan Opera Garnier, 1875’te Üçüncü Cumhuriyetin ilk günlerinde tamamlandı. Opera, 450 kişilik bir oyuncu kadrosunu taşıyabilen sahnesi ile dünyanın en büyük operası özelliğini taşıyor.Neo-barok stilde yapılan binada Mozart, Rossini, Beethoven, Spontini, Philippe Quinault, Meyerbeer, Fromental Halévy ve Daniel Auber gibi ünlü bestecilerin bronz büstleri bulunuyor.Yeraltında yapay bir göl meydana getiren bir yeraltı nehrinin üzerine inşa edilmiş olması Opera’nın bir diğer önemli özelliği. Gaston Leroux tarafından yaratılan Operadaki Hayalet’in (The Phantom of the Opera) hâlâ aşağılarda bir yerde dolaştığı söylenir. Opera Paris’i gezerken kaçırmamanız gereken mekanlardan biri.Opera binası, haftanın 7 günü 10.00-16.30 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Yaz döneminde ise 10.00-18.15 saatlerinde ziyarete açık. 1 Ocak, 1 Mayıs ve 25 Aralık’ta ziyarete kapalı. Garnier Operası giriş ücreti 14€. Sergi olmayan dönemlerde 12€’ya ziyaret edilen operada indirimli bilet ise 10€.

Versay Sarayı

Paris gezilecek yerler arasında önemli bir müze olan Versay Sarayı’na da gidin. 17. yüzyıla ait bir kraliyet konağı olan Versailles Sarayı, Fransa’nın en ihtişamlı zamanlarının simge yapılarıdan biri. Aynı anda 20 bin kişiyi barındırabilen yer, Avrupa’nın en büyük saraylarından biri. İspanya’da doğmuş fakat Fransa’da yaşamış birçok sanatçının eserleri, Versay Sarayı’nda sergileniyor.Göz alıcı güzellikte bahçelerle çevrelenmiş olan bahçesi, görkemli iç tasarımı ve II. Dünya savaşını sona erdiren Versay Antlaşması’nın yapıldığı en önemli dairesi Aynalı Salon’u ziyaret edin. Bahçelerinin düzeni ve güzelliği ile havuzlarındaki Apollon heykelleri göz kamaştırıcı. Saray, pazartesi hariç haftanın 6 günü 09.00-17.30 saatleri arasında ziyarete açık. 1 Ocak, 1 Mayıs ve 25 Aralık’ta ziyarete kapalı. Versay Sarayı’nın Müzikal Bahçeleri ve Müzikal Çeşme Gösterileri dışındaki kısımları 18 yaşın altındaki tüm gençlere ve 26 yaşın altındaki tüm Avrupa Birliği sakinlerine ücretsiz. Onun dışındaki kişiler saraya, Trianon’un mülkiyetine, geçici sergilere, bahçeler ve parklara, Müzikal Çeşme Gösterileri veya Müzik Bahçelerine 20€ karşılığında girebiliyor.Kasım ayından mart ayına kadar her ayın ilk pazar günü turlar için, Devlet Daireleri ve Ayna Salonu, fuarlar, Dauphin ve Dauphine’nin daireleri, Mesdames’in Daireleri, Koridor Odası, Battles Galerisi, 1830 oda, Marie-Antoinette’in Büyük Trianon ve Malikanesi kısımlarına ücretsiz giriş imkanı sunuluyor. Ayrıca tüm ziyaretçiler için Audioguide da ücretsiz.

Arc de Triomphe

Fransızların sembolü olan Arc de Triomphe eski ve yeni Paris’i birbirine bağlıyor. Tarih içinde savaşmış tüm Fransız askerlerini anmak için oluşturulmuş bu anıtın altında ise meçhul asker için sönmeden yanan bir meşale var. 100 yıldır Paris’in tepesinde bulunan ve Roma-Bizans dönemine ait yapı, Roma’nın Titus Anıtı’ndan esinlenilerek oluşturulan en geniş ikinci tak.Dizaynı 1806’de Jean Chalgrin tarafından yapılan anıt 51 metre yüksekliğindeki sütunlar üzerinde duruyor ve 45 metre genişliğinde. İç duvarlarının üzerinde 558 Fransız generalinin isimleri yazıyor. Bunlardan savaşta ölenlerinin adlarının altı çizilmiş. Dört ana sütunun kısa taraflarında Napolyon savaşları boyunca yaşanan en büyük muharebelerin adları yazıyor. Zafer Anıtı, Paris şehrinin kalbi kabul ediliyor ve tepesinden nefis şehir manzarası var.

Concorde Meydanı

Concorde Meydanı, Paris’in en ünlü meydanı. Şanzelize Caddesinin doğu çıkışında bulunan meydan her açıdan güzel bir manzaraya sahip. İronik bir şekilde 16. Louis ile Marie Antoinette’in hem düğün şenliklerinin yapıldığı hem de ihtilal zamanında Maximillien Robespierre ve Danton’la birlikte idamlarına tanıklık etmiş bir meydan.Tuileries ve Şanzelize arasında bulunan, sekiz hektarlık bir alan üzerine kurulu meydanın dört bir tarafında Fransa’nın Bordeaux, Brest, Lille, Nantes, Rouen, Strasbourg ve Marsilya şehirlerini temsil eden heykeller bulunuyor. Meydanın ortasında ise bir eşi İstanbul Sultanahmet Meydanı’nda bulunan bir obelisk bulunuyor. Bu taş Osmanlı merkezi yönetimine kafa tutan Kavalalı Mehmed Ali Paşa tarafından Fransız devletine hediye edildi.

Paris Disneyland

Avrupa’nın en çok ziyaret edilen eğlence alanlarından Paris Disneyland, yediden yetmişe herkesin zevkine hitap eden bir tema park. Büyülü bir panayırı andıran bol aksiyonlu park verdiği yaşam enerjisiyle her yaştan insanı cezbeden dünya üzerindeki sayılı yerlerden biri.İnsanın hayal gücünü zorlayan bir eğlence mekanı olan Disneyland, iki adet parkı, otelleri, dinlenme, yemek ve eğlence alanlarıyla gezginlere renkli bir dünyanın kapılarını açıyor. İster tek başınıza ister sevgilinizle ister ailecek gidin Paris’e, en az 1-2 gününüzü buraya ayırın.Disneyland, bana göre başlı başına gidilip görülmeye değer bir yer. Walt Disney’in tüm karakterlerinin yanı başınızda olduğu, çocukların neşe dolu gözlerle etrafa baktığı bu büyüleyici yerde kendinizi çizgi romanların içinde hissediyorsunuz. Disney’in hayali dünyasını sizlere sunan bu etkileyici tema parkta çocuklarınız düşlerindeki çizgi film karakterleri ile tanışırken, sizler de çocukluğunuza geri dönün.

Champs Elysées

Her Parislinin ve kenti ziyarete gelen turistin yaptığı gibi siz de Place De La Concord’dan başlayıp Şanzelize’ye (Avenue des Champs-Élysées) doğru gibi yürüyün. Yolda şık dükkânların vitrinlerine, insanların canlılığına bakın. Oradan şehrin en meşhur alışveriş caddeleri olan Rue De Rivoli, Saint-Honore ve hemen paralelinde bulunan Avenue Montaigne’e geçin.Ardından Rue Montorgueil’i görün ve hemen Marais’in dışında kalan en zarif Paris bölgesine doğru yürüyün. Akşam olduğunda da kentin en popüler gece hayatının bulunduğu mekân olan Rue Oberkampf’da kendinizi renkli ve zarif Paris gecelerine bırakın.

Orsay Müzesi

Seine Nehrinin solundaki eski tren garında yer alan Orsay Müzesi, 1800’lere ait zengin resim, heykel ve fotoğraf koleksiyonuyla kentin Louvre’dan sonraki en önemli müzesi. İnşası 1900’de tamamlanan tren garı olan müze binası, 1939’dan sonra istasyonların uzun trenler için uygun olmamasından dolayı ulaşıma kapanarak 1986’da müze haline getirilmiş. Lille Caddesi’nde yer alan müzeyi, her yıl iki milyondan fazla turist ziyaret ediyor.Müze, pazartesi günleri hariç haftanın 6 günü 09.30-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Perşembe günleri 21.45’te kapanıyor. 1 Mayıs ve 25 Aralık’ta ziyarete kapalı. Orsay Müzesi giriş ücreti 14€. 18 yaşın altındakiler, 25 yaşın altındaki öğrenciler ve öğretmenler 12€’ya indirimli bilet alabiliyor.

Île Saint-Louis

Île Saint-Louis, Notre Dame’ın tam arkasında, Seine Nehri üzerinde yer alan diğer bir ada. Genellikle ailelerin yaşadığı evlerle lüks bir semti andırıyor. Sakin ve kendi hâlinde yaşamıyla ayrı bir bölge hissi veriyor. Kafeleri, restoranları, dondurmacıları ile ünlü.Place Dauphine ve Rue Chanoinesse olmak üzere iki bölge bulunuyor. Günümüzde pek çok önemli anıtsal yapıyı üzerinde barındırması bakımından ayrı bir öneme sahip. Barok stilinde inşa edilen Saint-Louis en l’Île Kilisesi ise adanın en dikkat çeken mimari eserlerinden.

Jardins du Luxemburg

Günümüzde Fransız senatosu olarak kullanılan ve Lüksemburg Bahçeleri olarak bilinen Lüksemburg Bahçesi (Jardins du Luxemburg), on yedinci yüzyılda Lüksemburg Sarayı olarak hizmet veren bir yapı. Yemyeşil bitki örtüsü, çiçekleri, çakıl taşları ve tarihi isimlerin heykelleriyle bezeli bu bahçede çok sayıda meyve ağacı da bulunuyor.Paris’in en sevilen yeşillik alanında, öğrencileri, iş çıkışı saatlerinde evlerine dönen takım elbiseli adamları, festivalleri, tenis kortlarında ter dökenleri, Paris yetişkinleri arasında popüler olan petang oyununu oynayan insanları görmeniz mümkün.

Père Lachaise ve Montparnasse Mezarlıkları

Ünlü simaların yeşiller arasında ve huzur içinde yattığı Père Lachaise Mezarlığı’nda, edebiyatın ölümsüz isimlerinden Proust ve Balzac, mezar taşına rujlu dudak izi bırakmanın gelenek haline geldiği Oscar Wilde ve mezarına ziyarette çiçeğin yanı sıra sigara ve alkolün de sevgi göstergesi olarak bırakıldığı Jim Morrison ziyaret edilebiliyor.Père Lachaise Mezarlığı’na kıyasla daha az gösterişli olan Montparnasse Mezarlığı’nda Jean-Paul Sartre, Simone de Beauvoir ve Samuel Beckett’in mezarlarını ziyaret etmek ve huzur içerisinde bir yürüyüş yapmak mümkün.

Moulin Rouge

Kırmızı Değirmen anlamına gelen ünlü bir kabare olan Moulin Rouge, Pigalle’de yer alıyor. Dünyaca ünlü şovları, orijinal eğlence programları ve danslarıyla pek çok turisti ağırlayan ve ilginç bir tasarıma sahip olan yapı, mimari açıdan pek çok binaya öncülük etmiş, yaşayan bir müze niteliğinde.

Place des Vosges

Paris’in en eski meydanlarından biri olan Place des Vosges 1612’ye tarihleniyor. Victor Hugo’nun yaşadığı ve müzeye dönüştürülen evin de bulunduğu meydanda kırmızı tuğlalı, geleneksel mimariye sahip evler oldukça ilgi çekici.

Paris’te Ne, Nerede Yenir?

Meşhur Fransız mutfağının en güzel örneklerini deneyimleyebileceğiniz Paris’te, pek çok lüks restoranda eşsiz lezzetler tadabilirsiniz.Et yemekleri, başlangıç tabakları ve peynirleri ile öne çıkan şehirde kafe kültürü de hayli yaygın.Paris’in bohem kafelerinde kahvenizi yudumlarken turta, kek, kruvasan ve kreplerin tadına bakabilirsiniz.Karamelize edilmiş soğan ve peynirden yapılan soğan çorbası, ördek etinin marine edilmiş hali olan Confit de Canard, biftek ve çeşitli sebzelerin muhteşem buluşmasından oluşan Beef Bourguignon şehirde denemeniz gereken gurme lezzetler arasında.

Paris’te Ne Yenir?
– Kruvasan
– Makaron
– Baget Ekmek
– Soğan Çorbası
– Krep
– Ördek Confit
– Steak Frites
– Salyangoz
– İstiridye
– Ekler
– Creme Brulée
– Steak Tartare
– Croque Monsieur
– Falafel
– Ratatouille
– Beef Bourguignon
– Sufle
– Kurbağa Bacağı

Fransa’nın dünyaca ünlü güzel başkenti Paris’te karşılaşacağınız en ünlü yöresel yemekler hakkında bilgiler paylaştım. Fransız mutfağı ve ne kadar zengin olduğu göz önüne alındığında Paris’te ne yenir? yazısındaki seçenekler çok kısıtlı kalıyor. Ancak en azından Paris’i ziyaret ettiğinizde hem keyifli hem de güvenle yiyebileceğiniz yemek, tatlı ve atıştırmalıkların bir özet listesini oluşturduğumu düşünüyorum.

Paris Restoran Önerileri

Geleneksel Fransız Yemekleri: Au Bourguignon du Marais, Le Galibot, Auberge Pyrénées Cévennes Restaurant
Fast Food: King Marcel, Roomies, Chez Cleopatre
Kahveciler: Doriimu, Jozi Cafe, Monsieur Benjamin
Paris’ten Ne Hediye Alınır, Nereden Alışveriş Yapılır?

Lüksün merkezi Paris, alışveriş meraklıları için adeta bir cennet. Dünyaca ünlü alışveriş merkezlerinin yanında gösterişli butikler, vintage dükkanları ve ikinci el pazarlar da şehirde bulabileceğiniz alternatiflerden birkaçı. Giyim ürünleri ve parfüm şehirden satın alınabilecekler arasında ilk sırada.Bunun yanında peynir çeşitleri, antika objeler, porselenler de şehirdeki diğer hediye alternatifleri olarak sıralanıyor.Rue Saint Honore, Champs-Elysées ve Hausmann Bulvarı alışveriş merkezleri ve butiklerin sıralandığı bölgelerden. St-Quen (Clignancourt) ve Marché aux Puces de Vanves ise şehrin en ünlü bitpazarlarından.Pek çok ikinci el objeyi bu pazarlarda oldukça uygun fiyata almanız mümkün.

Paris’teki Festivaller

Sanatın ve kültürün başkenti Paris’te yıl boyunca pek çok etkinlik ve festivalle karşılaşmanız mümkün.Şehirde daha keyifli vakit geçirmek için bu etkinliklere göz atabilir, seyahatinizi daha renkli hale getirebilirsiniz:

-Bellyfusions Dans Festivali (Ocak)
-Uluslararası İnsan Hakları Film Festivali (Mart)
-Paris Maratonu (nisan)
-Fransa Açık Tenis Turnuvası (Mayıs)
-Paris Müzik Festivali (Haziran)
-D’automne a Paris Performans Sanatları Festivali (Eylül)

Paris Gece Hayatı

Şık barlar ve kaliteli müziğin adresi Paris’te gece hayatı da oldukça göz kamaştırıcı ve eğlenceli. Gece kulübü, bar ve disko konseptinde pek çok eğlence seçeneğine sahip olan şehirde Le Duplex, Six Seven, Queen ve Le Baron gibi mekanlarda DJ performansları eşliğinde dans edebilirsiniz.La Pena ve Barrio Latino ise şehrin gözde salsa mekanları arasında nam salmış durumda. Kokteyller eşliğinde arkadaşlarınızla sohbet edebileceğiniz mekanlar içinse Harry’s Bar ve La Perle’ye göz atabilirsiniz.Paris’in en ünlü eğlence aktivitesi ise kabareler. Le Moulin Rouge, Le Lido ve Le Folies Bergères’de en popüler performansları izleyebilir ve unutulmaz bir gece yaşayabilirsiniz.

Paris Ulaşım

Paris şehir içi ulaşım ağı açısından oldukça zengin bir şehir. Metro hatlarının şehrin banliyö bölgelerine dek ulaşması ve toplu taşıma araçlarının çeşitliliği Paris’i baştan aşağı gezmek için cazip alternatifler sunuyor. Paris’ te Charles de Gaulle ve Orly olmak üzere 2 havaalanı mevcut. Şehir merkezine ulaşım her iki havaalanından oldukça rahat. Havaalanından şehir merkezine ulaşım için yazının başında belirtilen tüm ulaşım seçenekleri dışında “shuttle” yani havaalanı servislerini de kullanabilirsiniz.

Paris’te Nerede Kalınır? Otel Tavsiyeleri

Paris, konaklama açısından pek çok seçeneğe sahip bir şehir. Lüks konaklama adreslerinden bütçe dostu alternatiflere kadar geniş bir çeşitlilik söz konusu.Paris denince akla gelen ilk semtler arasında Champs-Elysées, St. Germain, Le Marais, Louvre ve Montmarte başı çekiyor.Lüks ve konforlu otellerin yer aldığı bu semtlerin en büyük avantajı, pek çok yere yürüyerek ulaşılabilmesi.Ekonomik konaklama seçenekleri içinse Saint Paul, La Ferriere Caddesi ve Saint Denis gibi bölgeleri tercih edebilir, erken rezervasyon olanaklarından yararlanarak bütçe dostu bir seyahat planı gerçekleştirebilirsiniz.

Europe Hotel Paris Eiffel

Şehir merkezi 4.2 km mesafedeLe Village Suisse 300 m mesafede, Otel, ideal konumda bulunan 37 klasik odası ve 24 lobideki bar ile Quartier Latin semtinde bulunmaktadır.

Hotel Plaza Athenee – Dorchester Collection

Şehir merkezi 3.6 km mesafedeAvenue Montaigne 200 m mesafede, George V metro durağına ve Le Paris’a yakın bulunan konaklama tesisi 208 oda ve sağlık kulübü, jakuzi sunar.

Novotel Paris Centre Tour Eiffel

Şehir merkezi 5.2 km mesafedeBeaugrenelle Shopping Centre 200 m mesafede, Otel, ev usulü mutfağından yemekler sunan klasik otantik resorana sahip olup Champs de Mars’nın hemen yakınında yer almaktadır.

Hotel De Castiglione

Şehir merkezi 2.6 km mesafedeMusee Art Nouveau “Collection 1900” 300 m mesafede, Paris şehrinin Zafer Takı’a yakın olan otel, klasik dekorlu 99 odadan oluşmaktadır.

Intercontinental Paris Le Grand, An Ihg Hotel

Şehir merkezi 2.1 km mesafedeEdouard VII Theatre 100 m mesafede, 1998 yılında açılan lüks bir tasarıma sahip olan otel, Place Denfert-Rochereau’u ziyaret etme ve kış bahçesi, balo salonu, kütüphane gibi olanaklardan tam anlamıyla yararlanma imkanı sunmaktadır.

Hilton Paris Opera

Şehir merkezi 2.7 km mesafedeGare Saint Lazare 200 m mesafede, Zafer Takı ve limana çok uzak olmayan bu otel özel yüzme havuzuna sahiptir.

Odeon Hotel

Şehir merkezi 1.3 km mesafedeCour du Commerce Saint Andre 200 m mesafede, Batignolles semtinde yer alan bu tasarımcı otel, sigara içilmeyen odalar ve 24 saat açık restoran sunmaktadır.

Hotel Langlois

Şehir merkezi 2.4 km mesafedeGare St. Lazare 200 m mesafede, Sacré-Coeur Bazilikası yakınında bulunurken çevresinde tesisten 250 metre mesafede Liège metro istasyonu vardır.

Normandy

Şehir merkezi 1.5 km mesafedeCour du Commerce Saint Andre 1.3 km mesafede, Zafer Takı’a yaklaşık 20 dakikalık yürüme mesafesinde yer alan otel, şahane okyanus manzarasına sahip 116 oda sunar.

Hyatt Regency Paris Etoile

Şehir merkezi 5.5 km mesafedePalais des Congrès de Paris 300 m mesafede, Paris şehrindeki Montmartre’a yakın konforlu otel, güzel mimari tarzı bir binada yer almakta ve 950 odadan oluşmaktadır.

Franklin Roosevelt

Şehir merkezi 3.8 km mesafedePavillon Champs-Elysées 300 m mesafede, Uluslararası yemekleri servis eden bahçedeki restoran sunan otel, konuklarını Paris şehrinin işlek bölgesinde ağırlamaktadır.

Parc Saint Severin

Şehir merkezi 1000 m mesafedeÉglise Saint-Séverin 100 m mesafede, Paris şehrindeki Montparnasse Museum’a yakın yer alan bu otel, 27 oda ve panoramik katedral manzarası sunmaktadır.

Jacobs Inn Hostels

Şehir merkezi 2.8 km mesafedeHospital Lariboisiere 300 m mesafede, Bütçeye uygun otel, Paris şehrinin Orsay Muzesi ve Place des Abbesses gibi görülmeye değer yerlerine gitmek için iyi bir başlangıç noktasıdır.

St Christopher’S Inn Paris – Canal

Şehir merkezi 3.8 km mesafede400 m mesafede, Sacré-Coeur Bazilikası’dan 30 dakika uzaklıktaki hostel La Villette semtinde metro istasyonuna hızlı ulaşım sağlar.

Generator Paris

Şehir merkezi 2.5 km mesafedePlace Stalingrad 600 m mesafede, Paris şehrinin Sacré-Coeur Bazilikası’a yakın olan otel, modern tarzlı dekorlu 99 odadan oluşmaktadır.

Ibis Budget Paris La Villette 19Eme

Şehir merkezi 3.4 km mesafedePlace Stalingrad 600 m mesafede, Bu bütçeye uygun otel, açık havuza ve şehre bakan 292 odaya sahiptir.

Ibis Paris Tour Eiffel Cambronne 15Eme

Şehir merkezi 4.0 km mesafedeAvenue de Suffren 400 m mesafede, Orsay Müzesi’a 2.3 km mesafede yer alan bu otel, bahçedeki restoran ve açık büfe kahvaltı sunmaktadır.

St Christopher’S Inn Paris – Gare Du Nord

Şehir merkezi 2.3 km mesafedeMagenta RER Station 100 m mesafede, Paris şehrinin 3 km mesafede bulunan hostel Notre Dame du Paris’a yakın uygun konuma sahiptir.

Ritz Paris

Şehir merkezi 2.0 km mesafedeGare de Paris-Saint-Lazare 1.0 km mesafede, Opéra metro istasyonuna yakın, prestijli bir bölgede yer alan bu delüks otel, günlük açık büfe kahvaltı, emanet bagaj hizmeti, özel bir kasa, özel otopark sunmaktadır.

Hotel Chateau Frontenac

Şehir merkezi 3.8 km mesafedeEyfel Kulesi 900 m mesafede, Merkezi bir bölgede ideal konumlanan otel uluslararası yemekleri ve çocuklar için bebek karyolaları, çocuk büfesi sunar.

Ibis Budget Paris Porte De Montmartre

Şehir merkezi 4.9 km mesafedeSaint Ouen Flea Market 500 m mesafede, Montmartre semtinde yer alan bu otel, 24 saat açık bir bara ve şehir manzarasına sahiptir.

By admin