Viyana Gezi Rehberi - Lebego1.Com

Viyana. Mayıs ortasından Haziran sonuna kadar aklınıza gelebilecek farklı alanlarda festivaller, açık hava etkinlikleri ve partiler oluyor; yani Viyana’nın en çılgın zamanları Mayıs-Temmuz arası desek abartmış olmayız. Aralık Mart ayları arasında Viyana oldukça soğuk nitekim şehrin bembeyaz kar kaplı hali de bir o kadar güzel. Soğuğu öyle bir çarpıyor ki kendinizi hiç olmadığınız kadar müze düşkünü bulabilirsiniz. Ayrıca ısınmak için çok şeker kafeleri, sokak pazarları (street market) ve restoranları var. Zaten bir yerden bir yere gitmek de bir-iki tramvay yolculuğuyla mümkün olduğu için, tatilinizin zehir gibi geçme ihtimali yok. Tuna Nehri’nin ikiye böldüğü Viyana, Avusturya’nın kuzeydoğusunda yer alıyor. Kendi adıyla anılan havzaya kurulu kent, Alpler’in doğu ucunda konumlanıyor.Ülkenin yüz ölçümü bakımından en büyük kenti, Slovakya sınırına bir hayli yakın mesafede olduğundan en önemli komşusu olarak Bratislava gösteriliyor. Avusturya’nın bir diğer büyük kenti Linz ile arasında ise yaklaşık 185 kilometre mesafe bulunuyor. Viyana’da en keyif alacağınız şey filmlerden fırlama asırlık cafelerin birinden diğerine turlamak, oradaki nostaljik ve kafein kokulu ambiyansı koklamak olacak. Modern unsurların geleneksel çizgideki yapılarla başarıyla harmanlandığı Viyana’nın bu yönü, her sene milyonlarca gezginin klasik müzik konserlerini izlemek, gece hayatını deneyimlemek, alışveriş yapmak ve birbirinden değerli sanat koleksiyonlarını incelemek için şehre akın etmesine neden oluyor.Orta Avrupa’ya yönelik turların vazgeçilmez duraklarından biri olan Viyana; kültürel zenginliği, mutfak kültürü ve Barok tarzın ağır bastığı mimarisi ile konuklarını adeta büyülüyor. Çok kültürlü yapının hâkim olduğu kent, rahat atmosferi ile dikkat çekiyor.

Viyana’da Mutlaka Gezilecek Yerler

Klasik müziğin başkenti, sanatsal yönüyle gezginlerin beğenisini kazanıyor. Ancak şehirde mimari detaylarındaki zenginlik nedeniyle mutlaka görülmesi gereken birçok yapı ve birbirinden çarpıcı koleksiyonlara ev sahipliği yapan müzeler de bulunuyor. Şehir büyüsünü, atmosferini ve muhteşem mimarisin açıkça gözler önüne seriliyor. Bu yüzden şehri aceleye getirmeden ağır ağır gezmenizi tavsiye ederim. Hemen her sokakta karşınıza çıkabilecek küçük Viyana kafeleri ise hem damağa hem de göze hitap eden hem de yaşanması gereken deneyimlerden sadece biri.

Belvedere Sarayı

Barok stildeki eserleri ile tanınan ünlü Mimar Johann Lucas von Hildebrandt’ın imzasını taşıyan Belvedere Sarayı, yazlık konut olarak Prens Eugene için inşa edilmiş.Alp stilinde tasarlanmış, inanılmaz güzellikteki bahçelerle çevrili saray kompleksi, Aşağı ve Yukarı Belvedere adıyla anılan iki binadan oluşuyor. 1712-1716 yılları arasında Aşağı Belvedere’in, 1717’den 1723’e kadarki süreçte ise Yukarı Belvedere’in yapım çalışmaları gerçekleştirilmiş.Günümüzde her iki yapı da sergiler için kullanılıyor. Aşağı Belvedere ağırlıklı olarak geçici sergilere ev sahipliği yapıyor. Gösteriş için inşa edilen Yukarı Belvedere‘deki kalıcı sergi ise Orta Çağ’dan günümüze çeşitli sanatçıların yarattıkları tablolardan oluşuyor. Yapı grubunda ayrıca ahır ve kış bahçesi de ziyarete açık tutuluyor.

Museumsquartier

Sanat tutkunu gezginler için Viyana gezilecek yerler listelerinin vazgeçilmezi konumundaki yerlerden bir diğeriyse, Kraliyet Sarayı’nın hemen yanında yer alan Museumsquartier.60 bin metrekarelik alanı kaplayan bölgedeki eski kraliyet ahırları, 1998-2001 yılları arasında yenileme çalışmalarına alınarak kültürel tesislerin faaliyet gösterebilecekleri hale getirilmiş. Bu çalışmalar sırasında 150 milyon Euro harcanmış ve dünyanın 8. en büyük kültürel alanı ortaya çıkmış.Bölgede; Modern Sanat, Leopold, ZOOM Kindermuseum, Tanzsquartier, Q21, Architekurzentrum Wien, Monochrom, Modepalast ve Kunsthalle Wien adlı kültürel tesisler bulunuyor.Modern Sanat Müzesi, alanında Avrupa’nın en çağdaşı sayılıyor. Leopold‘da ise Egon Schiele ve Gustav Klimt’in birçok çalışmasını inceleyebilirsiniz.

Hundertwasser Evi

Sıra dışı görünümü nedeniyle Gaudi’nin eserlerine benzetilen Hundertwasser Evi, Sanatçı Freidensreich Hundertwasser ile Mimar Joseph Krawina’nın ortak çalışması sonucu ortaya çıkmış.Ekspresyonist mimarinin tüm özelliklerini yansıtan yapının bünyesinde 53 daire, 4 dükkân ve 16 özel teras bulunuyor. Yapıya özgün görünüm kazandırmak için terasların tümünün zemini toprakla kaplanarak toplam 250 adet ağaç ve çalı dikilmiş.Apartmanda yaşayan aileler olduğundan içerisine girip gezmek mümkün değil. Ancak altındaki hediyelik eşya dükkânına girip aynı havayı soluma fırsatı yakalayabilirsiniz.

Opera Binası

Klasik müzikten hoşlanan gezginler için adeta bir mabet niteliğindeki Opera Binası, İmparator Franz Joseph’in emri doğrultusunda 1861-1869 yılları arasında inşa edilmiş.Şehrin simgelerinden biri olan yapıda Avusturya Ulusal Operası yıl boyunca 19. yüzyıl eserleri ağırlıklı olmak üzere Barok’tan 21 yüzyıla kadar geniş bir repertuarla müzikseverlerin karşısına çıkıyor.II. Dünya Savaşı sırasında ağır hasar alan ve Neo-Rönesans stilinde yeniden inşa edilen yapıda en yoğun ilgiyi Büyük Merdiven, Schwind Fuayesi ve Çay Salonu çekiyor.

Viyana Belediye Binası

Parlamento ve Ulusal Tiyatro ile aynı alanı paylaşan Viyana Belediye Binası, 1872-1883 yılları arasında eski yapının yerine Neo-Gotik tarzda inşa edilmiş.Şehrin en etkileyici binaları arasında başı çeken Neues Rathaus’un tasarımını Friedrich von Schmidt üstlenmiş. 2.804 metrekarelik alana sahip iç avlusu Avrupa’nın en büyüklerinden biri olarak değerlendirilen yapının görünümüne ihtişam katan kulesi ise 97,9 metre yüksekliğinde.Viyana Şehir Kütüphanesi‘ne de ev sahipliği yapan belediye binasının önünde ve içerisindeki balo salonunda her yıl Mayıs ayında Life Ball isimli etkinlik düzenleniyor.Kasım ayının başında ise ön tarafındaki alana etkileyici bir Noel pazarı kuruluyor. Ocak ile Mart ayları arasında şehre seyahat edip yapının bulunduğu bölgeye giderseniz, dünyanın en güzel buz pateni pistinde kayma fırsatı yakalayabilirsiniz.

Karl Kilisesi (Karlskirche)

Kentteki en büyük yapılardan biri olan Karl Kilisesi, İmparator VI. Charles tarafından veba salgınından etkilenen halkın bir an önce iyileşmesi umuduyla kentin koruyucu azizi adına inşa ettirilmiş.1716’da başlayan yapım süreci 1737 yılında tamamlanan kiliseyi Johann Bernhard Fischer tasarlamış. Ancak 1723 yılında vefat edince inşaatı tamamlama sorumluluğunu oğlu Joseph Emanuel Fischer üstlenmiş.Sadakate ve cesarete vurgu yapan kuleleri Roma zafer kolonlarını andıracak şekilde tasarlanan dini yapının iç kısmına görkem katan heykel ve duvar kabartmalar, Daniel Gran ile Martino Altomonte’nin imzasını taşıyor.

Sanat Tarihi Müzesi (Kunsthistorisches Museum)

Eğer dekoratif ve güzel sanatlar alanlarına ilgi duyuyorsanız, Sanat Tarihi Müzesi‘ni Viyana gezilecek yerler listenize dâhil edebilirsiniz.Kültürel tesis, İmparator I. Franz Joseph’in emri doğrultusunda 1891 yılında açılmış. Kraliyet Sarayı’nın yan tarafında yer alan müze, dünyanın en büyük Bruegel koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor.Raphael, Rubens, Rembrandt, Dürer, Velazquez gibi Avrupa sanat tarihine değerli katkılarda bulunmuş isimlerin eserlerini de inceleme fırsatına sahip olacağınız müzedeki en ayrıcalıklı koleksiyon Kunstkammer Vienna (Sanat ve Harikalar Odası) adlı bölümde sergileniyor.

Graben Caddesi ve Veba Sütunu

Kentteki en popüler alışveriş bölgelerinden biri olan Graben Caddesi, Stephansplatz ile Palais Equitable arasında uzanıyor. Aziz Stefan Katedrali’ne yakın konumdaki cadde üzerindeki yapıların büyük çoğunluğu 17. ve 18. yüzyıllarda inşa edilmiş.Araç trafiğine kapalı caddede seçkin markalara ait mağazalarda alışveriş yapabilir, restoran ve kafelerde yerel mutfağın en özel lezzetlerinin tadına bakabilir, gurme süpermarketlerde taze çiftlik ürünleri bulabilirsiniz.Caddede ilerlerken görebileceğiniz eserlerin başında ise Veba Sütunu geliyor. Eser, 1679 yılında yaşanan salgın sırasında şehri terk eden İmparator I. Leopold’un isteği ile hazırlanmış.Hükümdarın şehre geri döndüğü yıl, Johann Frühwirth ahşaptan geçici bir sütun inşa etmiş. Mermer sütunun inşa süreci ise Matthias Rauchmiller tarafından 1683’te başlatılmış. Ancak Rauchmiller’ın ölümünün ardından projeyi tamamlamak Paul Strudel’e kalmış.1693 yılında tamamlanabilen ve üzeri kutsal üçlemeyi, melekleri, imparatoru tasvir eden figürlerle bezeli eserde Tobias Kracker, Johann Bendel gibi isimlerin de imzası bulunuyor.

Albertina Müzesi

60 bin çizimden ve 1 milyonun üzerinde basılı eserden oluşan gösterişli bir koleksiyona sahip Albertina Müzesi, İmparatoriçe Maria Theresia’nın damatlarından Dük Albert’ın destekleriyle 1776 yılında kurulmuş.Hofburg Sarayı’nın bahçesinde, adını aldığı yapı içerisinde konuklarını ağırlayan müzenin hem dönüşümlü hem de kalıcı sergilerinde dünyaca ünlü birçok sanatçının çeşitli dönemlerde ürettikleri çalışmaları yakından görme ayrıcalığına sahip olabilirsiniz.Müzenin dönüşümlü sergilerinde eserlerini inceleyebileceğiniz isimlerin başında Dürer, Picasso ve Rubens geliyor. Kültürel tesiste ayrıca Schiele, Klimt, Rauschenberg gibi önemli sanatçıların da çalışmaları farklı dönemlerde sanatseverlerin beğenisine sunuluyor.

Prater & Dönme Dolap

Bünyesinde nostaljik araçlardan modern hız trenlerine kadar her yaştan bireyin ilgisini çekebilecek 250 farklı oyuncak bulunan Prater, hem huzuru hem de eğlenceyi aynı anda bulabileceğiniz oldukça özel bir yer.Tuna Nehri ile aynı adlı kanal arasında kalan adanın büyük bölümünü kaplayan ormanlık alan, uzun yıllar boyunca kraliyet ailesi tarafından av sahası olarak kullanılmış.1766 yılında İmparator II. Josef alanı halka açmış ve günümüzde faaliyette olan lunaparkın temellerini oluşturan eğlence bölümlerinin inşasını başlatmış.Fuar merkezi ile bir stadyumun da bulunduğu adadaki lunaparkın simgesi konumundaki Dönme Dolap ise İmparator I. Franz Joseph’in tahta çıkışının 50. yılı onuruna kurulmuş.Yerel dilde “Riesenrad” adıyla anılan 30 vagonlu eğlence aracının yapımını, İngiliz Mimar Walter Basset üstlenmiş. Ancak bu oyuncağın tamamına yakını II. Dünya Savaşı sırasında yanınca, 1947’de 15 vagonlu bir versiyonu hizmete alınmış.

Naschmarkt

Tarihi pazar yeri Naschmarkt, kentin merkez ilçeleri Margareten, Mariahilf ve Wieden ile İç Şehir’in arasına kuruluyor. 16. yüzyılda süt ve süt ürünlerinin satışının yapıldığı alanı kaplayan pazardaki 200’e yakın tezgâhta ağırlıklı olarak sebze, meyve, et, şarküteri ürünleri ve balık satılıyor.Yerel halkla iç içe olmaktan ve taze ürünler almaktan hoşlanan gezginlerin keyifli saatler geçirebilecekleri pazar yerinde Cumartesi günleri çevre yerleşimlerden gelen köylüler de satış yapıyor.Akşam saatlerinde ise stantlar yerini yemek tezgâhlarına bırakıyor. Bu tezgâhlarda yerel lezzetlerin yanı sıra Türk, Yunan ve Asya mutfaklarından farklı tatları deneme imkânı bulabilirsiniz. Eğer Cumartesi yolunuz buraya düşerse pazar yerinin yakınına kurulan Flohmartkt’ı da gezebilirsiniz.

Tiergarten Schönbrunn Hayvanat Bahçesi

Her yıl 2 milyondan fazla ziyaretçiyi kendisine çeken Tiergarten Schönbrunn Hayvanat Bahçesi, kraliyet misafirlerinin hoş vakit geçirmeleri amacıyla İmparator I. Franz’ın isteği doğrultusunda 1752 yılında inşa edilmiş.Alanında dünyanın en eskisi sayılan tesis, 1906 yılında insan gözetimi altında ilk kez bir Afrika filinin doğumuna sahne olarak adını tüm dünyaya duyurmuş. Benzer bir olay 2007 yılında bir kez daha yaşanmış. Bu kez aynı şartlarda bir panda yavrusu doğal yollarla dünyaya gelmiş.Vahşi yaşama ilgi duyan gezginlerin Viyana gezilecek yerler listelerine aldıkları hayvanat bahçesi günümüzde kutup ayısından Sibirya kaplanına, koaladan gergedana 700’den fazla türe ev sahipliği yapıyor.

Doğa Tarihi Müzesi (Naturhistorisches Museum)

Doğanın inanılmaz çeşitliliği hakkında bilgi sahibi olmanızı sağlayacak Doğa Tarihi Müzesi‘nin temelleri, İmparator I. Franz Stephan’ın Jean de Baillou‘ya ait koleksiyonu satın alması ile atılmış.İmparatorun ölümünü ardından eşi Maria Theresa nadir görülen fosillerden, mercanlardan ve değerli taşlardan oluşan 30 bin parçalık koleksiyonu hükumete bağışlayarak halka açık sergilenmesinin yolunu açmış. Kültürel tesisin faaliyet gösterdiği bina ise İmparator I. Franz Joseph döneminde inşa edilmiş.Müzeler Bölgesi’nde yer alan tesiste günümüzde 20 milyondan fazla objenin gösterimi yapılıyor. Bu parçalar arasından 1908’de Aşağı Avusturya’da bulunan 29.500 yaşındaki Willendorf Venüsü isimli heykele ziyaretçiler yoğun ilgi gösteriyor.Dinozor Salonu’nda tarih öncesi dev canlılara ait iskeletler sergilenirken, 1.100 adet örneğin bulunduğu Meteor Odası’nda 3 boyutlu gösterimle uzaydan gelen bir kütlenin yeryüzüne düşmesi sonucunda ortaya çıkan gücün boyutları anlatılıyor.

Kärntner Caddesi

Eski Kent sınırları içerisinde yer alan Kärntner Caddesi, tıpkı Graben gibi bünyesinde birçok alışveriş ve yeme-içme mekânının barındırıyor.Stephansplatz ile Karlsplatz arasında bağlantı sağlayan yaya yolunun geçmişi, Roma İmparatorluğu’na kadar dayanıyor. O zamanki adı Strata Carinthianorum olan cadde, günümüzdeki halini 19. yüzyılda almaya başlamış. Ancak o dönemden çok az bina, II. Dünya Savaşı’nın yıkıcı atmosferinden sağlam olarak çıkmayı başarmış.1974’te dönemin başarılı mimarları Windbrechtinger ve Holzbauer’in planlarına bağlı kalınarak yenilenen cadde üzerinde tarihi binaları, geleneksel tarzda eşyaların satıldığı dükkânlar ve uluslararası markaların bayrak gemisi konumundaki mağazaları ile yan yana görebilirsiniz.

Avusturya Parlamento Binası

Neo-Klasik mimarinin kentteki en güzel örneklerinden biri olan Avusturya Parlamento Binası, 1874-1883 yılları arasında inşa edilmiş.13.500 metrekarelik alanı kaplayan yapının tasarımını, Mimar Theophil Hansen Yunan Canlandırmacılığı’ndan esinlenerek yapmış.Resmi toplantılara ek olarak cumhurbaşkanlığı yemini ve ulusal gün konuşmaları gibi önemli organizasyonlara da ev sahipliği yapan etkileyici binanın hemen önünde Tanrıça Athena’yı tasvir eden bir çeşme bulunuyor.Parlamento binasını ücretsiz rehberli turlara katılarak detaylı bir şekilde gezme imkânına kavuşabilirsiniz. Turlar yıl boyunca düzenlense de binada gerçekleştirilen resmi aktiviteler nedeniyle kimi zaman yapılamayabiliyor.

İspanyol Binicilik Okulu

Lipizzan cinsi atlarla eğitimlerin ve gösterilerin yapıldığı İspanyol Binicilik Okulu, 1729-1735 yılları arasında inşa edilmiş. Hofburg Sarayı’nın içerisinde yer alan okul, kuruluş tarihi itibariyle dünyanın en eski ve tek kraliyet binicilik okulu olma özelliği taşıyor.Mimar Joseph Emanuel Fischer’ın Barok stilde tasarladığı binada faaliyet gösteren eğitim kurumuna, atların anavatanlarının İber Yarımadası olması nedeniyle “İspanyol” adı verilmiş.Okulda sabah saatlerinde halka açık olarak eğitim faaliyetleri sürdürülüyor. Yaz aylarında gerçekleştirilen eğitim programı ile binicilik konusundan daha fazla sayıda bireyin bilgi ve tecrübe sahibi olması amaçlanıyor.Eğer fırsatınız olursa bir akşam buraya gelip profesyonel binicilerin gösterilerini izlemenizi tavsiye ederim.

Burggarten ve Mozart Heykeli

Viyana gezilecek yerler listesinde sizlere anlatacağım son yer, güneşli günlerde çimlerine uzanıp huzurlu bir şekilde dinlenebileceğiniz Burggarten.Gezginlerin bir kısmının Albertina Müzesi’ne ulaşım için kestirme yol olarak kullandıkları yeşil alan, 1863’te genişletilmiş ve 1919 yılında halkın kullanımına açılmış.38 bin metrekarelik alanı kaplayan park; Ring Bulvarı, Neue Burg Sarayı, Kelebek Evi ve Palmiye Evi ile çevrelenmiş durumda.Tasarımında İngiliz bahçe stilinden esinlenilen parkta gezerken karşınıza çıkacak Mozart Heykeli, 1896 yılında yaratılmış. Eserin bugün bulunduğu yere yerleştirilmesi içinse savaşlar ve diğer sebeplerden dolayı 1953 yılına kadar beklenilmesi gerekmiş.

Hofburg Sarayı

Viyana gezilecek yerler listenizin ilk sırasına 13. yüzyılda bir Orta Çağ kalesi olarak inşa edilen Hofburg Sarayı’nı yazabilirsiniz.Marie Antoinette’nin doğum yeri olan saray, uzun yıllar boyunca Habsburg Hanedanı tarafından kışlık konut olarak kullanılmış. Yapı, zaman içerisinde tahta geçen hükümdarların istekleri doğrultusunda yeni bölümler eklenerek genişletilmiş.Günümüzde resmi konut ve çalışma ofisi olarak cumhurbaşkanına tahsis edilen sarayın 3 bölümü müze haline getirilerek ziyarete açılmış. Stephan dairelerinde faaliyet gösteren Sisi Müzesi, hayatı boyunca bazı davranışlarıyla yanlış anlamalara yol açan Kraliçe Elizabeth’in şahsi eşyalarına ev sahipliği yapıyor.Kraliyet Daireleri‘nde ise Habsburg Hanedanı üyeleri tarafından kullanılan mobilya ve dekoratif eşyalar sergileniyor. Saray içerisinde ziyaret edebileceğiniz son bölümde ise kültürel ve tarihi öneme sahip gümüş eşya koleksiyonunu inceleyebilirsiniz.

Schönbrunn Sarayı ve Bahçeleri

Habsburg Hanedanı döneminde yazlık konut olarak kullanılan Schönbrunn Sarayı‘nın bulunduğu alana, 17. yüzyılın sonunda İmparator I. Leopold’un emri doğrultusunda oğlu Prens Joseph için bir av köşkü inşa edilmiş.Babasının ölümünün ardından tahta geçen İmparator I. Joseph, Mimar Johann Bernhard Fischer von Erlach’ın tasarımını yaptığı köşkün eşi ile oturabileceği bir imparatorluk konutuna dönüşmesi için genişletme çalışmaları başlatmış.Sarayın iç kısmını görmek isteyen ziyaretçilere biri 22, diğeriyse 44 odayı kapsayan 2 farklı tur seçeneği sunuluyor.Saraya ilginin yüksek olmasını sağlayan bahçeleri ise 1779 yılında halkın ziyaretine açılmış. Barok stilde tasarlanan yeşil alanların oluşturulması için ilk çalışmalar, 1569 yılında İmparator II. Maximilian zamanında başlatılmış.Bahçelerin genişletilmesini ise Kraliçe Theresa sağlamış. Birçok çeşme ve heykelle süslü bahçeleri gezerken hayvanat bahçesine, Neptün Çeşmesi’ne ve labirente zaman ayırmanızı tavsiye ederim.

Aziz Stefan Katedrali (Stephansdom)

Osmanlı kuşatmaları sırasında yerel halkın sığınak olarak kullandığı Aziz Stefan Katedrali, 1147 yılında inşa edilmiş.Katedralin günümüzde Avusturya’nın en güzel Gotik yapısı olarak gösterilmesini sağlayan ayrıntılarsa 1304-1433 yılları arasındaki yenileme çalışmaları sırasında eklenmiş. Etrafı kentin önemli alışveriş caddeleri ile çevrili dini yapının içerisinde altın ve değerli taşlardan, ayin metinlerinden ve kitaplardan oluşan bir koleksiyon sergileniyor.Katedral aynı zamanda güney tarafındaki kulesi vasıtasıyla ziyaretçilerine enfes kent manzarasının tadını çıkarma fırsatı veriyor.136,44 metrelik yüksekliğe sahip kulede yer alan ve “Türk Çanı” adıyla tanınan çan ilk olarak, Osmanlı ordusunun ardında bıraktığı metaller eritilerek yapılmış. II. Dünya Savaşı sırasında 22,5 ton ağırlığındaki çan zarar görünce Sankt Florian kentinde benzer boyutlarda yeni bir tane daha yaptırılmış.

Viyana’daki Festivaller

Viyana, kültürel etkinliklerden hoşlanan gezginler için adeta bir cenneti andırıyor. Siz de bu fırsattan istifade edip gezi programınıza Viyana’da düzenlenen festivalleri dâhil ederek çok daha keyifli tatil deneyimi yaşayabilirsiniz.

-Yeni Yıl Konseri (Ocak)
-Viyana Opera Balosu (Ocak)
-Resonanzen Müzik Festivali (Ocak)
-Viyana Festivali (Mayıs-Haziran)
-Viyana Caz Festivali (Temmuz-Ağustos)
-ImPuls Tanz (Temmuz-Ağustos)
-Wiener Wiesn-Fest (Eylül-Ekim)
-The Viennale (Ekim)

Viyana’da Ne, Nerede Yenir?

Viyana mutfağında ana malzeme olarak et çeşitlerinin kullanımındaki yoğunluk göze çarpıyor. Dana etiyle yapılan şinitzel, peynir ile lezzeti artırılan Cordon Bleu ve Tafelspitz, geleneksel mutfağın en çok rağbet gören lezzetleri olarak sıralanıyor.Et tüketmekle aranız iyi değilse, Geröstete Knödel mit Ei gibi tarifleri de tercih edebilirsiniz. Yemeğe fazla zaman ayıramayacak durumdaysanız, karnınızı doyurmak için dürüm ya da Viyana sosisi içeren bosna isimli sandviçleri tüketebilirsiniz.Yerel halk ayrıca hamurlu tatlıları tüketmekten gayet hoşlanıyor. Siz de bu durumdan istifade edip tatlı krizlerinize elma ve kuru üzüm içeren apfelstrudel ile çözüm bulabilirsiniz.Sachertorte, çikolatalı tarifleri tüketmekten hoşlananlar için ayrı bir anlam ifade ediyor. Hatta 5 Aralık, tüm ülkede Ulusal Sachertorte Günü olarak anılıyor.

Geleneksel Viyana Yemekleri: Gasthaus Josefstadt, Figlmüller, Glacis Beisl
Et Yemekleri: Goulaschmuseum, Zum Alten Beisl
Tatlı: Cafe Hawelka, 1500 Foodmakers, Cafe Sacher, Cafe Prückel

Viyana’dan Ne, Mereden Alınır? Viyana Alışveriş

Viyana seyahatiniz esnasında alışveriş yapmak isterseniz, şehirdeki birçok mağazada klasik müzik temalı hediyeliklerden dekoratif amaçlı da kullanabileceğiniz mutfak eşyalarına kadar farklı seçeneklerle karşılaşabilirsiniz.Augarten porselenleri, kar küreleri ve ünlü ressam Klimpt’in eserleri ile süslenmiş objeler şehirde en çok ilgi gören hediyeliklerin başında geliyor.Gastronomiye meraklı gezginlerse bu ürünler dışında şarap, tatlı ve reçel çeşitlerine yoğunlaşmayı tercih ediyor. Viyana’da alışveriş için öncelikle Graben ve Mariahilfer caddeleri üzerinde sıralanan mağazalara yönelebilirsiniz. ,Şehirdeki en popüler alışveriş merkezi olaraksa Ringstrassen Galerien ile Lugner City öne çıkıyor. Yerel lezzetleri ve taze çiftlik ürünlerini satın almak isterseniz Brunnemarkt, Naschmarkt ve Karmelitermarkt’ı ziyaret edebilirsiniz.

Viyana’ya Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler

Viyana’da ziyaret edilmeye değer çok sayıda tarihi mekân ve müze bulunuyor.Ulaşım ihtiyacı da düşünüldüğünde bu ziyaretler için kayda değer miktarda bütçe ayırmak gerekiyor.Ancak Vienna City Card satın alırsanız, her iki konuda da oldukça rahat edebilirsiniz. Şehirdeki restoran ve kafelerde su yerine soda servis ediliyor.Böyle bir durumla karşılaşırsanız, garsondan musluk suyu isteyebilirsiniz. Türk nüfusun yoğunluğu ve İngilizce konuşabilen kişi sayısının fazla olması nedeniyle Viyana’da iletişim konusunda sıkıntı çekmezsiniz.

Viyana Gece Hayatı

Viyana ve müzik kültüründen konu açıldığında genelde çoğu kişinin aklına klasik disiplinler geliyor. Ancak şehirde, çok kültürlü yapının etkisiyle farklı müzik türlerine yönelmiş çok sayıda bar ve gece kulübü bulunuyor. Dolayısıyla her yaş grubuna yönelik eğlence olanaklarına rahat erişim imkânı, Viyana gece hayatının her daim canlı kalmasını sağlıyor.Enfes klasik müzik performanslarına şahit olmak için rotanızı Opera Binası’na çevirebilirsiniz. Theater an der Wien’de klasik müziğin büyük ustalarının besteledikleri eserleri yeniden uyarlanmış halleri ile dinleyebilirsiniz.Pratersauna ve Flex, yaz aylarında havuz başında düzenlenen konserlere ev sahipliği yapıyor. Rhiz ve B72 ise elektronik müzikten hoşlanan kişilerin şehirdeki favori mekânları olmayı sürdürüyor.

Viyana Ulaşım

Viyana’da gün içerisinde bisiklet kiralama, hop on/hop off tur otobüsü ve taksi gibi seçeneklere de yönelebilirsiniz. Gece yarısından sonra ise ulaşım ihtiyacınızı gidermek için otobüs seferlerinden yararlanabilirsiniz. Gündüz 127 farklı hatta yolcu taşıyan otobüsler, 00.30’dan 05.00’e kadar şehir merkezindeki belirli güzergâhlarda hizmet vermeye devam ediyor. Toplu taşıma bakımından Avrupa’nın en gelişmiş kentlerinden biri olan Viyana’da, metro seferlerinden yararlanarak kentin kalbindeki çoğu yere kolayca ulaşabilirsiniz. U-Bahn isimli metro ağında araçlar, 05.00-00.00 saatleri arasında 5 farklı hatta yolcu taşıyor. Şehir içerisinde daha sakin şekilde ve etrafı izleyerek seyahat etmek isterseniz, tramvayı tercih edebilirsiniz. Hatta keyifli bir tur için 10.00-17.30 saatleri arasında her 30 dakikada bir Schwedenplatz’dan hareket eden The Vienna Ring isimli tramvaya binebilirsiniz.

Viyana’da Nerede Kalınır? Otel Tavsiyeleri

Avusturya’nın başkentine yönelik konaklama bölgesi seçimi yaparken nasıl bir tatil deneyimi yaşamak istediğinizi göz önünde bulundurursanız, kolaylıkla en tatmin edici sonuçlara ulaşabilirsiniz. Lüksün ve tarihi dokunun ön plana çıktığı, gezilecek yerlere yürüme mesafesindeki bir otelde konaklamayı arzu ederseniz, araştırmanızda önceliği Innere Stadt sınırları içerisindeki seçeneklere verebilirsiniz. Viyana’nın canlı gece hayatını deneyimlemenin peşindeki gezginler için en ideal konaklama bölgesi olarak Wieden öne çıkıyor. Merkeze yakın ve uygun fiyatlı otel seçenekleri arasında seçim yapmak istediğinizde, odağınızı Landstrasse’ye çevirebilirsiniz. Benzer şekilde Neubau ve Leopoldstadt’da da ekonomik fiyatlı otellerde konaklayabilirsiniz.

Grand Hotel Wien

Şehir merkezi 700 m mesafedeMusikverein 200 m mesafede, Bu otel, standart bir dekorlu 205 oda ve özel yüzme havuzu ile metro istasyonuna yakın üstün konuma sahiptir.

Novum Hotel Kavalier

Şehir merkezi 5.9 km mesafedeBezirksmuseum Hietzing 1.0 km mesafede, Iş bölgesinde harika konuma sahip bu otelde 24 saat açık restoran ve 144 oda vardır.

Hotel De France Wien

Şehir merkezi 1.1 km mesafedeEuropean Union House 300 m mesafede, Şık mimariye sahip bir binada yer alan bu 6 katlı otel, Ringstrasse’a çok da uzak değildir.

Hotel Ambassador

Şehir merkezi 300 m mesafedeThe Imperial Crypt 100 m mesafede, Innere Stadt semtinde Albertina Müzesi yakınında bulunan bu samimi tesis, özel yüzme havuzuna sahiptir.

Senator Hotel Vienna

Şehir merkezi 3.8 km mesafedeSchneekugelmuseum 700 m mesafede, Hernals semtinde uygun konuma sahip otelde size Avusturya yemekleri ve kapalı havuz sunulur.

Hotel Bellevue Wien

Şehir merkezi 2.3 km mesafedeWien Museum Schubert’s Birthplace 400 m mesafede, 1873 yılından beri faaliyette bulunan ve uygun bir yerde işlek bir bölgede yer alan otel, özel yüzme havuzunun yanı sıra konforlu odalara sahiptir.

Hotel Bristol, A Luxury Collection Hotel, Vienna

Şehir merkezi 700 m mesafedeKursalon Wien 600 m mesafede, Karlsplatz’dan birkaç dakika uzaklıkta bulunan delüks otelde konukların hizmetine 140 oda, Avusturya yemekleri ve ortak dinlenme salonu, kütüphane, tenis kortu sunulur.

Resonanz Hotel

Şehir merkezi 1.6 km mesafedeAugarten Viyana Porseleni Magazasi 500 m mesafede, Evcil hayvan kabul eden otel, Viyana şehrinin Imperial Shop Vienna ve Pocelain Manufactory Augarten gibi görülmeye değer yerlerine gitmek için iyi bir başlangıç noktasıdır.

Hotel Stefanie

Şehir merkezi 1000 m mesafedeWebster University Vienna 300 m mesafede, Viyana şehrinin tarihi merkezindeki konumun keyfini çıkarırken misafirler Avusturya mutfağını tadabilir ve açık havuzda eğlenebilir.

Vienna Marriott Hotel

Şehir merkezi 500 m mesafedeKursalon Wien 200 m mesafede, Imparatorluk mimarisi tarzı binada yer alan otel, Viyana şehrinin mükemmel konuma sahip olup zarif odaların yanı sıra buhar banyoları, masaj sunmaktadır.

Hilton Vienna Park

Şehir merkezi 800 m mesafedeAziz Stefan Katedrali 900 m mesafede, Metro istasyonuna yakın güzel konuma sahip bu otel, 579 oda, buhar banyoları, Türk hamamı, masaj sunmaktadır.

Hilton Vienna Plaza

Şehir merkezi 1.1 km mesafedeViyana Tip Universitesi 800 m mesafede, Donau Park’a ideal bir şekilde yakın bir konumda yer alan tesiste tedavi odası, solaryum vardır.

Le Meridien Vienna

Şehir merkezi 800 m mesafedeSchillerpark 200 m mesafede, Konforlu tesis, Viyana şehrinin imparatorluk mimarisi tarzı bir binasında yer alırken ısıtmalı kapalı havuz, barbekü imkanları sunmaktadır.

Intercontinental Vienna

Şehir merkezi 800 m mesafedeKursalon Wien 200 m mesafede, Viyana şehir merkezine 10 dakikalık yürüme mesafesindeki büyüleyici otelde sağlık kulübü, solaryum, jakuzi mevcuttur.

By admin

Google Ping | Site Haritası